Yemenli uzmanlar ve siyasetçilerden Müslüman Kardeşler'in terör listesine alınması çağrısı
Yemen'deki siyasetçiler ve uzmanlar, ülkedeki çatışmaları körüklediği gerekçesiyle Müslüman Kardeşler'in Yemen kolu İslah Partisi'nin terör örgütü olarak sınıflandırılmasını talep ediyor.
Yemen'deki siyasetçiler, aktivistler ve uzmanlar, bölgesel düzeyde yürütülen Müslüman Kardeşler ile mücadele sürecine Yemen'in de dahil edilmesini istiyor. Ortadoğu'daki birçok ülkenin ve Amerika Birleşik Devletleri'nin grubun Mısır, Ürdün ve Lübnan'daki şubelerini terör örgütü olarak listelemesinin ardından, Yemen'de de benzer bir adımın atılması yönündeki çağrılar devam ediyor.
İslah Partisi'ne yönelik insan hakları ihlali suçlamaları
Yemen'de Müslüman Kardeşler, İslah Partisi tarafından temsil ediliyor. Grubun muhalifleri, partiyi ülkede siyasi ve askeri çatışmaları körüklemekle ve kamu güvenliğini bozan terör örgütleri yetiştirmekle suçluyor. Uzmanlar, Müslüman Kardeşler'in terör örgütü olarak sınıflandırılması gerekliliğini grubun Yemen'deki kanlı siciline dayandırıyor.
Yemenliler, örgütün inkar etme veya örtbas etme girişimlerine rağmen, İslah Partisi üyelerinin kontrol ettiği illerde insan hakları ihlalleri yaşandığını belirtiyor. Gözlemcilere göre, vatandaşların ve politikacıların kişisel ve kolektif deneyimleriyle desteklenen kanıtlar, İslah Partisi'nin terör örgütü olarak sınıflandırılmasını Yemen ve bölge istikrarı için gerekli bir adım haline getiriyor.
"Yaşadığımız gerçeğin geç kalmış bir tanımı"
Jehood Çalışmaları Merkezi Başkanı, Yemenli siyasi analist ve araştırmacı Abdul Sattar Al-Shamiri, Amerika'nın İslah Partisi'ni terör örgütü olarak sınıflandırması ihtimalini, "yaşadığımız ve inkar edemeyeceğimiz bir gerçeğin geç kalmış bir tanımıdır." sözleriyle değerlendiriyor.
El-Ain Haber Ajansı'na konuşan El-Şumiri, "İslah Partisi Yemenlilerin kanından masum değildir ve tüm siyasi pozisyonlar bir ittifak oyunu veya bir parti tarafından dayatılma sonucu oluşmaz; ancak bu pozisyonların bazıları, acı dolu ve unutulmaz sahnelerle dolu bir hafızadan ve Islah Kardeşlik Partisi'nin uygulamaları nedeniyle iyileşmeyen yaralardan kaynaklanmaktadır" ifadelerini kullandı.
Taiz şehrindeki uygulamalar ve Husilerle benzerlik vurgusu
Araştırmacı Al-Shumairi, grupla yaşadığı kişisel deneyimin entelektüel bir anlaşmazlık değil, grubun tarihi boyunca kurduğu ve 2015'ten sonra şiddetlenen baskıyla doğrudan bir yüzleşme olduğunu belirtiyor. Al-Shumairi, bu durumu şu sözlerle aktarıyor: “Şahsen ben Islah Partisi'nin terörizminin hem görgü tanığı hem de kurbanlarından biriyim. Bu, özgürlüğüm ve güvenliğimle ödediğim, başkalarının ise can ve kanlarıyla ödediği acı bir deneyimdi. Ancak benim hikayem, Taiz şehrinde belgelediğim olaylar kadar önemli değil; orada öldürme bir istisna değil, grubun bir uygulaması ve davranışıydı.”
İslah Partisi'nin Husilerle mücadele sloganları atıp ardından aynı baskıcı davranışları sergilediğini savunan Al-Shumairi, bu durumu bir çelişki olarak nitelendiriyor. Al-Shumairi, “Yemen'deki Müslüman Kardeşler ve Husilerin projeleri, aynı kurban için savaşan iki özdeş versiyondur. Ayrıca, Müslüman Kardeşler, Husiler ve El-Kaide'nin suçları aynı düşünce okulundan kaynaklanmaktadır. Husilerin suçlarını reddeden ve Müslüman Kardeşler'in suçları hakkında sessiz kalan herkes adaletsizliği yeniden üretmektedir, çünkü adalet bölünmezdir.” değerlendirmesinde bulundu.
Güney vilayetlerindeki terör operasyonları iddiası
Yemenli gazeteci Alaa Hanash ise, Müslüman Kardeşler'in terör örgütü olarak sınıflandırılmasına yönelik uluslararası eğilimlerin, İslah Partisi'nin özellikle güney vilayetlerinde terör operasyonlarını finanse eden ve yürüten taraf olduğu yönündeki söylemleri doğruladığını ifade ediyor.
Al-Ain News'e verdiği röportajda Hanash, bu sınıflandırma eğiliminin dünyanın Yemen'deki terörizm uygulamaları konusunda ulaştığı kanaatin boyutunu gösterdiğini belirtiyor. Hanash, Yemen'in ve bölgenin istikrarının, Müslüman Kardeşler'in Husi milislerine benzer şekilde terör örgütü olarak sınıflandırılmasıyla başladığını vurgulayarak, bu uluslararası eğilimin mevcut durumdan kaynaklanabilecek müdahalelerden etkilenmemesini umduğunu dile getirdi.