Toros: Kuraklık değil suyu verimli kullanmama sorunu var / Al Ain Türkçe Özel

Türkiye’de bu yaz birçok bölgede ürünler tarlada yandı. İTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Toros, Al Ain Türkçe’ye konuştu, yaşananların kuraklıktan değil suyu verimli kullanamamaktan kaynaklandığını söyledi. Önerilerini sıraladı.
TÜRKİYE TÜM KURAKLIK TÜRLERİNİ AYNI ANDA YAŞIYOR
Türkiye bu yıl oldukça kurak bir yıl geçiriyor. Prof. Dr. Hüseyin Toros’a göre literatürde tanımı yapılan tüm kuraklık türleri aynı anda yaşanıyor. O kuraklık türlerini ve Türkiye’de bu yıl yaşanan durumu Toros şöyle anlatıyor:
“Meteorolojik değişkenler yapısı gereği zaman ve mekan içinde fırklılık gösteriyor. Geçmiş yıllara baktığımız zaman değişik değişik durumlar görebiliriz. Kimi yıl yağış az olmuştur, kimi yıl fazla olmuştur. Ama son yıllarda sıcaklıkta ciddi bir artışın olduğunu görüyoruz.
Üç çeşit kuraklık var. Meteorolojik kuraklık yağması gereken mevsimde yağışın yağmamasına diyoruz. İkincisi bir bölgede tarım var ve orada ekilen bitkinin ihtiyacı doğal yoldan karşılanmamışsa tarımsal kuraklık diyoruz. Bir de hidrolojik kuraklık var. Su kaynaklarımızdaki suyu belli yerlerde biriktiriyoruz. Göletler barajlar vs. buna dahil. Bu biriktirme kaynaklarına yeterli su gelmiyorsa hidrolojik kuraklık diyoruz.
Bu yıl mayıs ve haziran ayları çok sıcak ve kurak geçti. Tahıl üretiminde bu aylar ürünün başağa dönüştüğü dönem. Bu aylar kurak geçtiği için ister istemez tahıl üretimi etkilendi.
Haziran ayında Türkiye ortalama yağışın 3’te birini aldı. Son 23 yılın en düşük haziran ayı yağışı gerçekleşti. Dolayısıyla az önce saydığımız meteorolojik kuraklığı da tarımsal kuraklığı da hidrolojik kuraklığı da bu yıl yaşıyoruz. Tüm bunlara sosyolojik kuraklığı da katabiliriz. Zira kuraklık halkı etkiler boyuttaysa sosyolojik kuraklık oluyor bunu da yaşıyoruz.”
KURAKLIĞA KARŞI ATILABİLECEK ADIMLAR NELER, BU ADIMLAR MALİYETLİ Mİ?
Prof. Dr. Hüseyin Toros’a göre kuraklığa karşı atılabilecek maliyetsiz bir çok adım var. Bu adımların başında etkili bir planlana geliyor. Havza bazında yapılacak planlamalar ve sulama konusunda yapılan hatalar önlenirse büyük bir rahatlama sağlanabilir. Toros bu önlemleri şöyle sıralıyor;
“Türkiye’de yıllık yağış miktarı 350 ila 550 milyar metreküp arasında değişiyor ben ortalamayı 450 milyar metreküp olarak kabul ediyorum. Türkiye’de 25 havza var. Her havzanın havza bazlı en az 4 yıllık su potansiyelinin planlanması gerekiyor. Havzada ne kadar su geleceğine göre ekim dikimin de planlanması gerekiyor. Her bitkinin su ihtiyacı farklı. Havzanın su durumuna göre ürün seçimi yapılmalı.
Anadolu’da birçok noktada yerel su kaynakları, kooperatifleri aracılığıyla dağıtılıyor ve ücretlendiriliyor. Birçoğunda dönüm başı su parası alınıyor. Bence bunun değiştirilmesi lazım. O yörenin yağış durumuna göre planlama yapılıp, ürün bazlı kademeli fiyatlandırmaya geçilmeli. Buna geçilirse çiftçi suyu daha verimli ve tasarruflu kullanacaktır. Çünkü dönüm bazlı fiyatlandırmada su kullanımı ne olursa olsun çiftçi aynı fiyatı ödüyor. Bu da suyun verimli kullanılmasına yeterli önemin verilmemesine neden oluyor. Bu yöntemde suyun fazla kullanımı hem bitkiye zarar veriyor hem de su kaynaklarının gereksiz tüketilmesine neden oluyor.
Önemli bir nokta da öğle saatlerinde yapılan sulama... Çiftçi havanın çok sıcak olduğu saatlerde sulama yaptığında su buharlaşıp gidiyor. Toprağı değil havayı sulamış oluyorsunuz. Ayrıca bu saatlerde yapılan sulamanın bitkilere yakıcı etkisi oluyor. Havanın serin olduğu saatlerde sulama yapılması basit gibi görünen ama önemli tasarruf ve verimlilik sağlayan bir yöntem.”
TÜRKİYE’NİN KURAKLIK DEĞİL SUYU VERİMLİ KULLANMAMA SORUNU VAR
Bu yöntemlerin dışında sulamada teknoloji kullanımı ve su israfına karşı caydırıcı cezaların getirilmesi de büyük önem taşıyor. Prof. Dr. Hüseyin Toros bu konuda şunları söylüyor;
“Akıllı sulamanın kullanılması daha etkili bir yöntem. Bitkiye ihtiyaç duyduğu zamanlarda ve ihtiyacı kadar su verilmesi hem verimi artıracak hem de su tasarrufu sağlayacaktır. Hem çiftçinin parası cebinde kalacak hem de su barajlarda kalacaktır.”
Gereksiz su kullanımına karşı caydırıcı tedbirler alınmalı. Ama bu yerel bazlı olmalı. Havza bazlı planlamayı bu yüzden öneriyoruz.
Türkiye’nin kuraklık sorunu yok, suyu verimli kullanma sorunu var. Bu sıcak günlerde bile bunu söyleyebiliyorum.”