Savaş nedeniyle milyonlarca kişi şiddetli açlık tehlikesiyle karşı karşıya
İran savaşı, dünyanın en yoksul ülkelerine gönderilmesi planlanan on binlerce ton gıda yardımının ulaşmasını aksattı. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı, bu aksamanın sürmesi halinde milyonlarca insanın daha ağır açlık tehlikesiyle karşı karşıya kala
Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı tedarik zinciri direktörü Corinne Fleischer, Financial Times gazetesine yaptığı açıklamada, küresel deniz yollarındaki yoğunluk ve gemi rotalarının değiştirilmesi nedeniyle programın yaklaşık 70 bin ton gıda maddesinin açık denizlerde mahsur kaldığını söyledi.
Birleşmiş Milletler’e bağlı kuruluş, bazı yardım sevkiyatlarını da karayoluna yönlendirmek zorunda kaldı. Başlıca geçiş noktalarındaki deniz taşımacılığının ciddi ölçüde azalması nedeniyle bazı limanlara erişim neredeyse imkânsız hale geldi.
İran saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması ve Kızıldeniz’de Husilerin saldırı düzenleyebileceğine ilişkin endişeler, sigorta şirketlerini savaş riski primlerini artırmaya itti. Bu sırada deniz taşımacılığı şirketleri de rezervasyonlarını askıya aldı ve gemilerin rotalarını değiştirdi.
Dünya Gıda Programı’na ait etkilenen sevkiyatlar arasında, konserve ürünler, kırık bezelye ve özel gıda ürünleri de dahil olmak üzere konteynerlere yüklenmiş yaklaşık 30 bin ton gıda bulunuyor. Gemiler, Kızıldeniz yerine Ümit Burnu üzerinden Berbera ve Mombasa gibi limanlara gönderiliyor.
Güney Yemen’e gönderilmesi planlanan yaklaşık 21 bin ton buğday hâlâ yolda mahsur kalmış durumda. Ayrıca Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ne yönelen başka sevkiyatlar da Tanzanya limanlarında yaşanan yoğunluk ve yük birikmesi nedeniyle gecikiyor.
Karayolu taşımacılığı maliyetleri artırıyor
İran limanlarındaki aksama nedeniyle program, gıda maddelerini karayoluyla taşımaya başladı. Bu durum yolculuk süresine birkaç hafta eklerken, yakıt ve lojistik hizmet maliyetlerini de keskin biçimde artırdı.
Fleischer, Afganistan’da yaklaşık 17,5 milyon kişinin, yani nüfusun üçte birinin, ağır gıda güvensizliği yaşadığını belirtti. Avrupa ve Ukrayna’dan Türkiye üzerinden benzer kara güzergâhlarının da değerlendirildiğini söyledi.
Fleischer, taşıma ve sigorta maliyetlerindeki artışın, gıdanın en kırılgan ülkelere ulaştırılmasını daha pahalı hale getirdiği uyarısında bulundu. Programın, insani yardım sevkiyatlarını savaş kaynaklı bazı ek sigorta ücretlerinden muaf tutmak için taşımacılık şirketleriyle büyük ölçüde anlaşma sağlamayı başardığını da ifade etti.
45 milyon kişi açlığın eşiğinde
Dünya Gıda Programı, mevcut aksaklıkların haziran ayına kadar sürmesi halinde, dünyada hâlihazırda gıda güvensizliği yaşayan 318 milyon kişiye ek olarak 45 milyon kişinin daha ağır açlıkla karşı karşıya kalabileceğini tahmin ediyor.
Fleischer, yaklaşan krizi Covid-19 salgını ve Rusya-Ukrayna savaşının etkileriyle karşılaştırarak, “Bu durum durmazsa, dünyanın göreceği tablo bu olacak” dedi.
Yüksek yakıt fiyatları, ithal gıda maliyetlerini doğrudan etkiliyor. Program tahminlerine göre Somali’de fiyatlar yaklaşık yüzde 20 arttı. Enerji maliyetleri ile gübre tedarikindeki aksaklıklar da yaklaşık 500 milyon küçük ölçekli çiftçi üzerindeki baskıyı artırıyor.
Program, bu yıl 110 milyon kişiye yardım edebilmek için yaklaşık 13 milyar dolara ihtiyaç duyduğunu, ancak geçen yıl yalnızca 6,4 milyar dolar alabildiğini, bu nedenle de programlarını daraltmak zorunda kaldığını belirtti.
ABD, 2024 yılında kurumun 9,7 milyar dolarlık bütçesinin yüzde 45’ini karşıladı. Ancak ABD Başkanı Donald Trump döneminden bu yana yardımlarda gerileme yaşandı.
Fleischer, “Hayat pahalılığı krizi nedeniyle aç insanların sayısı artıyor. Buna karşılık operasyonlarımızın maliyetleri ciddi biçimde yükseliyor, ancak elimizde yeterli kaynak bulunmuyor” dedi.
Küresel gıda güvenliği için büyüyen tehdit
Economic Times sitesinin daha önce yayımladığı bir habere göre, Dünya Ticaret Örgütü, Orta Doğu’daki çatışmanın küresel ticaretteki yavaşlamayı derinleştirebileceği ve gıda güvenliğini tehdit edebileceği uyarısında bulundu.
Enerji fiyatlarının yükselmeye devam etmesi halinde örgüt, mal ticareti hacminin bu yıl yalnızca yüzde 1,4 büyümesini bekliyor. Bu oran 2025’te yüzde 4,6 olarak kaydedilmişti.
Örgütün Genel Direktörü Ngozi Okonjo-Iweala, “Enerji fiyatlarındaki sürekli yükseliş, küresel ticareti tehdit eden riskleri artırabilir; bunun gıda güvenliğine uzanması ve tüketiciler ile şirketler üzerindeki baskıyı büyütmesi mümkündür” dedi.
Okonjo-Iweala, savaşın “küresel gıda güvenliğini tehdit ettiğini” belirterek, tedarik zincirlerinin açık tutulması çağrısında bulundu. Savaşın başlamasından bu yana örgüt uzmanlarının tahminlerini gözden geçirdiği belirtildi.