Ukrayna ve İran’dan çıkarılan derslerle Fransa askeri doktrinini yeniden şekillendiriyor
Ukrayna’da dört yıl süren savaş ve ardından İran’daki çatışmalar, yeni savaş yöntemlerini beraberinde getirirken, bu gelişmeler dünya genelinde askeri yaklaşımlara da yansıdı.
Fransa, Ukrayna ve Orta Doğu’daki savaşlardan çıkarılan derslerden yararlanarak askeri stratejisini yeniden şekillendiriyor. Bu süreç, Paris’in geliştireceği, satın alacağı ve konuşlandıracağı silahlara ilişkin yaklaşan kararları etkiliyor. Fransa hükümeti, 8 Nisan’da güncellenmiş askeri planlama yasasını sunmaya hazırlanıyor.
Fransız Hava Kuvvetleri Komutan Yardımcısı General Dominique Tardif, ABD merkezli Politico dergisine yaptığı açıklamada, “Ukrayna’dan öğrenebileceğimiz her şeyi uyguluyoruz. Bu, ister şu anda Orta Doğu’da yaşananlarla, ister yarın doğu cephesinde karşılaşabileceklerimizle ilgili olsun, özellikle kabiliyet geliştirme açısından geçerli” dedi.
Ukrayna savaşı ve ardından Orta Doğu’daki çatışmalar, Batı cephaneliklerindeki eksiklikleri ortaya koydu. NATO güçlerinin, düşük maliyetli tehditlerle maliyet açısından etkili bir şekilde mücadele etmek için henüz tam olarak hazır olmadığı belirtiliyor. Füzelerin, imha ettikleri insansız hava araçlarına kıyasla çok daha pahalı olması bu zorlukların başında geliyor.
Tardif, İran üretimi ve Moskova ile Tahran tarafından kullanılan “Şahid” tipi insansız hava araçlarına atıfta bulunarak, “Şahid insansız hava araçlarını düşürmenin maliyetini azaltmaya yönelik geniş bir proje yelpazesi üzerinde çalışıyoruz” dedi.
Daha düşük maliyetli seçenekler arasında, Fransız ordusunun test ettiği “Fennec” helikopterlerinden insansız hava araçlarına ateş açılması ve “Rafale” savaş uçaklarının daha düşük maliyetli lazer güdümlü füzelerle donatılması yer alıyor.
Tardif ayrıca, Paris’in Fransız şirketleri Alta Ares ve Harmattan AI ile düşük maliyetli önleme amaçlı insansız hava araçları geliştirmek üzere aktif şekilde çalıştığını belirtti. Alta Ares programının henüz tam olarak faaliyete geçmediğini ancak önemli ölçüde hız kazandığını ifade etti.
Geçen hafta Fransa Savunma Bakanı Sebastien Lecornu, birçok Fransız şirketinin ayda binlerce önleme amaçlı insansız hava aracı üretebileceğini söylemiş, yeni bir fabrikanın yakında açılacağını açıklamıştı. Ayrıca Paris’in 2030 yılına kadar mühimmat için 8,5 milyar euro harcayacağını duyurdu.
Tardif, “Küçük stokların yeterli olduğu bir dünyadan, stokların genişletilmesini gerektiren yeni bir dünyaya geçiyoruz. Bu aynı zamanda üretim hatlarının iki katına çıkarılmasını da gerektirebilir. Eğer bir üretim hattımız varsa, belki iki tane olmalı. Bu da yatırım gerektirir” dedi.
Son savaşlar, hava üstünlüğünün önemini de yeniden ortaya koydu. ABD ve İsrail’in İran’da hava kuvvetlerinin büyük bölümünü imha ederek ve hava savunma sistemlerini hedef alarak hava üstünlüğü sağladığı, buna karşılık Rusya’nın Ukrayna’da aynı başarıyı elde edemediği ve bunun sonucunda savaşın bir yıpratma mücadelesine dönüştüğü belirtiliyor. Bu süreçte insansız hava araçları önemli bir unsur haline geldi.
Tardif, İsrail’in İran’daki yer tabanlı hava savunma tespit sistemlerinin yaklaşık yüzde 80’ini imha eden hava saldırılarının, hava üstünlüğünün sağlanabileceğini gösterdiğini söyledi.
Düşmanın tartışmalı bir bölgeye girmesini ve manevra yapmasını engellemeyi amaçlayan “erişimi engelleme/bölgeyi reddetme” stratejisinin kaçınılmaz olmadığını belirten Tardif, gerekli kabiliyetlerin sağlanması halinde bu stratejiyle başa çıkılabileceğini ifade etti.
Fransız Hava Kuvvetleri’nin, düşmanın hava savunma sistemlerini bastırmaya yönelik füzelerin kullanımını da incelediğini belirten Tardif, füze üreticisi MBDA’nın bu kabiliyeti içeren “Stratos” adlı bir program üzerinde çalıştığını aktardı.
Tardif, “Bu, hava üstünlüğü sağlamak için temel ve hayati öneme sahip. Bu sayede yıpratma savaşından sonuç alıcı bir savaşa geçebiliriz” dedi.
Tardif’e göre orta vadeli öncelik, Fransa’nın NATO’ya yönelik olası bir Rus saldırısına karşı hazırlık yapmasına yardımcı olmak. Fransız general, diğer askeri ve istihbarat yetkililerinin uyarılarını yineleyerek, “Rusya’nın 2028 ile 2029 yılları arasında NATO’yu test etmesi ihtimal dışı değil” dedi.
Tardif, “Doğu kanadında bir sorun yaşanması halinde, Baltık ülkelerinin savaş uçağı bulunmadığı ve Romanya’nın kapasitesinin sınırlı olduğu göz önüne alındığında, Batı Avrupa ülkelerinden pilotlar, Fransa dahil, ilk günden itibaren ön cephede yer alabilir” ifadelerini kullandı.
Fransa aynı zamanda hava üslerini daha düşük maliyetli yöntemlerle korumanın yollarını da değerlendiriyor. Tardif, “Ukraynalıların 2025’te ‘Örümcek Ağı’ operasyonunda Rusya topraklarının derinliklerindeki hava üslerini vurduğunu ve yerdeki uçakları etkisiz hale getirdiğini hatırlıyoruz” dedi.
Bununla birlikte Tardif, Fransız Hava Kuvvetleri’nin yüksek teknoloji ve maliyetli silahlardan vazgeçmeyeceğini vurguladı. Amaçlarının Ukrayna’daki gibi “donmuş bir çatışmaya” dönüşebilecek bir yıpratma savaşından kaçınmak olduğunu söyledi.
“Savunmaları aşmak ve düşman hatlarını delmek için büyük miktarda mühimmata ihtiyacımız var. Ancak aynı zamanda sonuç alıcı mühimmatlara da ihtiyacımız var” dedi.
Fransız Hava Kuvvetleri ayrıca yapay zekâ destekli ve pilotlu savaş uçaklarıyla birlikte görev yapacak “iş birlikçi savaş uçakları” olarak adlandırılan insansız hava araçlarını da inceliyor. Bu platformların, tehditleri tespit etmek ve daha hassas konum belirlemek gibi görevlerde kullanılmasının planlandığı belirtiliyor.
Bu alanda piyasada bulunan platformlar arasında Anduril şirketinin ürettiği “Fury” ve Airbus-Kratos ortak üretimi “Valkyrie” yer alıyor.