İran savaşı, Jeffrey Epstein ve “ebedi ilişki” Kral Charles'ın ABD Kongre mesajları
Kral Charles, Amerika Birleşik Devletleri Kongresi'nde yaptığı tarihi konuşmada Birleşik Krallık ile ABD arasındaki özel ilişkiye övgüde bulundu.
Kral Charles, iki ülke arasındaki ilişkiyi “ebedi” ve “paha biçilemez” olarak nitelendirdi.
Eşi Camilla ile birlikte uzun süre alkışlanan Charles, Senato ve Temsilciler Meclisi üyeleri önünde yaptığı yaklaşık 30 dakikalık konuşmasında, “ABD ile Birleşik Krallık arasındaki bağ, paha biçilemez ve ebedidir, değişmez ve kopmaz” ifadelerini kullandı.

Konuşmasına Oscar Wilde’ın bir esprisine atıfta bulunarak başlayan Charles, “Bugünlerde Amerika ile neredeyse her şeyimiz ortak, elbette dil hariç!” sözleriyle salonda gülüşlere neden oldu.
Kral, iki halk arasındaki “en yüksek düzeyde takdir ve dostluk” duygularına dikkat çekerek, “Ortaklığımız anlaşmazlıklardan doğdu, ancak bu onu daha az güçlü kılmadı” dedi.

Ayrıca iki ülkenin demokrasi, hukuk ve toplumsal gelenekler bakımından doğal bir benzerlik taşıdığını vurguladı ve bu ortak değerlerin ilişkilerin temelini oluşturduğunu ifade etti.
Charles, konuşmasında Donald Trump ile Keir Starmer arasında görüş ayrılığına neden olan İran savaşına da değinerek, görüşmenin “zorlu ve belirsizliklerle dolu bir dönemde” gerçekleştiğini söyledi.

Starmer’ın eleştirilere maruz kaldığı bir dönemde, “Başbakanımın geçen ay söylediği gibi, ortaklığımız vazgeçilmezdir” diyen Charles, son 80 yılda kurulan iş birliğinin korunması ve geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Batı’nın iki dünya savaşı ve Soğuk Savaş sırasında gösterdiği kararlılığın bugün de Ukrayna’ya destek için sürdürülmesi gerektiğini belirtti.

Kral, bu yıl 25. yıl dönümü anılan 11 Eylül saldırılarına da değinerek, “Bu trajedi Amerika için dönüm noktasıydı, tüm dünya sizin acınızı paylaştı” dedi ve ABD ile dayanışma mesajı verdi.
NATO’nun 11 Eylül sonrası ilk kez 5. maddeyi devreye soktuğunu hatırlatan Charles, iki ülkenin Afganistan dahil pek çok kritik dönemde birlikte hareket ettiğini söyledi.

Konuşmasında Jeffrey Epstein ismini anmadan, ABD ve Birleşik Krallık’ta “toplumsal sorunların mağdurlarına destek” konusundaki ortak çabalara da değindi.
Bu konuşma, bir İngiliz hükümdarın 1991’de Kraliçe Elizabeth’den sonra Kongre’de yaptığı ilk konuşma olma özelliğini taşıyor. Charles’ın konuşmasının süresi, sık sık alkışlanması nedeniyle planlanan 20 dakikanın ötesine geçerek 30 dakikaya uzadı.