BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Fransa'daki G7 Zirvesi'nde
Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un davetiyle küresel krizlerin ele alınacağı 52. G7 Zirvesi'ne katılım sağladi.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan, dünyanın en büyük sanayi ekonomilerini bir araya getiren 52. G7 Zirvesi için Fransa'nın Evian kentinde bulunuyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un özel daveti üzerine gerçekleşen bu katılım, 15-17 Haziran 2026 tarihleri arasındaki zirve programını kapsıyor.
BAE'nin Küresel Diplomasideki Rolü ve G7 Daveti
BAE'nin G7 grubunun çalışmalarına davet edilmesi, ülkenin uluslararası iş birliğini güçlendirme ve küresel zorluklarla mücadeledeki rolüne yönelik uluslararası takdiri yansıtıyor. Zirve, BAE'nin Ukrayna'dan İran'a kadar uzanan çeşitli krizlerin diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesini destekleyen girişimlerinin öne çıktığı bir dönemde düzenleniyor.
Fransa'nın dönem başkanlığında Evian kentinde gerçekleştirilen zirveye, G7 üyeleri olan Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Almanya, Birleşik Krallık, Fransa, İtalya ve Japonya liderleri katılıyor. Fransa'nın özel davetiyle BAE'nin yanı sıra Mısır ve Katar liderleri de zirvede yer alıyor.
ABD ve İran Arasındaki Savaşın Sona Ermesi
52. G7 Zirvesi, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında 28 Şubat'ta başlayan ve küresel ekonomiyi doğrudan etkileyen savaşı sonlandıran barış anlaşmasının duyurulmasından saatler sonra gerçekleştiriliyor. İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasıyla Arap Körfezi'nde tırmanan gerilimin ardından sağlanan bu anlaşmada BAE'nin yürüttüğü diplomasi önemli bir rol oynadı.
Savaşın başlamasından önce, 26 Ocak'ta BAE Dışişleri Bakanlığı net bir açıklama yaparak, ülke hava sahasının, topraklarının veya sularının İran'a karşı herhangi bir düşmanca askeri eylemde kullanılmasına izin verilmeyeceğini ve lojistik destek sağlanmayacağını duyurmuştu. BAE, krizin başından itibaren İran ve ABD arasında müzakere seçeneğini destekledi.
28 Şubat'ta başlayan ve 40 gün boyunca aralıksız devam eden İran saldırılarına BAE, Körfez ülkeleri, Irak ve Ürdün de maruz kaldı. Amerikan-İsrail cephesinin yürüttüğü savaşa taraf olmamalarına rağmen hedef alınan Körfez ülkeleri, bu süreçte kendi topraklarına yönelik saldırıları püskürterek egemenliklerini korumayı başardı.
Taraflar arasında 8 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkesin ardından bazı ülkelerde aralıklı saldırılar yeniden yaşandı. BAE, İran'ın Körfez ülkelerini savaşa dahil etme çabalarına rağmen diplomatik çözüm arayışından vazgeçmedi.
Kriz Sürecinde Diplomatik Çözüm Vurgusu
BAE Cumhurbaşkanı'nın diplomatik danışmanı Dr. Anwar bin Mohammed Gargash, krizin çözümü için "siyasi bir çözümün ve müzakere yolunun önemini" defalarca dile getirdi.
Gargash ayrıca, BAE'nin "egemenliğini güç, etkinlik ve kararlılıkla koruyacağını, ancak önceliğinin ve kesin inancının, barış, istikrar ve refaha ulaşmanın yolu olduğuna inandığı siyasi çözümlerden yana olmaya devam edeceği"ni vurguladı.
ABD ile İran arasındaki müzakerelerin başarısız olma tehlikesi taşıdığı bir dönemde, BAE liderliğinin girişimleri çatışmanın büyümesini engelledi. ABD Başkanı Donald Trump, 18 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, 19 Mayıs için planlanan İran saldırısının BAE Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan ve bölgedeki diğer liderlerin talebi üzerine ertelendiğini duyurdu.
Trump, 11 Haziran'da anlaşmaya varılmak üzere olduğunu açıklarken, BAE'nin anlaşma şartlarını kabul eden ilk ülkeler arasında yer aldığını da teyit etti.
BAE Dışişleri Bakanlığı'ndan Anlaşmaya Destek
ABD ve İran arasında mutabakat zaptı konusunda varılan anlaşmanın ardından BAE Dışişleri Bakanlığı Pazartesi günü bir açıklama yayımladı. Açıklamada, bölgede güvenlik ve istikrarı artırmak için diyaloğa, diplomasiye ve uluslararası hukuka uyulmasına öncelik verilmesinin önemi vurgulandı.
Bakanlık, anlaşma şartlarına tam uyulmasıyla bölgedeki düşmanlıkların derhal ve kapsamlı bir şekilde sona erdirileceğini, devletlerin egemenliğine ve iyi komşuluk ilkelerine saygı gösterileceğini belirtti.
Ayrıca, deniz yollarının ve uluslararası seyrüsefer özgürlüğünün korunmasının, özellikle Hürmüz Boğazı'nda trafiğin sorunsuz akışının sağlanmasının bölgesel ve küresel ekonomik refah için kritik olduğu ifade edildi.
BAE Dışişleri Bakanlığı, anlaşmaya ulaşılmasında Trump önderliğindeki diplomatik çabaları ve katkı sağlayan ülkeleri överken, sürdürülebilir sonuçlar için müzakerelere devam edilmesinin gerekliliğine dikkat çekti.
Ukrayna Krizinde BAE'nin Arabuluculuk Çabaları
G7 zirvesinin bir diğer önemli gündem maddesini Ukrayna'daki savaş oluşturuyor. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodymyr Zelensky'nin Salı günü ABD Başkanı ve G7 liderleriyle bir çalışma toplantısına katılması planlanıyor.
Zirve, BAE'nin Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan'ın rehberliğinde Ukrayna krizini sona erdirme çabalarını sürdürdüğü bir sürece denk geliyor. BAE'nin arabuluculuğunda bugüne kadar iki taraf arasında 24 esir değişimi görüşmesi başarıyla tamamlandı. Bu değişimlerin 7'si bu yıl içinde gerçekleşirken, en son takas 5 Haziran'da yapıldı.
İran savaşı, Washington öncülüğünde Kiev ve Moskova arasında yürütülen üçlü görüşmeleri sekteye uğratmış olsa da, BAE'nin arabuluculuk faaliyetleri krizin çözümüne yönelik güçlü bir adım olmaya devam ediyor. BAE, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa'daki en büyük çatışmayı sona erdirmek amacıyla ABD ile iş birliği çabalarını sürdürüyor.
Uluslararası İş Birliği ve Çok Taraflı Diplomasi
BAE'nin G7 Zirvesi'ne katılımı ve büyük dünya güçleriyle yapması beklenen ikili görüşmeler, ülkenin barışın yayılmasındaki rolünü ve uluslararası krizlerin çözümünde diplomasiye öncelik veren stratejisini pekiştiriyor.
Bu katılım, BAE'nin çok taraflı iş birliğine olan bağlılığını gösterirken, uluslararası toplumun ülkenin vizyonuna ve politikalarına duyduğu güveni de teyit ediyor.