Tahıl krizi kapıda! Aydın Sezer: Anlaşma fiilen sona erebilir! Al Ain Türkçe Özel!

Tahıl Koridoru Anlaşması’nın yenilenmesine ilişkin tartışmalar devam ederken, işaretler yenilenme sürecinde sorun yaşanabileceği yönünde. Anlaşmanın yenilenmemesi, bir anlamda yeni bir tahıl krizinin yaşanmasına da yol açabilir.
Ukrayna’da yıllarca yaşanan gerilimin sıcak savaşa dönüşmesinin üzerinden bir yılı aşkın bir süre geçti. Bu süre çerçevesinde ortaya çıkan en önemli adımlardan birisi, Türkiye ve Birleşmiş Milletler’in (BM) çabaları ile imzalanan tahıl koridoru anlaşması oldu. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in her iki ülkenin başkentlerini ziyareti ile doğan süreç, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kolaylaştırıcılığı ile de imzalanmıştı.
Anlaşmanın temel perspektifinin yoksul ülkelerin gıda krizine yuvarlanmalarının önüne geçmek olarak ortaya koyulurken, imzaların atılmasından kısa süre sonra, anlaşmanın işleyişine ilişkin tartışmalar da başlamıştı. Süreci yakından takip eden dış politika analisti Aydın Sezer, önümüzdeki süreci Al Ain Türkçe’ye değerlendirdi.
“İKİ AYRI ANLAŞMA OLDUĞU PEK DE BİLİNMİYOR”
Sezer, sürecin tek bir anlaşmadan ibaret olmadığını belirterek, Ukrayna tahılının dünya pazarına çıkışına izin veren anlaşmanın imzalandığı saatlerde, Rusya’nın da BM ile Rus tahıl ve gübresinin dünya pazarına ulaşması için bir anlaşma imzaladığını anımsattı.
Sezer, “Rusya, BM ile ayrı bir anlaşma imzalarken, Tahıl Koridoru Anlaşması’nda da Rusya adına en başarılı isim Cumhurbaşkanı Erdoğan oldu.” dedi. Sezer, Rusya BM anlaşmasının bilinmesi gerektiğini söylerken, “Tahıl Anlaşması denildiğinde herkes Ukrayna ile yapılmış bir anlaşma olduğunu düşünüyor. Oysa bu Rusya’nın tahıl satışını da kapsıyor.” dedi.
Her iki anlaşmanın sonuçlarına ilişkin önemli bir ifade de kullanan Sezer, “Bu anlaşmalardan en fazla kazanan ise Türkiye oldu. Tahıl, Batı’ya mı, yoksul ülkelere mi gidiyor denilirken, en fazla geldiği adres Türkiye oldu.” dedi ve ekledi: “en çok kazanan Türkiye oldu. Bunu işleyerek de sattı.”
RUSYA’NIN İTİRAZLARI
Sezer, Rusya’nın anlaşmaya yönelik ilk günden itibaren dile getirdiği itirazları da anımsatarak, Moskova’nın öne sürdüğü gerekçeleri de aktardı, “Rusya, anlaşmaya ilk dönemden itibaren itirazlar yöneltti. Özellikle anlaşmanın yoksul ülkelere tahıl ulaşacağı şartına rağmen tahılın Batılı ülkelere gitmesine.” dedi.
Sezer, Moskova’nın kendisi adına olan kısmının uygulanmamasına sinirlendiğini de belirterek, “Rusya’nın diğer itirazı da anlaşmanın fiilen Moskova için uygulanamaz veya çok kısıtlı olarak uygulanır hale getirilmesi oldu. Liman yasaklarından, sigorta yasaklarına, navluna, Tarım Bankası’nın swap listesine alınmasına varana dek. Nihai olarak, Rusya’nın satışı için teorik olarak izin almış gözükürken, fiilen ciddi bir kısıtlama ile karşılaşıyor.” dedi.
“FİİLEN İMKANSIZ HALE GELEBİLİR!”
Sezer, Moskova’dan anlaşmanın yenilenmeyeceğine ilişikin gelen açıklama ve sinyallerin ciddiye alınması gerektiğini belirtirken, anlaşmanın uzatılması halinde dahi bunun siyasi gelişmeler ışığında geçersiz hale gelebilme riski altında olduğunu da belirtti.
Sezer, fiilen geçersiz hale gelebilme olasılığını, “Rusya, bu anlaşma ile Odessa’ya uyguladığı kuşatmayı kaldırdı. ancak, şimdi Moldova-Ukrayna arasında yer alan Transdinyester’de yükselen gerilim ardından Rusya buraya müdahil olmaya kalkarsa, Odessa’ya ilerler, anlaşma da fiilen zaten çöker bu durumda.“ ifadeleri ile ortaya koydu.