TBMM Komisyonu Raporu Kabul Edildi! Ömer Çelik’ten “Kardeşlik siyaseti” vurgusu
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, TBMM’deki Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunun kabul edilmesine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunun kabul edilmesinin ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla sürece ilişkin mesajlarını paylaştı. Çelik, “Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge” hedefinin yalnızca güvenlik boyutuyla değil, aynı zamanda Türkiye’nin iç bütünlüğüne ve yakın coğrafyadaki kardeş halklarla birliğine zarar vermeye çalışan “tüm siyasi kötülük ajandalarına” karşı bir duruş olduğunu vurguladı
Çelik, açıklamasında “Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge” hedeflerine “sağlam ilkelerle, güçlü çalışmalarla ve stratejik sabırla” ilerlediklerini belirtti. Türkiye’yi ve bölgeyi bu hedeflere ulaştırmak için “siyasi olarak iç bütünlüğü olan ve sadece milletimize yaslanan çalışmalar” yürüttüklerini kaydeden Çelik, Cumhurbaşkanı ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu “net iradenin”, süreci baltalamaya çalışan “her türlü aşırılığı bertaraf ettiğini” ifade etti.
Açıklamasının devamında Çelik, Cumhurbaşkanı’nın talimatlarıyla bir “devlet projesi” olarak nitelendirdiği “Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge” hedefi için “tüm devlet kurumlarının güçlü bir koordinasyon içinde çalıştığını” belirtti. Çelik’in ifadelerine göre, Cumhuriyet, demokrasi, hukuk devleti ve güvenlik açısından “terörsüz bir gelecek”, “herkesin kazandığı bir tablo” ortaya çıkaracak.

Meclis’in “İnisiyatif” Vurgusu
Çelik, bu süreçte Yüce Meclis’in millet adına “değerli bir inisiyatif aldığını” belirterek, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun “Terörsüz Türkiye” hedefi için Meclis boyutunu “güçlü bir şekilde hayata geçirdiğini” dile getirdi. Komisyonun çalışmalarını değerlendirirken, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ile “farklı partilerden sorumluluk bilinciyle hareket eden milletvekillerinin” katkılarına dikkat çekti ve bu çalışmaların “kıymetli” olduğunu ifade etti.
“Kötülük Şebekeleri” ve “Vekalet Unsurları” İfadeleri
Çelik, etraftaki gelişmelerin “kötülük şebekelerinin en büyük aracının terör olduğunu” daha net biçimde gösterdiğini belirtti. Bu yapıların “kendilerini görünmez kılarak” ve “vekalet unsurları yoluyla” Türkiye’ye ve yakın coğrafyadaki kardeş halklara zarar vermeye çalıştığını söyleyen Çelik, “Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge” hedefinin, bu tür siyasi ajandalara karşı da bir duruş olduğunu yeniden vurguladı.
“Her Bir Kardeşimizin Geleceği İçindir”
Çelik’in açıklamasında öne çıkan bir diğer vurgu, hedefin kapsamına ilişkin oldu. “Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge” hedefinin, “milletimizin her bir ferdi” ve “komşu ülkelerin halkı olan her bir kardeşimizin geleceği” için olduğunu ifade eden Çelik, sürecin yalnızca Türkiye’yi değil, yakın coğrafyadaki halklarla kurulan bağı da güçlendirme iddiası taşıdığını kaydetti.
“Kardeşlik Siyaseti” İle “Yepyeni Siyasi Perspektifler”
Çelik, “yüzyıllardan süzülen ve sadece milletimize yaslanan siyasi akıl” ile ülkeyi ve bölgeyi terörden arındıracak iradeyi daha da güçlendireceklerini belirtti. Medeni hayatın kazanımlarının “dünya çapında hedef alındığını”, demokratik değerlerin ve ahlaki ilkelerin “yozlaşmış çıkar şebekeleri” tarafından “en ağır saldırılara uğradığını” söyledi. Bu tablo karşısında “gerçek bir medeni değerler savunusunun” daha güçlü yapılması gerektiğini ifade eden Çelik, Cumhurbaşkanı ve Türkiye’nin bunun öncüsü olduğunu dile getirerek, yakın coğrafyadaki halklarla “kardeşlik siyaseti” temelinde yepyeni siyasi perspektifler oluşturacaklarını söyledi. Çelik, “barbarlığın her türlü saldırısı karşısında, gerçek medeni değerleri savunacağız” ifadesini de paylaştı.