Çin, Orta Doğu'daki krizi sona erdirmek için Rusya ile işbirliği teklifinde bulundu
Çin, Orta Doğu'daki krizi sonlandırmak ve Hürmüz Boğazı'nı yeniden deniz trafiğine açmak amacıyla Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde Rusya ile işbirliği yapmayı teklif etti.
Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, Orta Doğu'da tırmanan gerilimi düşürmek için ortak hareket etme çağrısında bulundu. Çin resmi haber ajansı Xinhua'nın aktardığına göre Pekin yönetimi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) çatısı altında Rusya ile işbirliğini sürdürmeye ve bölgedeki durumu sakinleştirmek için çaba göstermeye hazır olduğunu iletti.
Görüşmede, petrol ve doğalgaz sevkiyatı için kritik öneme sahip olan ve bir ayı aşkın süredir devam eden çatışmalar nedeniyle büyük ölçüde kapanan Hürmüz Boğazı'ndaki durum ele alındı. Wang Yi, boğazdaki seyrüsefer sorununun çözümü için temel yolun en kısa sürede ateşkesin sağlanması olduğunu vurguladı. Çinli bakan, ihtilaflı konuların diyalog ve müzakere yoluyla siyasi zeminde çözülmesini savunduklarını ifade etti.
BMGK Öncesi "Dengeli Yaklaşım" Vurgusu
Çin Dışişleri Bakanlığı tarafından görüşmeye ilişkin yayınlanan resmi açıklamada da iki ülkenin BMGK'daki daimi üye statüsüne dikkat çekildi. Açıklamada Wang Yi'nin, Çin ve Rusya'nın "nesnel ve dengeli bir yaklaşım benimsemeleri ve uluslararası toplumdan daha fazla anlayış ve destek kazanmaya çalışmaları" gerektiğini söylediği belirtildi.
Pekin'in bu diplomatik hamlesi, Bahreyn tarafından hazırlanan ve Hürmüz Boğazı ile çevresindeki ticari gemi trafiğini korumayı amaçlayan karar tasarısının önümüzdeki günlerde BMGK'da oylanması beklenirken geldi.
Rusya'dan ABD'ye Ültimatom Tepkisi
Krizin diğer tarafında ise Washington ile Moskova arasındaki diplomatik gerilim sürüyor. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran yönetimine Hürmüz Boğazı'nı açması için verdiği sürenin dolması halinde "İran'ı havaya uçurmakla" tehdit etmesine tepki gösterdi. Lavrov, Amerika Birleşik Devletleri'ni "ültimatom verme dilini terk etmeye" çağırdı.
Krizin Arka Planı ve 28 Şubat Operasyonu
Bölgedeki kriz, ABD ve İsrail'in İran'ın füze programını zayıflatmak amacıyla düzenlediği önleyici saldırıların ardından derinleşmişti. İran, bu saldırılara karşılık olarak Hürmüz Boğazı'nı deniz trafiğine kapatmış ve bölge ülkelerini hedef alan bombardımanlar gerçekleştirmişti.
ABD yönetimi, İsrail'in de katılımıyla 28 Şubat'ta İran'a yönelik başlattığı operasyona gerekçe olarak, Tahran'ın balistik füzelerle Avrupa'yı hedef alabileceği yönündeki uyarıları ve nükleer programına yeniden başlama sinyalleri vermesini göstermişti.