Putin’den dikkat çeken yatırım: Rusya yaşlanmayı durdurmak için 26 milyar dolar ayırdı
Kremlin’in desteklediği yeni bilim programı kapsamında genetik tedaviler, yapay organ üretimi ve yaşlanmayı yavaşlatmaya yönelik teknolojilere milyarlarca dolarlık kaynak aktarılıyor.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında açık mikrofona yansıyan ve insan organlarının değiştirilmesi yoluyla ölümsüzlüğe ulaşma ihtimalinin konuşulduğu diyalog, yalnızca sıradan bir değerlendirme değildi.
Wall Street Journal’ın haberine göre Putin, son yıllarda Kremlin’in öncelikli bilimsel projelerinden biri haline gelen ve yaşlanmayla mücadeleyi hedefleyen kapsamlı bir girişime işaret ediyordu.
Putin, teknoloji dünyasının önde gelen isimleri arasında yer alan Jeff Bezos, Sam Altman ve Peter Thiel gibi uzun yaşam araştırmalarına ilgi duyan isimlerle benzer bir yaklaşım sergilese de Rusya’nın bu alandaki girişimini farklı kılan unsur, konunun devlet politikası haline getirilmesi oldu.
Yaklaşık 26 milyar dolarlık bütçeye sahip proje; genetik olarak değiştirilmiş minyatür canlılardan üç boyutlu biyobaskı teknolojilerine, gen tedavilerinden kriyojenik araştırmalara kadar geniş bir alanı kapsıyor.
Devlet yaşlanma laboratuvarına giriyor: Hücre tedavileri ve insanın yeniden tasarlanması vaadi
Rus hükümeti son dönemde “Yeni Sağlığı Koruma Teknolojileri” girişimi kapsamında çalışmalarını hızlandırdı.
Plan kapsamında hücre yaşlanmasını yavaşlatmayı hedefleyen genetik tedavilerin geliştirilmesi, doku yenileme teknolojilerine yatırım yapılması ve biyolojik organ üretimine yönelik araştırmaların desteklenmesi öngörülüyor.
Rus yetkililer, bu çalışmaların önümüzdeki yıllarda yaşa bağlı hastalıklarla mücadelede önemli ilerlemeler sağlayabileceğini ve on binlerce kişinin hayatını kurtarabileceğini savunuyor.
Projenin hedefleri ise yalnızca mevcut hastalıkların tedavisiyle sınırlı değil.
Girişimin daha iddialı hedefleri arasında insan organlarının değiştirilmesi ya da biyolojik alternatiflerinin üretilmesi yoluyla insan ömrünün daha önce görülmemiş ölçüde uzatılması da yer alıyor.
Açıklanan deneyler arasında, insan vücuduyla daha uyumlu organlar üretmek amacıyla genetik olarak değiştirilmiş minyatür domuzların kullanılması ve üç boyutlu baskı teknolojileriyle canlı dokuların üretilmesine yönelik çalışmalar bulunuyor.
Bu alanlar dünya genelinde bilimsel araştırmaların konusu olmaya devam etse de Rusya’nın bunları ulusal öncelik haline getirmesi projeye farklı bir boyut kazandırıyor.
Projenin arkasında Kremlin’e yakın isimler de bulunuyor.
Bunların başında Putin’in kızı ve endokrinoloji ile genetik alanlarında uzman olan Maria Vorontsova geliyor. Ayrıca Rusya’nın önde gelen bilim insanlarından ve Kurchatov Nükleer Araştırma Enstitüsü Başkanı Mihail Kovalçuk da ileri tıp teknolojilerinin devletin uzun vadeli stratejileriyle birleştirilmesini savunan isimler arasında yer alıyor.
Ölümsüzlük siyasi bir fikir olarak
Rusya’daki uzun yaşam projesi, yalnızca bilimsel veya tıbbi bir girişim olarak değerlendirilmiyor.
Projeyi destekleyen bazı düşünce çevreleri, biyolojik ilerlemeyi Batı ile yürütülen daha geniş kapsamlı bir medeniyet rekabetinin parçası olarak görüyor. Bu yaklaşım, insanın yeniden şekillendirilebildiği ve yaşam koşullarının kontrol altına alınabildiği bir gelecek tasavvurunu da beraberinde getiriyor.
Bu söylemlerde, Soğuk Savaş döneminden miras kalan jeopolitik kaygıların ve teknolojik üstünlük arayışının izleri de görülüyor.
Arka planda ise Putin’in kendisi dikkat çekiyor.
Rus lier uzun yıllardır fiziksel dayanıklılığı ve güçlü lider imajıyla öne çıkarken, yaşlanmanın etkilerine ilişkin kaygılar da zaman zaman gündeme geliyor. Koronavirüs salgını döneminde uyguladığı sıkı izolasyon önlemleri ve dış görünümüne gösterdiği hassasiyet, uluslararası basında sıkça konu olmuştu.
Güçlü görünme isteği ile biyolojik yaşlanmanın kaçınılmazlığı arasındaki gerilim, yaşlanma karşıtı projelerin Rus yönetimi açısından yalnızca tıbbi değil, aynı zamanda sembolik bir anlam taşıdığı yorumlarına yol açıyor.