İsrail, Lübnan’da stratejik öneme sahip Ras el-Bayada bölgesine ulaştı
İsrailli askeri yetkililer, ordunun Güney Lübnan’daki kara operasyonlarını 14 kilometre derinliğe kadar genişleterek Ras el-Bayada’ya ulaştığını açıkladı.
“Walla” sitesinin İsrailli bir güvenlik kaynağına dayandırdığı habere göre, “Güney Lübnan’da görev yapan askeri birlikler perşembe gecesi sahadaki manevralarını yoğunlaştırdı ve artık İsrail sınırından daha uzak noktalarda bulunuyor. Bu birliklerin operasyonları çok sayıda büyük köyü kapsayacak şekilde genişletildi.”
Site, son 24 saat içinde İsrail ordusunun çatışmalar sırasında teslim olan bazı Hizbullah mensuplarını gözaltına aldığını ve sorgulanmak üzere güvenlik güçlerine teslim ettiğini belirtti.
İsrailli bir güvenlik kaynağı, “Bu unsurlar Beyrut’tan geldi ve moralleri oldukça düşüktü. Hatta bazıları Litani Nehri’nin kuzeyine kaçtı” dedi.
Aynı kaynak, “Bunlar ‘Kuzey Okları’ operasyonunda olduğu gibi savunma savaşı yürütmüyor. Gerilla savaşı yöntemiyle hareket ediyorlar; sığınaklarından çıkıyor, tanksavar füzeleri atıyor ya da silahlı saldırılar düzenliyor, ardından tekrar evlerde saklanıyorlar” ifadelerini kullandı.
İsrail ordusundan bir yetkili de güçlerin, İsrail sınırından yaklaşık 14 kilometre uzaklıktaki Ras el-Bayada bölgesinde Güney Lübnan’daki en derin noktaya ulaştığını söyledi.
Yetkili, “Aynı zamanda güçler, militanlara takviye ulaşmasını ve yüz binlerce sivilin Güney Lübnan’daki evlerine dönmesini engellemek amacıyla Litani Nehri üzerindeki köprüleri yıkmaya ve bazı köprülerin kontrolünü ele geçirmeye odaklanıyor” dedi.
Yetkili ayrıca, “Kara manevrasının temel hedefi, kuzeydeki yerleşim yerlerine yönelik doğrudan tanksavar ateşi tehdidini ortadan kaldırmak. ‘Kuzey Okları’ operasyonundan önce Hizbullah, kuzeydeki evleri farklı türde tanksavar füzeleriyle doğrudan hedef almış, bunun sonucunda İsrailli siviller hayatını kaybetmiş ve çok sayıda kişi zarar görmüştü” ifadelerini kullandı.
İsrail ordusunun kuzey komutanlığından bir subay ise, “Ras el-Bayada’nın önemi yalnızca taktik açıdan değil, stratejik açıdan da büyüktür” dedi.
Subay, “Bu noktanın kontrolü, İsrail ordusuna Sur ile Bekaa arasındaki bölgeleri izleme ve ateş altına alma imkânı veriyor. Bu alanlarda yüksek irtifalardan yoğun hava bombardımanı gerçekleştiriliyor. Ayrıca ileride manevranın kapsamını genişletmek için esnek bir alan sağlıyor. İsrail ordusu, kara operasyonunu güçlendirmek amacıyla ek seçenekleri de dışlamıyor” dedi.
Aynı subay, “Mevcut çabalar, arazinin analizine dayanarak kontrol altındaki bölgelere odaklanıyor. Bu analiz, Hizbullah’ın sınırdaki İsrail yerleşimlerine saldırı kapasitesini etkisiz hale getirmenin en etkili yolunun bu olduğunu ortaya koydu” ifadelerini kullandı.
Sarı hat
Öte yandan “Yediot Ahronot” gazetesi, Güney Lübnan’da 36, 91, 162 ve 146’ncı tümenlere bağlı çeşitli muharip birliklerin, Genelkurmay’ın “sarı hat” olarak adlandırdığı hat boyunca konuşlandığını yazdı. Gazete, bu hattın Gazze’deki ateşkes hattından esinlenilen geçici bir sınır çizgisi olduğunu belirtti.
Gazete, ordunun bu hattı, sınır boyunca İsrail yerleşimlerine yönelik doğrudan ateşi önlemeyi amaçlayan stratejik noktaları birbirine bağlayan geçici bir yol olarak tanımladığını aktardı.
Haberde, güçlerin bu noktalardan ilerlemeyi sürdürmesinin ve Hizbullah’ın doğrudan saldırı kapasitesini geriletmeye çalışmasının beklendiği, ayrıca bölgedeki İsrail toprakları ve askerlerini hedef alan havan ve tanksavar füze ateşinin azaltılmasının amaçlandığı ifade edildi.
Gazete, hattın doğu bölümünde Litani Nehri’nin kıvrımına kadar ulaştığını belirterek, doğuda İsrail sınırındaki Metula kasabasının kuzeydoğusundaki Hiyam yakınlarından başladığını, Litani Kanalı yakınındaki Tayyibe’den geçtiğini ve Bint Cebel’e kadar uzandığını yazdı.
Haberde ayrıca, İsrail ordusunun Bint Cebel’de çok sayıda Hizbullah mensubunun çatışmaya hazırlandığını tespit ettiğini, güçlerinin onların kaçmasını önlemek için kasabayı kuşattığını ve istihbarata dayalı hassas ateşle hedef aldığını açıkladığı belirtildi. Bu nedenle ordunun, Bint Cebel’in çatışmaların merkez noktalarından biri haline gelmesini beklediği kaydedildi.
Gazete, “Bint Cebel’den itibaren sarı hat, ordunun ‘Şii tepeleri’ olarak tanımladığı bölgelere uzanıyor ve batıda Ras el-Bayada yakınlarında sona eriyor” dedi.
İsrailli bir askeri yetkili, ordunun hâlâ İsrail’e ve Lübnan içindeki birliklere yönelik havan ve roket ateşini bastırmakta zorlandığını söyledi. Yetkili, hava kuvvetlerine ait saldırı ve keşif amaçlı insansız hava araçları da dahil olmak üzere kaynakların büyük kısmının şu anda İran cephesine yoğunlaştığını ifade etti.
Yetkili, “Görünüşe göre Hizbullah bu kısıtlamadan yararlandı. Litani Nehri’nin güneyi ve kuzeyindeki yoğun ve engebeli vadilere havan mevzileri ve tekli fırlatıcılar yerleştirdi. Aynı zamanda Güney Lübnan’daki sivillere ait evlerden de ateş açtı” dedi.
Yetkili sözlerini, “Bu geniş yayılım, İsrail ordusunu sistematik şekilde ilerlemeye, fırlatıcıların yerini tespit etmeye ve onları tek tek vurmaya zorladı. Bunların çoğu ateş açtıktan sonra hedef alındı” ifadeleriyle tamamladı.