Müzakerelerin Başarısızlığından Sonra Trump, İran’a Karşı Ne Yapacak?
İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki 47 yıllık düşmanlığı bitirmek için 21 saatlik müzakere yeterli olmadı.
Yıkıcı bir savaşın ardından ilan edilen geçici ateşkes gölgesinde yapılan ve İslamabad’da gerçekleşen üst düzey görüşmeler, gerçek bir kırılma yaşanamadan sona erdi. Maraton niteliğindeki bu müzakere oturumunun başarısızlığı şaşırtıcı değildi; zira gözlemcilere göre bu durum, İran'ın nükleer programına yönelik eski kuşkulardan, bu savaşın getirdiği yeni zorluklara kadar uzanan derin uçurumları gizliyor. Bu zorlukların başında ise İran’ın, kapatılması küresel enerji piyasalarında büyük aksamalara yol açan stratejik Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolü geliyor.
Şimdi Ne Olacak?
Şu anki can alıcı soru şu: ABD tarafından belirlenen ve 21 Nisan'da sona erecek olan iki haftalık ateşkes sürecine ne olacak? Ve ABD Başkanı Donald Trump, müzakerecilerini yeniden masaya göndermeye istekli mi?
Amerikan New York Times gazetesine göre, bu başarısızlık birkaç tatsız seçeneği zorunlu kılacak:
Tahran ile nükleer programının geleceği üzerine uzun soluklu müzakereler.
Modern çağın enerji sektöründeki en büyük bozulmasına neden olan savaşın yeniden başlaması.
Hürmüz Boğazı kontrolü için uzun vadeli bir çatışma olasılığı.
Karar Trump’ın Elinde
Beyaz Saray yetkilileri, yönetimin bir sonraki adımını duyurmak üzere kararı, hafta sonunu bir UFC (karma dövüş sanatları) müsabakasını izlemek için Florida’da geçiren Başkan Donald Trump’a bıraktıklarını açıkladı.
Trump’ın yanıtı gecikmedi. İran’ın müzakerelere dönüp dönmemesinin "umurunda olmadığını" vurgulayan Trump, Florida dönüşü Maryland’deki Andrews Hava Üssü’nde gazetecilere şunları söyledi:
"Geri dönüp dönmemeleri umurumda değil. Eğer dönmezlerse, bu benim için sorun değil."
ABD Başkanı, Orta Doğu’daki savaşa kesin bir son verilmesi konusunda ABD ile bir anlaşmaya varılmadığı takdirde, İran’ın enerji altyapısını yok etme tehdidini yineledi. Fox News’a verdiği demeçte, "İran’ı bir günde haritadan silebilirmişim... Enerjiyle ilgili her şeylerini, tüm santrallerini, tüm elektrik üretim merkezlerini yok edebilirim" ifadelerini kullandı.
Daha sonra paylaştığı bir gönderide Trump, İran'ın nükleer programı konusunda taviz vermeyi reddettiğini belirtti. Buna misilleme olarak, "Dünyanın en iyisi olan ABD Donanması, Hürmüz Boğazı'na girmeye veya çıkmaya çalışan tüm gemileri derhal engellemeye başlayacaktır" dedi ve ekledi: "Bize veya barışçıl gemilere ateş açan her İranlı cehenneme gönderilecektir."
Nitekim ABD ordusu, Pazartesi gününden itibaren İran limanlarına yönelik deniz trafiğine ambargo uygulamaya başlayacağını duyurdu. Hürmüz Boğazı'nın geleceği, iki taraf arasındaki en büyük uyuşmazlık konularından biriydi; İran savaşın başından beri boğazı fiilen kapalı tutarken, ABD boğazın tamamen açılmasını ve seyrüsefer serbestisinin güvence altına alınmasını talep ediyor.
İslamabad Turu
Başkan Yardımcısı JD Vance, 21 saati aşan müzakerelerde neler yaşandığına dair fazla detay vermezken, İranlılara nükleer programlarını sonsuza dek bitirmeleri için "son bir teklif" sunduğunu ancak bunun reddedildiğini ima etti. Vance, İslamabad’da gazetecilere yaptığı açıklamada, "Kırmızı çizgilerimizin ne olduğunu ve nelerden taviz vermeye hazır olduğumuzu açıkça belirttik. Onlar bizim şartlarımızı kabul etmemeyi seçtiler" dedi.
Washington, temel hedefinin İran'ın nükleer silaha sahip olmasını veya bunu hızla üretebilecek kapasiteye ulaşmasını engellemek olduğunu yineliyor. Vance, kısa basın toplantısında şu noktanın altını çizdi: "İran'ın nükleer silah peşinde koşmayacağına ve buna hızlıca ulaşmasını sağlayacak araçları edinmeyeceğine dair net bir taahhüde ihtiyacımız var."
Bu bağlamda, bu müzakerelerin geçen Şubat sonunda Cenevre’de çıkmaza giren görüşmelerden pek farklı olmadığı görülüyor. O dönemde yaşanan başarısızlık, Trump’ın İran’ın füze stoklarını, askeri üslerini ve silah üretim merkezlerini hedef alan 38 günlük füze ve bomba saldırısı emrini vermesine yol açmıştı.
Başkan Trump, İran’a yönelik saldırıların askıya alındığını duyurduğunda, geçici ateşkes anlaşmasını ülkesi için "tam bir zafer" olarak nitelendirmiş ve ABD'nin tüm askeri hedeflerine ulaştığını savunmuştu. Özel Temsilci Steve Witkoff’un da belirttiği gibi, İran’ın yapması gereken tek şey "teslim olmak".
Tarihten Ders Almak
İngiliz yayın kuruluşu BBC, İslamabad’daki kaynaklara dayanarak, Vance’in dün uçağına binmesinin ardından bazı görüşmelerin devam ettiğini bildirdi. Kaynaklar, ABD heyetinin "son ve en iyi teklifini" sunduğunu belirtiyor.
Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar ise tüm tarafları bu hassas ateşkese sadık kalmaya çağırdı ve diyaloğu teşvik etmek için çabalarını sürdüreceklerini ifade etti. Ancak tarih bir ibret vesilesiyse; İran’ın 2015 yılında ABD ve diğer küresel güçlerle nükleer anlaşmaya varması, 18 aylık bir iniş çıkış sürecinin sonunda gerçekleşmişti. Trump ise daha önce yaptığı açıklamalarda, uzun süreli müzakerelere takılıp kalmaya niyetli olmadığını açıkça ortaya koymuştu.