Savcılık suç vasfını değiştirdi! Ayşe Barım'ın ceza istemi müebbete döndü
Gezi Parkı eylemlerinin “planlayıcılarından” olduğu gerekçesiyle yargılanan menajer Ayşe Barım hakkında savcılık esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye sundu; mütalaada, suç vasfı “yardım”dan “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs”e çe
Menajer Ayşe Barım’ın yargılandığı davada savcılık, esas hakkındaki mütalaasını İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sundu. Mütalaada, Barım’ın “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.
Dosyada karar aşamasına gelinirken, mahkemenin karar duruşmasını yarın yapacağı bildirildi. Yarın görülecek duruşmada, Ayşe Barım hakkında verilecek kararın açıklanması bekleniyor.
İddianamede 22–30 Yıl Talebi Vardı
İddianamede Ayşe Barım hakkında “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım” suçlamasıyla 22 ila 30 yıl hapis cezası istenmişti. Ancak duruşma savcısı, suç vasfını değiştirerek “yardım” yerine “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet talebinde bulundu.
Savcılık, daha önce mahkemeye sunduğu mütalaada iddianamedeki “yardım” suçlaması yerine, Barım’ın doğrudan iştirak kapsamında cezalandırılması gerektiğini savundu. Bu çerçevede dosyada, “yardım etme” ile “doğrudan iştirak” ayrımı üzerinden suçlamanın niteliğinin değiştiği vurgulandı.
Ayşe Barım, dizi-film sektöründe tekelleşme iddiaları kapsamında gözaltına alınmış, ardından Gezi Parkı eylemlerinin “planlayıcılarından” olduğu iddiasıyla 28 Ocak’ta tutuklanmıştı. Barım’ın, ajansına bağlı sanatçıları eylemlere yönlendirmekle suçlandığı dosyada, savcılığın değerlendirmesi mütalaa ile birlikte daha ağır bir suçlama başlığına taşındı.
Mütalaada “Gezi Eylemlerini Organize Etti” İddiası
Savcılığın mütalaasında; Gezi Parkı eylemlerinin planlı bir organizasyon şeklinde yürütüldüğü, Ayşe Barım’ın ise toplumda yüksek görünürlüğe ve etki gücüne sahip sanatçı-oyuncular üzerinden planlama, organizasyon ve yönlendirme faaliyetlerinde bulunduğu ve süreci yönettiği iddia edildi. Bu anlatım, mütalaada “yardım” değil, eylemlere “doğrudan iştirak” yaklaşımının gerekçesi olarak öne çıkarıldı.
Mütalaaya göre, eylemler sırasında oluştuğu ileri sürülen karmaşa ortamının; PKK/KCK, DHKP-C, TKP/ML-TİKKO ve MLKP örgütlerinin faaliyetlerini yürütmesi için ortam yarattığı iddia edildi. Savcılık, Ayşe Barım’ın bu süreçte hükümeti ortadan kaldırmaya ya da görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçuna iştirak ettiği iddiasını dosyaya taşıdı.
Savcılığın mütalaasında, Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 2023/12611 Esas, 2023/6359 Karar sayılı ilamına atıf yapıldı. Bu atıfla birlikte, Gezi Parkı eylemlerinin “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçunu oluşturduğu iddiası da mütalaanın dayanakları arasında gösterildi.