5 Günlük bebeği darp eden hemşirenin şoke eden savunması "Refleks"
Kahramanmaraş’ta Deniz Esin Bozoklar’ın henüz 5 günlükken yenidoğan servisinde darbedilip bedensel ve zihinsel engelli kaldığı iddiasıyla yargılanan hemşire Hazel Dırık Bağrıyanık, “Çok pişmanım, bir anlık refleksle oldu” diyerek tahliye talep etti.
Kahramanmaraş’ta, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde 2021 yılında dünyaya gelen Sema-Abdullah Bozoklar çiftinin kızı Deniz Esin Bozoklar’ın, yenidoğan servisinde henüz 5 günlükken darbedilerek engelli kalmasına neden olunduğu iddiasına ilişkin davada yargılama devam etti. Olayın ardından bedensel ve zihinsel engelli kaldığı öne sürülen Deniz Esin’in dosyasında, hemşire Hazel Dırık Bağrıyanık hakkında yürüyen süreçte kritik bir aşamaya gelindi ve mahkeme dosyasına ATK raporu girdi.
Kahramanmaraş 10’uncu Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada taraf avukatları salonda yer aldı. Tutuklu sanık hemşire Hazel Dırık Bağrıyanık ise cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katıldı. Duruşmada mahkeme hakimi, Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından hazırlanan raporun dosyaya eklendiğini belirterek raporun mahkeme kayıtlarına girdiğini açıkladı. Bu gelişmeyle birlikte, dosyadaki teknik tıbbi değerlendirmelerin yargılamanın seyrine etkisi de yeniden gündeme geldi.
Dosyaya giren ve ATK 7’inci İhtisas Kurulu tarafından hazırlandığı belirtilen 34 sayfalık raporun sonuç bölümünde; dosyada bulunan yenidoğan yoğun bakım ünitesine ait kamera görüntülerinin kurulda izlendiği kaydedildi. Raporda, bebeğin yoğun bakım takiplerinde 26 Mayıs 2021 tarihli bakım sürecinde hemşire Hazel Dırık Bağrıyanık tarafından sol uyluk bölgesine yapılan şiddet içerikli eylem sonucu sol femurda kırık meydana geldiği ifade edildi. Aynı raporda, ilgili hemşire tarafından bebeğin birçok kez şiddetli olarak sarsıldığı, ayrıca kafa ve yüz bölgesine tekrarlayan şiddetli künt travmatik eylemler bulunduğu değerlendirmesine yer verildi.
ATK raporunda, bebekte kranial kemik kırığı, kafa içi kanama veya diffüz aksonal hasara yönelik bir bulgu ile ileri tetkik bulunmadığı belirtilmekle birlikte; ilgili hemşire tarafından gerçekleştirildiği öne sürülen künt kafa travması ve sarsma eylemlerine bağlı nöronal hasar meydana gelebileceği vurgulandı. Raporda, olayda bebeğin kendisinde mevcut olduğu ifade edilen prematüritenin Serebral Palsi’ye zemin hazırlayabileceği ancak ilgili hemşire tarafından gerçekleştirilen künt travmatik eylemlerin nörolojik hasara yol açarak Serebral Palsi’yi şiddetlendirdiğinin düşünüldüğü kaydedildi.
“Tıbben Ayrım Yapılamadı”
Raporda ayrıca, olay tarihli beyin MR tetkiki bulunmadığı için ilgili hemşire tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen şiddet eylemlerinin bebekteki serebral palsiye ne derecede etkisinin olduğunun tıbben ayrımının yapılamadığı ifade edildi. Tüm bulgular birlikte değerlendirildiğinde; hemşire Hazel Dırık Bağrıyanık’ın yenidoğan yoğun bakım ünitesindeki eylemlerinin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olmadığı görüşüne yer verildi. Raporda, bebekte meydana gelen yaralanmaların TCK 87 kapsamında değerlendirilmesi için dosyanın 2’nci Adli Tıp İhtisas Kurulu’na gönderildiği de belirtildi.
Sanık Bağrıyanık: “Çok Pişmanım, Asla Zarar Vermek İstemem”
Duruşmada savunma yapan hemşire Hazel Dırık Bağrıyanık, pişman olduğunu ifade ederek, hastaya hiçbir şekilde zarar verme amacı taşımadığını söyledi. Bağrıyanık, bebeği teslim ettikten 5 gün sonra kırığın tespit edildiğini ileri sürerek, kendisinden bebeği teslim alan hemşire ve sonraki muayenelerde kırığa ilişkin herhangi bir tespit yapılmadığını öne sürdü. Savunmasında, “Bir anlık refleksle mağdura vurdum” diyen Bağrıyanık, “Benim de bir bebeğim var” sözleriyle tutuksuz yargılanma talebini yineledi ve tahliye istedi.
Sanığın avukatı, Hazel Dırık Bağrıyanık’ın tahliye edilerek adli kontrol hükümlerinin uygulanmasını talep etti. Dosya içeriğinin basına yanlış yansıdığı iddiasını dile getiren avukat, duruşmaların basına kapalı yapılmasını da istedi. Ailenin avukatı ise Serebral Palsi’nin doğum öncesi, doğum sırası ve sonrasında meydana gelebileceğinin bilindiğini, ancak ATK’nın “adeta ortaya karışık” bir rapor hazırlayarak bunu netleştiremediğini öne sürüp raporu kabul etmediklerini belirtti. Aile adına ayrıca, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesi talebi dile getirildi.
Cumhuriyet savcısı da mütalaasında sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi. Mütalaa sonrası yeniden söz alan hemşire Hazel Dırık Bağrıyanık, ağlayarak “Çok pişmanım, bir anlık refleksle oldu. Asla zarar vermek istemedim” ifadelerini kullandı; çocukları olduğunu, onlara bakması gerektiğini söyleyerek tekrar tahliye talep etti. Mahkeme, Hazel Dırık Bağrıyanık’ın tutukluluk halinin devamına, davanın basına kapalı yapılması talebinin reddine karar verdi ve duruşmayı 1 Nisan tarihine erteledi.