Yargıtay 12. Hukuk Dairesi kararı bozdu! Haciz izni hukuken geçersiz sayıldı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, borçlunun icra takibi sürecinde aynı dilekçede hem borcu kabul edip hem de hacze muvafakat vermesini geçersiz saydı.
Yargıtay, icra hukuku alanında uygulamayı yakından ilgilendiren bir karara imza attı. Alacaklı tarafından başlatılan icra takibi sürecinde borçlunun, aynı gün ve aynı dilekçede hem borcu kabul etmesi hem de “Mallarım üzerine haciz koyabilirsiniz” şeklinde muvafakat vermesi, Yüksek Mahkeme tarafından hukuken geçersiz sayıldı. Kararda, haciz talebinin ancak takip kesinleştikten sonra istenebileceği vurgulanarak, takip kesinleşmeden ya da onunla aynı anda verilen haciz izninin “önceden verilmiş izin” niteliğinde olduğu ve bu nedenle geçerli kabul edilemeyeceği belirtildi.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında, icra takibinin kesinleşmesi ile haciz istemi arasındaki sıraya dikkat çekildi. Gerekçede, önce takibin kesinleşmesi, ardından haczin talep edilmesi gerektiği kaydedilirken; takip kesinleşmeden veya takip ile aynı anda verilen haciz izninin, hukuki anlamda geçerlilik taşımadığı ifade edildi. Bu yaklaşım doğrultusunda, aynı dilekçeyle verilen hacze muvafakat beyanının, takip kesinleşmesinden sonra gerçekleşmiş sayılmayacağı değerlendirmesi öne çıktı.
İçtihat Bülteni Uygulaması’ndan edinilen bilgilere göre borçlu vekili; alacaklı tarafından müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını ve ödeme emrinin tebliğe çıkarıldığını aktardı. Borçlunun, haciz korkusuyla PTT şubesine giderek tebligatı elden aldığı; aynı gün icra müdürlüğüne verdiği dilekçeyle yasal sürelerden feragat edip emekli maaşının tamamının haczedilmesine muvafakat ettiği belirtildi. Bu muvafakatin geçersiz olduğu ileri sürülerek haczin kaldırılması talep edilirken, davalı alacaklı taraf şikâyetin reddini istedi.
İlk Derece Mahkemesi Haczi Kaldırdı
İlk derece mahkemesi, somut olayda muvafakat tarihinde icra takibinin henüz kesinleşmediğine dikkat çekti. Bu nedenle, takip kesinleşmeden emekli maaşından kesinti yapılmasına yönelik muvafakatin hukuken geçerli olmayacağı gerekçesiyle şikâyeti kabul etti ve emekli maaşı üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verdi.
Karara karşı alacaklı vekili istinaf yoluna başvurdu. Bölge Adliye Mahkemesi, borçlunun Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan aldığı maaşının tamamına haciz konulmasına muvafakat ettiğini, ödeme emrinin tebliğinden sonra yasal sürelerden feragat etmesinin sonuç doğuracağını belirtti. Bu gerekçeyle istinaf başvurusu kabul edildi, ilk derece kararı kaldırıldı ve şikâyetin reddine hükmedildi. Bunun üzerine borçlu vekili temyiz yoluna başvurdu.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Kararı Bozdu
Dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, borcun kabulü ile hacze muvafakatin aynı dilekçede yapılmasının, takibin kesinleşmesinden sonra gerçekleşmiş sayılmayacağını belirtti. Bu nedenle söz konusu muvafakatin geçersiz olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozdu.
Bölge Adliye Mahkemesi, önceki gerekçelerini yineleyerek kararında direndi. Direnme kararının temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu gündemine geldi.
Hukuk Genel Kurulu Son Noktayı Koydu
25 üyeyle toplanan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, emsal niteliğindeki kararıyla tartışmaya son verdi. Kurul, aynı dilekçe içinde borcun kabul edilmesi ile birlikte verilen hacze muvafakat beyanının, takibin kesinleşmesiyle aynı tarihte olduğu için geçersiz olduğuna hükmetti ve bu çerçevede emekli maaşı üzerine konulan haczin geçersiz olduğuna karar verdi.