ABD Başkanı Trump'ın İran ile Anlaşma Açıklaması İsrail'de Beklenmedik Bulundu
ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik saldırıları iptal edip anlaşma duyurusu yapması İsrail'de şaşkınlıkla karşılanırken, Tel Aviv yönetimi nihai anlaşma için dört şart açıkladı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik saldırıları iptal ettiğini ve yakın zamanda bir anlaşmaya varılacağını duyurması, İsrail tarafında beklenmedik bir gelişme olarak değerlendirildi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisi, taraf olmadıkları bu mutabakat zaptına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak nihai anlaşmada yer alması gerektiği belirtilen dört talebi kamuoyuyla paylaştı.
Netanyahu ve Trump Arasında Telefon Görüşmesi
İsrail Başbakanlık Ofisi'nden yapılan açıklamada, iki liderin konuyu değerlendirdiği belirtildi. Açıklamada, "Başkan Trump bu akşam Başbakan Netanyahu ile İran ile müzakerelerin başlamasına hazırlık olarak hazırlanan mutabakat zaptı hakkında görüştü" ifadelerine yer verildi.
Açıklamanın devamında, İsrail'in sürece yaklaşımı ve talepleri şu sözlerle aktarıldı: “İsrail mutabakat zaptının tarafı olmasa da, Başbakan, Başkan Trump'ın müzakerelerin sonunda varılacak nihai anlaşmanın zenginleştirilmiş maddelerin kaldırılmasını, zenginleştirme altyapısının sökülmesini, füze üretiminin azaltılmasını ve İran'ın bölgedeki terörist vekillerine verdiği desteğin sona erdirilmesini içereceğine dair taahhüdünü takdirle karşıladığını ifade etti.”
Bu doğrultuda İsrail'in nihai anlaşma için öne sürdüğü dört şart; "zenginleştirilmiş maddelerin kaldırılması, zenginleştirme altyapısının sökülmesi, füze üretiminin sınırlandırılması ve İran'ın bölgedeki terörist vekillerine verdiği desteğin sona erdirilmesi." olarak sıralandı.
İsrail Basını ve Yetkililerin Açıklamaya Tepkisi
Trump'ın anlaşma duyurusu, İsrail basınında ve yetkililer arasında şaşkınlıkla karşılandı. Haaretz gazetesi konuya ilişkin haberinde, "İsrailli yetkililer, Başkan Trump'ın bu akşamki açıklamasına ve görüşmelerde somut ilerlemeye dair ima ettiği sözlere şaşırdılar" bilgisini paylaştı. Gazete ayrıca, "Günün ilerleyen saatlerinde İsrail, bir anlaşmaya varmak için fırsat penceresinin daraldığı ve Trump önderliğindeki diplomatik çabaların çıkmaza yaklaştığı sonucuna vardı." ifadelerini kullandı.
Yediot Aharonot gazetesi ise "İsrail, Trump'ın bu akşamki açıklamasına şaşkınlığını dile getirdi." diyerek Tel Aviv'in endişelerini şu şekilde aktardı: "İsrail, birkaç haftadır İran'la yapılan anlaşmanın nükleer tehdidi çözmeyeceği veya Tahran'ın füze programını sınırlamayacağı, sadece ülkeye milyarlarca dolar akıtmasına izin vereceği, bunun da İran rejimini güçlendireceği ve Hizbullah gibi terör örgütlerini finanse etmeye devam etmesine olanak sağlayacağı konusunda ciddi endişelerini dile getiriyor."
Güvenlik Kabinesi Toplantısı Sırasında Gelen Duyuru
Kanal 12 televizyonu, konuyla ilgili bilgi sahibi bir İsrail kaynağına dayandırdığı haberinde, "Başkan Trump'ın açıklaması İsrail'deki siyasi ve askeri kademeleri şaşırttı ve İsrail, Amerika Birleşik Devletleri'nden bu konuda önceden herhangi bir bildirim almadı." ifadelerine yer verdi.
