Savaşın maliyeti Netanyahu'nun hedeflerini zorluyor
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, ülkesinin yürüttüğü ardı ardına savaşlar nedeniyle dile getirdiği "İsrail'in Süper Sparta'ya dönüşmesi" hedefi, artan savaş maliyetleri ve ekonomik baskılar nedeniyle ciddi zorluklarla karşı karşıya bulunuyor.
Netanyahu, geçtiğimiz eylül ayında yaptığı açıklamada, İsrail'in savaş odaklı yapısıyla bilinen antik Yunan şehir devleti Sparta'yı örnek alarak "Süper Sparta" haline gelmekten başka seçeneği olmadığını söylemişti.
Başbakan, mayıs ayı başında da ülkenin "ezici hava üstünlüğünü" koruyabilmesi için önümüzdeki on yıl içinde yerli savunma sanayisine 350 milyar şekel (yaklaşık 110 milyar dolar) yatırım yapmayı planladığını açıklamıştı.
Bu yaklaşım, İsrail'in Hizbullah'a karşı Lübnan'da yürüttüğü askeri operasyonlar ve İran ile savaşın nasıl sonlandırılacağı konusunda ABD Başkanı Donald Trump ile yaşadığı görüş ayrılıklarının da kamuoyuna yansıdığı bir dönemde gündeme geldi.
Netanyahu, İsrail'in ABD'den aldığı büyük askeri yardımlara bağımlılığını azaltarak savunma alanında daha fazla kendi kendine yeterli hale gelmesi gerektiğini savunuyor.
"Süper Sparta"nın Faturası
Ancak bu hedef, son yıllarda yürütülen savaşların yol açtığı ağır ekonomik ve sosyal maliyetlerle karşı karşıya.
İsrail Merkez Bankası Başkanı Amir Yaron'a göre, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te Gazze Şeridi'nden düzenlediği saldırının ardından başlayan savaşın maliyeti, geçen nisan ayı sonuna kadar yaklaşık 405 milyar şekele (138 milyar dolar) ulaştı.
Yaron, Tel Aviv yakınlarındaki Herzliya kentinde düzenlenen bir ekonomi forumunda yaptığı konuşmada, "Bu devasa bir rakam. Gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 17'sinden fazlasına denk geliyor" dedi.
İsrail Maliye Bakanlığı'nın ilk tahminlerine göre, 28 Şubat'ta başlayan İran savaşı da ateşkesin ilan edildiği 8 Nisan'a kadar devlete yaklaşık 35 milyar şekel (12 milyar dolar) ek maliyet yükledi.
Mart ayı sonunda kabul edilen 2026 bütçesinin ardından hükümet, Savunma Bakanlığı bütçesinin 7 Ekim 2023'ten bu yana iki kattan fazla arttığını açıkladı.
Savaş harcamalarını karşılamak amacıyla İsrail, 2024 ve 2025 yıllarında uluslararası piyasalardan büyük miktarlarda borçlandı. Böylece kamu borcunun milli gelire oranı savaş öncesindeki yüzde 60 seviyesinden yüzde 69'un üzerine çıktı.
Ayrıca vergi oranları ve sosyal kesintiler de artırıldı.
Güvenlik mi, Yaşam Standardı mı?
Kudüs Üniversitesi Ekonomi Profesörü Esteban Klor, İsraillilerin savaşın bedelini iki kez ödediğini belirtiyor.
Klor'a göre ilk bedel, devletin sosyal harcamaları azaltması ve kamu hizmetlerine yönelik yatırımları kısmasıyla ortaya çıkıyor.
"Bundan eğitim zarar görecek. Altyapının kalitesi ve sağlık sisteminin performansı da düşecek" diyen Klor, savaşın uzun vadeli etkilerine dikkat çekti.
İkinci maliyet ise Hamas saldırısından bu yana on binlerce yedek askerin sürekli olarak göreve çağrılmasıyla bağlantılı.
Klor, "İşgücümüzün önemli bir kısmı işyerlerinde değil orduda görev yapıyor. Bu durum üretimi doğrudan etkiliyor" ifadelerini kullandı.
Merkez çizgide yer alan İsrail Demokrasi Enstitüsü tarafından yapılan bir kamuoyu araştırmasına göre, katılımcıların yüzde 31'i 7 Ekim 2023'ten bu yana gelirlerinde veya maaşlarında düşüş yaşadığını belirtti.
Araştırmaya göre serbest çalışanlar ve düşük gelirli kesimler bu süreçten en fazla etkilenen gruplar oldu.
Buna rağmen İsrail ekonomisi savaşın ilk şokunu görece hızlı atlattı.
Ülkenin gayrisafi yurt içi hasılası 2024 yılında yeniden 2022 seviyelerine ulaştı ve yüksek teknoloji ile savunma sanayilerinin desteğiyle büyümeye devam etti.
Ancak Herzliya'daki ekonomi forumunda konuşan Bütçe Dairesi Başkan Yardımcısı Tamar Levy Bona, "şok ekonomisi" olarak tanımladığı bir olguya dikkat çekti.
Levy Bona, 7 Ekim saldırısının yarattığı travma ve ordunun yaşadığı başarısızlık algısının, güvenlik bütçesinin sürekli artırılması yönündeki talepleri güçlendirdiğini söyledi.
"İsrail'in güvenlik sistemi, ihtiyaçlarını yaşam standardına zarar vermeden karşılamayı öğrenmeli ve sorumluluğun bir kısmını üstlenmeli" dedi.
Ezici Üstünlük Hedefi ve Artan Maliyetler
Netanyahu ise askeri kapasitenin ve yerli savunma sanayisinin güçlendirilmesinin, önümüzdeki dönemde İsrail'in güvenliğinin temel garantisi olmaya devam edeceğini savunuyor.
Bu nedenle önümüzdeki on yılda savunma sanayisine 350 milyar şekellik yatırım yapılmasını öngören planını sürdürmekte kararlı.
Ancak Esteban Klor, savunma harcamalarının milli gelirin yüzde 10'unu aşabileceği uyarısında bulunarak, daha "gerçekçi" seviyelere dönülmesi gerektiğini ifade etti.
İsrail, gelişmiş ülkeler arasında sosyal eşitsizliklerin belirgin olduğu ülkelerden biri olarak kabul ediliyor. Savaşın etkileri bu eşitsizlikleri daha da derinleştirdi.
İsrail Ulusal Sigorta Kurumu'nun son verilerine göre, yoksulluk sınırının altında yaşayan çocukların oranı 2023 ile 2024 yılları arasında yüzde 27,6'dan yüzde 28'e yükseldi.