ABD ile İran arasında imzalanacak İslamabad Anlaşması taslağının detayları belli oldu
ABD ile İran arasında imzalanmaya hazır İslamabad Anlaşması taslağının tüm maddeleri sızdı. Hürmüz Boğazı, nükleer takvim ve 60 günlük ateşkesin detayları burada.
ABD Başkanı Donald Trump'ın hava saldırılarını durdurduğunu açıklamasının ardından Washington ve Tahran hattında imzalanmaya hazır olan mutabakat zaptının gizli maddeleri Axios internet sitesi tarafından kamuoyuna sızdırıldı.
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere yaptığı açıklamada İran'ın dini lideri Mücteba Hamenei'nin çerçeve anlaşmasını onayladığı yönündeki duyumları doğrulayarak metni çok sağlam bir mutabakat zaptı olarak nitelendirdi. ABD Başkan Yardımcısı Jay D. Vance'in belgeyi bu hafta sonuna doğru imzalayabileceği belirtilirken, anlaşmanın içeriğine dair resmi detaylar henüz açıklanmadı.
Arabulucu ülkelerden diplomatik kaynaklar ve ABD'li yetkililer, Katar ile Pakistan'ın ara buluculuğunda yürütülen müzakerelerde son aşamaya gelinen ve İslamabad Anlaşması olarak adlandırılması beklenen taslağın kritik maddelerini paylaştı.
Lübnan cephesini de kapsayan 60 günlük ateşkes süreci
Sızdırılan mutabakat zaptının en önemli maddesini, Lübnan cephesi de dahil olmak üzere askeri operasyonların ve ateşkesin 60 gün süreyle uzatılması oluşturuyor. İki ülke bu 60 günlük süre zarfında nükleer müzakereleri resmi olarak başlatacak. Taslak metin, İran'ın elindeki zenginleştirilmiş uranyum stoklarıyla nasıl mücadele edileceğine dair genel bir çerçeve içeriyor ancak uranyum programına yönelik somut adımlar ikinci bir anlaşmaya bırakılıyor.
Hürmüz Boğazı şartsız ve ücretsiz olarak açılıyor
Ekonomik ve lojistik hatlar açısından anlaşmanın en kritik hamlesi Hürmüz Boğazı üzerinde gerçekleşecek. Mutabakat zaptı uyarınca Hürmüz Boğazı derhal ve herhangi bir geçiş ücreti alınmadan gemi trafiğine açılacak. Bölgedeki ticari gemi trafiğinin 30 gün içinde savaş öncesi normal seviyelerine dönmesi hedeflenirken, buna karşılık olarak ABD'nin bölgedeki ablukası tamamen kaldırılacak.
Nükleer program ve BM müfettişlerinin gözetimi
Anlaşma kapsamında İran, hiçbir koşulda nükleer silah sahibi olmayacağını taahhüt ederek zenginleştirilmiş uranyum krizini çözmeyi kabul ediyor. Üst düzey ABD'li yetkililer, Trump'ın çözüm formülü olarak Birleşmiş Milletler müfettişlerinin gözetimi altında İran'daki yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum oranının düşürülmesini şart koştuğunu belirtiyor. Bu kuralların kalıcı hale gelmesi ise ikinci ve daha kapsamlı bir anlaşmanın imzalanmasına bağlı tutuluyor.
Dondurulmuş İran fonlarında taksitli formül krizi
Müzakerelerin en büyük anlaşmazlık noktasını yurtdışında dondurulan İran fonlarının serbest bırakılma takvimi oluşturuyor. Tahran yönetimi anlaşmanın imzalanmasıyla birlikte fonların bir kısmının derhal serbest bırakılmasını talep ederken, Washington yönetimi ise paranın İran'ın taahhütleri uygulama hızına göre taksitler halinde serbest bırakılmasında ısrar ediyor.
Mevcut formüle Katar arabulucusu ile İran dışişleri bakanı arasındaki görüşmeler ve ABD elçileri Steve Wittkopf ile Jared Kushner'in yürüttüğü temaslar sonucunda ulaşıldığı bildirildi. Tahran yönetimi ve İran Dışişleri Bakanlığı ise metin üzerinde mutabakat sağlandığını doğrulamakla birlikte henüz nihai imzayı atmadıklarını açıkladı.