Haberde, Trump'ın açıklamasının, ABD'nin İran'a yönelik ilan ettiği bir saldırının olası sonuçlarının görüşüldüğü İsrail iç güvenlik kabinesi toplantısı sırasında geldiği belirtildi. Kanal 12, süreci "İsrail, Trump'ın tweet'ine şaşırdı ve Netanyahu, kabine üyeleriyle yaptığı görüşme sırasında kendisine yazılı mesajlar verilerek bilgilendirildi." şeklinde aktarırken, toplantının Netanyahu ile Trump arasındaki telefon görüşmesi nedeniyle ertelendiğini bildirdi. Kanal 15 de benzer şekilde İsrail kaynaklarına dayanarak ABD başkanının açıklamasının sürpriz olarak karşılandığını duyurdu.
İsrail Medyasında Dört Şartın Analizi
Netanyahu'ya yakınlığıyla bilinen Kanal 14, Başbakanlık Ofisi'nin açıklamalarını değerlendirdi. Kanalın haberinde, "Netanyahu'ya göre, İsrail mutabakat zaptının tarafı olmamasına rağmen, Trump'a, müzakerelerin sonunda varılması halinde nihai anlaşmanın dört temel unsuru içereceği konusundaki taahhüdünden dolayı takdirini dile getirdi: İran'dan zenginleştirilmiş maddelerin çıkarılması, zenginleştirme altyapısının sökülmesi, füze üretiminin sınırlandırılması ve İran'ın bölgedeki bağlantılı terör gruplarına verdiği desteğin sona ermesi." denildi.
Kanal 14, Netanyahu'nun sessizliğini bozma zamanlamasına dikkat çekerek, "Netanyahu'nun açıklaması, geçen hafta ABD ve İran arasındaki görüşmelerin yanı sıra İsrail ve ABD'nin İran hedeflerine yönelik saldırıları hakkında kamuoyuna açıklama yapmaktan kaçınmasının ardından geldi. Ona yakın kaynaklar, Başbakanın kamuoyuna bir açıklama yapmadan önce siyasi tablonun netleşmesini ve ilk anlaşmaların tamamlanmasını beklemeyi tercih ettiğini öne sürdüler." ifadelerini kullandı.
Anlaşmanın kapsamına yönelik değerlendirmelerde ise şu ifadelere yer verildi: "Şimdiye kadar hem Trump hem de Netanyahu, İran'la görüşmeleri öncelikle nükleer program, zenginleştirilmiş uranyum ve füzeler üzerine odaklanan bir konu olarak sunmaya özen gösterdiler. Gelecekteki bir anlaşma tartışıldığında bile, bunu doğrudan İran'ın bölgesel vekillerinin faaliyetleriyle ilişkilendirmeye yönelik açık bir kamuoyu talebi olmadı."
Kanal 14, nükleer mesele ile bölgesel faaliyetlerin ilişkilendirilmesinin önemini şu sözlerle vurguladı: "Bu nedenle, Başbakanlık Ofisi'nin nihai anlaşmanın İran'ın bölgedeki terörist vekillerine verdiği desteğin durdurulmasını da içermesi gerektiği yönündeki açıklaması geniş siyasi öneme sahiptir. Aslında, nükleer meselenin bölgesel meselelerle - Lübnan, Hizbullah, Irak'taki Şii milisler, Yemen'deki Husiler ve Tahran tarafından desteklenen diğer örgütler - kamuoyunda ilk kez ilişkilendirilmesidir."
Son olarak, İran'ın tutumu ile İsrail'in talepleri arasındaki zıtlığa dikkat çekilerek şu değerlendirme yapıldı: "Bu sözler, İran'ın son günlerde verdiği mesajlar ışığında özel bir önem kazanıyor. Tahran, ABD ile yaptığı görüşmeler bağlamında nükleer programını bölgesel faaliyetlerinden ayırmaya çalıştı ve vekalet güçleri meselesini müzakerelerin kapsamı dışında bir konu olarak sundu. Netanyahu ise bu ayrımı reddediyor ve İsrail'in bakış açısından, İran Ortadoğu'da kendi adına çalışan terör örgütlerini finanse etmeye, silahlandırmaya ve işletmeye devam ettiği sürece, nükleer program ve zenginleştirilmiş uranyumla sınırlı herhangi bir anlaşmanın yeterli olmayacağını açıkça vurguluyor."