BM Güvenlik Konseyi’nden İran’a sert uyarı: Hürmüz Boğazı derhal açılmalı
Hürmüz Boğazı krizi Birleşmiş Milletler’de gündemin merkezine oturdu. Güvenlik Konseyi, İran’a yönelik sert uyarılarda bulunarak deniz trafiğinin engellenmesinin küresel ekonomi için ciddi tehdit oluşturduğunu vurguladı.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmeler üzerine düzenlenen genişletilmiş oturumda İran’a yönelik sert mesajlar verdi. “Uluslararası barış ve güvenliğin korunması” başlığı altında gerçekleştirilen toplantıda, deniz yollarının güvenliği ve seyrüsefer özgürlüğü ele alındı.
Yaklaşık 80 delegenin katıldığı oturumda, boğazın kapatılmasının uluslararası hukuk ihlali olduğu ve küresel ekonomik istikrarı doğrudan tehdit ettiği yönünde güçlü bir görüş birliği oluştu.
Uluslararası çağrı: Boğaz derhal açılmalı
Toplantı öncesinde Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdüllatif bin Raşid El Zayani, çok sayıda ülke adına yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nın derhal ve koşulsuz şekilde açılması çağrısında bulundu.
Açıklamada, seyrüsefer özgürlüğünün uluslararası güvenliğin temel unsurlarından biri olduğu vurgulanarak, gemi geçişlerine yönelik kısıtlama veya ücret uygulamalarının uluslararası hukukun açık ihlali olduğu belirtildi.
Guterres’ten net mesaj: “Boğazları açın”
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Konsey’de yaptığı konuşmada küresel deniz yollarının artan baskı altında olduğunu ifade etti.
Guterres şu ifadeleri kullandı:
“Boğazları açın. Gemilerin geçişine izin verin; geçiş ücreti almadan, ayrımcılık yapmadan. Ticaretin yeniden başlamasına izin verin. Küresel ekonominin nefes almasına izin verin.”
Guterres ayrıca, deniz yollarındaki aksaklıkların enerji güvenliği, gıda arzı ve küresel ticaret üzerinde ciddi etkiler yarattığını belirtti.
Küresel ekonomi için kritik geçiş noktası
Hürmüz Boğazı’nın dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık beşte birine ev sahipliği yaptığına dikkat çekildi. Ayrıca gübre ticaretinin yaklaşık üçte birinin de bu hat üzerinden gerçekleştiği belirtildi.
BM verilerine göre, boğazdaki aksaklıklar enerji piyasalarında dalgalanmalara, ulaşım ve sigorta maliyetlerinde artışa ve tedarik zincirlerinde ciddi kesintilere yol açıyor.
İnsani boyut: Binlerce denizci mahsur kaldı
Guterres, krizin insani etkilerine de dikkat çekerek 20 binden fazla denizcinin denizde mahsur kaldığını, 2 binden fazla ticari geminin ise alıkonulduğunu açıkladı.
Bu kişilerin sivil çalışanlar olduğunu vurgulayan Guterres, uluslararası hukuka uygun şekilde korunmaları gerektiğini ifade etti.
“Hiçbir ülke boğazları kapatamaz”
Uluslararası Denizcilik Örgütü Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, uluslararası hukukun hiçbir ülkeye deniz boğazlarını kapatma yetkisi vermediğini belirtti.
Dominguez, uluslararası boğazlarda geçişlerin ücretlendirilmesinin veya kısıtlanmasının hukuka aykırı olduğunu vurguladı.
ABD’den koalisyon çağrısı
ABD’nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, Hürmüz Boğazı’nın herhangi bir ülkenin kontrolünde bir araç olmadığını belirtti.
Waltz, İran’ı Güvenlik Konseyi kararlarına aykırı hareket etmekle suçlayarak deniz trafiğine yönelik saldırıların durdurulması çağrısında bulundu. Ayrıca deniz güvenliğini sağlamak amacıyla uluslararası bir koalisyon kurulması gerektiğini ifade etti.
Avrupa’dan net tutum
Fransa Avrupa ve Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot, boğazların “dünyanın atardamarları” olduğunu belirterek hiçbir ülkenin bu geçişleri engelleyemeyeceğini söyledi.
İngiltere’den yapılan açıklamada ise Hürmüz Boğazı’nın “eksiksiz ve koşulsuz” şekilde yeniden açılması gerektiği vurgulandı.
Gelişmekte olan ülkeler için risk artıyor
Pakistan’ın BM Büyükelçisi Asim İftikhar Ahmed, krizin özellikle gelişmekte olan ülkeleri doğrudan etkilediğini belirtti. Gıda tedariki ve ekonomik büyüme üzerinde ciddi riskler oluştuğunu ifade eden Ahmed, gerilimin azaltılması için diplomatik çabaların sürdüğünü söyledi.
Küresel deniz güvenliği vurgusu
Uzmanlar, küresel ticaretin yüzde 80’inden fazlasının deniz yoluyla yapıldığına dikkat çekerek, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin dünya genelinde ekonomik etkiler yaratabileceğini belirtti.
Toplantıda, deniz güvenliğinin korunmasının uluslararası toplum için ortak ve acil bir sorumluluk olduğu vurgulandı.