Türkiye için F-35’te “Almanya modeli” iddiası
Alman basını, Türkiye’nin F-35 programına dönüşü için Brüksel’de “Almanya modeli” benzeri bir formülün daha yüksek sesle konuşulduğunu yazdı.
Türkiye’nin F-35 programına dönüş ihtimali yeniden gündemde. Alman basınına yansıyan değerlendirmelerde, NATO güvenliği açısından Türkiye’nin dışarıda bırakılmasının “haksız" görülmeye başlandığı, Trump’ın tutumunu koruduğu ve “Almanya modeli” üzerinden yeni bir planın masada olduğu aktarıldı.
Brüksel’de yankılanan tartışma: Nükleer paylaşım formülü
Haberde, Türkiye’nin yeniden F-35 sürecine dahil edilmesinin NATO’nun güvenliği açısından kritik olduğu görüşünün Brüksel’de giderek daha fazla karşılık bulduğu belirtildi. Bu çerçevede, Almanya’nın F-35 alım sürecine benzer bir yaklaşımın Türkiye için de gündeme getirildiği iddia edildi.

Almanya’nın F-35 tercihinde, ABD nükleer silahlarını taşıma kapasitesinin etkili olduğuna dikkat çekilirken, benzer bir yaklaşımın Türkiye için NATO çerçevesinde değerlendirildiği ileri sürüldü. Senaryonun, Rusya’ya karşı NATO’yu güçlendireceği yorumuna da yer verildi.
Sınırlı yetenek, uzun takvim: Teslimat 8-10 yıl mı?
Alman basınına göre masadaki asıl formül, Türkiye’ye daha sınırlı yeteneklere sahip F-35’lerin verilmesi ve sürecin uzun bir takvime yayılması. Haberde, “En iyimser senaryoda bile Türkiye’nin F-35’leri teslim alması sekiz ila on yılı bulabilir” denildi.
Aynı analizde, Trump’ın Türkiye için F-35B yerine standart F-35A seçeneğini gündeme aldığı da yazıldı. "Trump, Türkiye’ye F-35 satışı konusunda geri adım atmıyor ve muhtemel senaryo F-35A versiyonunun teslim edilmesi" ifadesiyle, İsrail’den gelen tepkilerin sonuç vermediği değerlendirmesi aktarıldı.
Haberde ayrıca İsrail ve Yunan lobilerinin satışa karşı baskı yürüttüğü, Yunan basınından Skai’ye göre İsrail’in satışın önünü kesmek için hazırlık yaptığı belirtildi. Buna karşılık Wall Street Journal’da yer alan yorumlarda, satışın İsrail için doğrudan bir tehdit oluşturmadığı görüşünün öne çıktığı kaydedildi.
ABD merkezli düşünce kuruluşu CSIS’in değerlendirmelerine atıfla Washington’un kapıyı tamamen kapatmadığı ifade edilirken, ABD Savunma Bakanlığı’nın geçmişte verdiği “attığımız adımlar geri döndürülemez değildir” mesajı hatırlatıldı. Alman basını, Trump’ın yaklaşımını ABD’nin silah satışlarını stratejik ve ekonomik bir araç olarak kullanma çizgisinin devamı olarak yorumladı.