Yolcu gemisinde Hantavirüs şüphesi: Uzmanlardan "süper yayıcıları" uyarısı
Arjantin'den Yeşil Burun Adaları'na giden yolcu gemisinde Hantavirüs şüphesi ortaya çıkarken, uzmanlar uzun kuluçka süresi nedeniyle "süper bulaştırıcılar" riskine karşı uyardı.
Sağlık uzmanları, Hantavirüs'ün sekiz haftaya kadar uzayabilen kuluçka süresi nedeniyle enfekte kişilerin belirti göstermeden hastalığı başkalarına bulaştırabileceğini belirterek "süper yayıcıları" konusunda uyarılarda bulundu. Bu uyarı, Arjantin'den Yeşil Burun Adaları'na doğru seyreden MV Hondios adlı yolcu gemisinde virüse maruz kalma olasılığının tespit edilmesinin ardından geldi. Bir yolcu gemisinde ortaya çıkan bu şüpheli durumun ardından, virüsün tüm dünyaya yayılmasından endişe ediliyor.
Gemideki karantina süreci ve ilk temas şüphesi
Şüpheli virüs nedeniyle İngiltere'de iki İngiliz vatandaşı ev izolasyonuna alınırken, bu kişilerin de MV Hondios gemisinde bulunduğu belirtildi. Gemide 20'den fazla İngiliz yolcunun yer aldığı ve ülkelerine dönüşlerinde haftalarca karantinaya alınacakları tahmin ediliyor. Sağlık yetkilileri ise genel halka bulaşma riskinin düşük olduğunu savunuyor.
Raporlar, gemi yolcularından bazılarının yola çıkmadan önce bir çöp depolama alanının yakınında kuş gözlem gezisine katıldığını ve virüse ilk maruz kalma kaynağının bu olabileceğini gösteriyor. Hantavirüs genellikle, özellikle istila edilmiş bölgelerde tozun havaya kalkmasının ardından, bir kişinin kemirgen idrarı, tükürüğü veya dışkısıyla kirlenmiş parçacıkları solumasıyla bulaşıyor.
İnsandan insana bulaşabilen Andes türü
ABD Ordusu Bulaşıcı Hastalık Araştırma Enstitüsü'nün yaptığı araştırmalar, genellikle kemirgenlerden insanlara bulaşan çoğu Hantavirüs türünün aksine, insanlar arasında da bulaşabilen Andes türü virüse odaklanmış durumda. Andes suşunun; yiyecek paylaşımı, aynı yatakta uyuma veya eşler arasında uzun süreli ve yakın temas yoluyla insandan insana geçebildiği ifade ediliyor.
İki aya varan kuluçka süresi ve ciddi semptomlar
Hastalığın kuluçka süresinin iki aya kadar gecikmeli olarak ortaya çıkabilmesi, enfekte kişinin normal hayatına devam ederken hastalık belirtileri başlamadan önce haftalar geçebilmesi nedeniyle en endişe verici yönlerden biri olarak değerlendiriliyor. Belirtiler genellikle ateş, aşırı yorgunluk, kas ağrısı, baş ağrısı ve mide bulantısı gibi grip benzeri bir şekilde başlıyor.
Hastalık daha sonra iki ciddi formdan birine dönüşebiliyor. Bunlardan ilki olan ve enfeksiyonun en ciddi şekli kabul edilen "Hanta pulmoner sendromu"nda virüs, ilk belirtilerden birkaç gün sonra akciğerlere saldırmaya başlıyor. Şiddetli öksürük, nefes darlığı ve akciğerlerin sıvı ile dolmasına yol açan bu aşamada hastaların solunum cihazına ihtiyacı olabiliyor. Şiddetli solunum semptomları olanlarda ölüm oranının yaklaşık yüzde 40'a ulaştığı belirtiliyor.
Hastalığın böbrekleri etkileyen diğer formu ise iç kanamaya ve ciddi tansiyon bozukluklarına neden oluyor. Böbrek yetmezliğine yol açarak diyaliz ve yoğun bakım gerektirebilen bu formun belirtileri arasında şiddetli baş ağrısı, karın ağrısı, bulanık görme, yüz ve gözlerde kızarıklık ile belirgin pullu bir döküntü yer alıyor.
Tedavi yöntemleri ve küresel vaka tablosu
Hantavirüs için şu anda spesifik bir tedavi bulunmuyor; ancak erken teşhis ve hızlı tıbbi müdahalenin hayatta kalma şansını artırabildiği vurgulanıyor. Dünya genelinde yaygın olarak onaylanmış bir aşı bulunmamakla birlikte, bazı suşların daha yaygın olduğu Çin ve Güney Kore'de sınırlı sayıda aşı kullanılıyor.
Küresel ölçekte her yıl Hantavirüs ile bağlantılı yaklaşık 150 bin kanamalı ateş vakası kaydediliyor. Bu vakaların büyük çoğunluğu Asya ve Avrupa'da görülürken, dünya genelinde bildirilen vakaların yarısından fazlasının yalnızca Çin'den kaynaklandığı belirtiliyor.