Dr. Doğacan Başaran yanıtladı: Suriye’yi neler bekliyor? Al Ain Türkçe Özel

Clash Report Analisti Dr. Doğacan Başaran, Suriye’de yaşanan gelişmelere yönelik değerlendirmelerinde “Ya muhalifler kapasitelerine bağlı olarak çatışmaları Şam’a kadar uzatacak ya da Esad rejimi katliamlara girişecek gücünü toplamaya çalışacak” dedi.
Suriye’de 27 Kasım tarihinde başlayan çatışmalar sürüyor. Son olarak kendilerini Suriye Milli Ordusu olarak adlandıran silahlı muhalifler, Hama şehir merkezine de girdi. Çatışmaların Şam’a kadar uzanıp uzanmayacağı, İran ve Rusya’nın tutumu merak edilen konular arasında.
Suriye’de yaşanan ve yaşanması beklenen olası gelişmeleri Clash Report Analisti Dr. Doğacan Başaran Al Ain Türkçe için değerlendirdi. Başaran sözlerine “Suriye'de askeri anlamda Esad rejiminin kağıttan kaplan olduğunu gösteren gelişmelere tanıklık etmekteyiz. Muhalifler, 27 Kasım'da başlattıkları operasyonlarla Halep ve Tel Rıfat gibi stratejik yerleri ele geçirdiler” diyerek başladı.
“İKİ SENARYO GÜNDEME GELECEK”
Bugün itibarıyla Hama şehir merkezine girildiğini ve Suriye ordusunun çekildiğini hatırlatan Başaran, “Hama’nın düşmesi 13 yıldır devam eden istikrarsızlığın sona ermesi demek değil. Burada tarihi olarak bir hatırlatma yapmak gerekir. Suriye'ye egemen olan aktörler, tarih boyunca genellikle Halep-Hama-Şam hattının kısa süre içerisinde peş peşe ele geçirmişlerdir. Suriyeli muhalifler de Şam'a yürümeye kararlı görünüyor” dedi.
Dr. Doğacan Başaran
“Bu noktada iki senaryo gündeme gelecek” diyen Başaran, “Ya muhaliflerin kapasitesine bağlı olarak çatışmalar Şam'a kadar uzanacak ya da Rusya ve İran'ın sahaya dahil olmasıyla birlikte Esad rejimi yeniden kanlı katliamlara girişerek gücünü toplamaya çalışacak. Ancak ne olursa olsun asıl ihtiyaç olan şey, Suriye'nin toprak bütünlüğü çerçevesinde istikrarı sağlayacak siyasi sürecin yürütülmesi” ifadelerini kullandı.
Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın silahlı muhaliflerin taleplerine karşılık adım atmadığını belirten Başaran, “Oysa bunun için yeteri kadar zaman da vardı uluslararası konjonktür de uygundu. Esad rejiminin diyalog ve müzakereden kaçması, muhalifleri yeniden silahlı mücadeleye itti. Gelinen aşamada muhaliflerin Humus'a yöneleceği anlaşılıyor. Bir süre sonra Şam da gündeme gelebilir” diye konuştu.
“İRAN VE RUSYA DESTEĞİ OLMADAN MUHALİFLERE ÜSTÜNLÜK KURMASI MÜMKÜN OLMUYOR”
Başaran, İran’ın Lübnan, Rusya’nın da Ukrayna gündeminden ötürü silahlı muhaliflerin hızlı ilerleme kaydettiğini belirtti. “İran ve Rusya'nın yeterli düzeyde desteği olmadığında Esad'ın muhaliflere üstünlük kurması da mümkün olmuyor” diyen Başaran şunları kaydetti:
“Siyasi çözüm açısından Rusya ve İran'ın geçmişe kıyasla kendi öncelikleri nedeniyle daha istekli olacağını öngörebiliriz. Bu noktada Tahran ve Moskova'nın Esad'a destek açıklamalarını hatırlatmak gerekir. Bu desteğin nasıl geleceği sorusunun yanıtı ise İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin Şam ve Ankara ziyaretleriyle gün yüzüne çıktı. Uzun süredir kendisine uzatılan zeytin dalını kabul etmeyen Esad, Astana statükosuna dönmek istiyor. İran ve Rusya da Astana Süreci'nin yeniden aktive edilmesine dönük bir strateji içerisinde. Diyalog ortamından makul sonuç çıkıp çıkmayacağını ise zaman gösterecek. Ancak vurgulanması gereken şey, muhaliflerin beklentilerinin arttığı ve dolayısıyla 27 Kasım öncesindeki görüşme koşullarının bugün için bire bir geçerli olmadığı.
Son olarak ifade edilmesi gereken diğer husus; Türkiye-İran-Rusya üçlüsünün garantörlüğünde yürütülecek süreçlerde belirli bir başarı elde edilse bile Suriye'de çözülmesi gereken asıl sorun terör örgütü PKK/YPG'nin varlığı. Bu meselenin halledilmediği hiçbir senaryoda tam anlamıyla çözümden bahsetmek mümkün değil”