Sudan Ordusu Doğu Darfur'da Hastaneyi Vurdu: 64 Ölü
Doğu Darfur'da Ed Daein Hastanesi'ne düzenlenen hava saldırısında 13'ü çocuk 64 sivil hayatını kaybetti. Sudan'daki insani kriz ve ordu ihlallerinin tüm detayları.
Sudan’da 2026 yılının en ağır sivil katliamlarından biri gerçekleşti; orduya bağlı hava unsurlarının Doğu Darfur’daki Ed Daein Eğitim Hastanesi’ni vurması sonucu 13’ü çocuk 64 kişi yaşamını yitirdi.
Sudan ordusu tarafından düzenlenen hava saldırısında, Doğu Darfur eyaletinin başkenti Ed Daein'de bulunan eğitim hastanesi hedef alındı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, saldırıda en az 64 sivilin hayatını kaybettiğini, kurbanlar arasında hastalar, iki hemşire ve bir doktorun da bulunduğunu doğruladı.
Saldırının ardından bölgenin en büyük sağlık merkezi olan hastane tamamen hizmet dışı kaldı. Acil Durum Avukatları grubu, saldırının ordunun insansız hava araçlarıyla (İHA) gerçekleştirildiğini bildirerek, olayı sivil halka karşı yapılmış bir katliam ve uluslararası hukukun ağır bir ihlali olarak nitelendirdi.
Batı Kordofan ve Lagawa’da Sivil Kayıplar Artıyor
Ordu birlikleri eş zamanlı olarak Batı Kordofan eyaletindeki Lagawa şehrinde de yerleşim yerlerini hedef aldı. İlk belirlemelere göre bu saldırıda 17 kişi hayatını kaybederken 25 sivil yaralandı. Mart 2026 raporlarına göre, sadece geçtiğimiz haftalarda orduya ait İHA'ların pazar yerleri ve hastanelere düzenlediği saldırılarda ölen sivil sayısı 150'yi aşmış durumda.
Sudan genelindeki saldırı grafiği, sağlık kuruluşlarının sistematik olarak hedef alındığını gösteriyor. DSÖ verilerine göre, savaşın başlangıcından bu yana sağlık merkezlerine yönelik saldırılarda hayatını kaybedenlerin toplam sayısı 2 bini geçti. Ed Daein Hastanesi'nin devre dışı kalması, bölgedeki 3 milyon sivilin sağlık hizmetine erişimini tamamen kesti.
Radikal Gruplar ve İran Desteği İddiası
Askeri uzmanlar, ordunun son dönemdeki saldırı stratejisinde radikal grupların ve dış desteğin etkili olduğunu belirtiyor. Sudan ordusu içerisindeki karar mekanizmalarında etkili olan "Baraa bin Malik" gibi radikal milis grupların, barış görüşmelerini engelleyerek savaşı tırmandırdığı kaydediliyor.