ABD Hürmüz Boğazı’nda askeri kontrolü ele alıyor
ABD Merkez Kuvvetleri Komutanlığı CENTCOM Hürmüz Boğazı'nda askeri kontrolü devralıyor. İran limanlarına yönelik tüm deniz trafiği denetim altına alınacak.
ABD Merkez Kuvvetleri Komutanlığı CENTCOM, Hürmüz Boğazı'nda stratejik bir askeri operasyon başlattığını duyurarak İran bağlantılı tüm gemi trafiğinin denetim altına alınacağını resmen ilan etti.
ABD Merkez Kuvvetleri Komutanlığı (CENTCOM), dünya enerji sevkiyatının kalbi sayılan Hürmüz Boğazı'nda kontrolü sağlamak amacıyla geniş kapsamlı bir askeri operasyon başlatıyor. Yapılan resmi açıklamada, İran limanlarına ve kıyı bölgelerine giren veya bu bölgelerden ayrılan tüm ülkelere ait gemilerin ayrım gözetmeksizin denetleneceği belirtildi.
Denetimler bugün saat 10.00 itibarıyla başlıyor
CENTCOM tarafından yayımlanan bildiride, ABD kuvvetlerinin İran limanlarına yönelik giriş ve çıkışları engellemek üzere tüm deniz trafiğini kontrol altına alacağı tarih açıklandı. Operasyonel müdahale, ABD Doğu saatiyle (ET) Pazartesi günü saat 10.00’da resmen yürürlüğe giriyor.
İran dışı limanlara seyrüsefer serbestliği
Operasyonun kapsamına ilişkin teknik detayları paylaşan ABD makamları, Hürmüz Boğazı’ndan transit geçiş yapan ancak İran dışındaki limanlara giden veya bu limanlardan gelen gemilerin seyrüsefer özgürlüğünün kısıtlanmayacağını vurguladı. Ticari gemilerdeki denizcilere, uygulama başlamadan önce resmi bildirimler yoluyla ek teknik bilgiler sağlanacağı aktarıldı.
Pakistan'daki müzakerelerin çöküşü tetikledi
Askeri müdahale kararı, Orta Doğu’daki çatışmaları sona erdirmeyi ve boğazı uluslararası seyrüsefere tamamen açmayı hedefleyen Pakistan merkezli müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından geldi. İslamabad'daki görüşmelerde İran’ın uluslararası hukuka aykırı olarak boğazdan geçen gemilerden geçiş ücreti talep etmesi ve koordinasyon şartı koşması anlaşmazlığın temel nedeni oldu.
Şubat 2026'dan beri gerilim tırmanıyor
İran ordusu, 2026 yılının Şubat ayı sonundan bu yana Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemileri hedef alan müdahalelerde bulunuyordu. Tahran yönetiminin seyrüsefer güvenliğini riske atan bu hamleleri ve enerji güvenliğini tehdit eden yeni vergi talepleri, bölgedeki askeri hareketliliği en üst seviyeye taşıdı.