Özgür Özel’den uyuşturucu ve şike operasyonlarına dair açıklama
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, son dönemdeki uyuşturucu ve şike operasyonlarının siyasi algı yönetimi amacı taşıdığını savunarak, emekliler ve basın özgürlüğüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, son günlerde gündemde olan uyuşturucu ve şike operasyonlarına ilişkin değerlendirmesinde, bu adımların siyasi algı yönetimi amacıyla genişletildiğini savundu. Özel, emeklilerin ekonomik durumu, bayram ikramiyeleri ve basın özgürlüğü konularında da iktidara yönelik eleştiriler dile getirdi.
Gazeteciler Günü ziyareti ve basın özgürlüğü vurgusu
Özel, parti heyetiyle birlikte 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kapsamında Parlamento Muhabirleri Derneği’ni (PMD) ziyaret etti. Ziyarette, parlamento muhabirlerinin çalışma koşulları, basın özgürlüğü ve gazeteciliğin karşı karşıya kaldığı yapısal sorunlar üzerinde duruldu.
Gazetecilik faaliyetlerine yönelik baskıların her yıl daha da arttığını söyleyen Özel, "2025 yılı Türkiye için de demokrasi için de gazeteciler için de zor bir yıl oldu. Çok sayıda gazetecinin gözaltındayken durumunu takip ettiğim, tutuklandığında cezaevinde ziyaret ettiğim zaman zaman da tahliyelerinden sonra da geçmiş olsun dileklerini ilettiğim, içinde bulunulan süreç Türkiye'de herkes açısından zor ama doğru haber vermek, tarafsız gazetecilik yapmak isteyenler açısından iyice zorlaştırıldı" dedi.
CHP’nin güncel siyasi program çalışmasına da değinen Özel, "Biz geçtiğimiz yılı CHP olarak parti programımızı yenilediğimiz ve iktidara programımızla hazırlandığımız ve hükümet programına temel teşkil edecek bir program değişikliği yaptığımız yıldı. CHP olarak iktidara geldiğimizde basını nasıl ele geçiririzin hazırlığı içinde değiliz. Bir daha kimsenin basını ele geçiremeyeceği, karteller oluşturamayacağı, basını patronaj üzerinden siyasetin emrine sokamayacağı bir bağımsız basın ortamı için çalışmalar yapıyoruz" açıklamasında bulundu.
Meclis’te emekli eylemi ve “sosyal patlama” uyarısı
TBMM Genel Kurulu’nda emekli maaşlarının artırılması talebiyle başlatılan ve “Meclis’i terk etmeme” şeklinde sürdürülen eylemi de anlatan Özel, bunun planlı bir siyasi kampanyadan ziyade emeklilerin artan öfkesiyle şekillendiğini ifade etti. Eylemin arka planına değinen Özel, "Bu eylem bizim tasarladığımız değil adeta emekli maaşının belirginleşmesiyle birlikte emeklilerin gözündeki ateşten çıkmış bir eylem. Ben 2009'dan beri otobüsün üstünden konuşuyorum ve yerel seçimlerde 105 miting otobüsün üzerinden yaptım. 19 Mart darbesinden itibaren 79. kez otobüsün üstünde eylemdeydik. Özellikle son dönemlerde emeklilerin sayılarının arttığı mitingleri görüyoruz. Emeklilerin öfkesini çok gördüm ama gözlerinde bu kadar öfkeyle dolu bir ateşi ilk kez görüyorum. Bir sosyal patlamanın eşiğindeyiz. Meclis eliyle bu işe müdahale edilmesi gerekiyordu biz de Meclis'i AK Parti kapatıp haftasonu tatiline giderken Meclis'i kapatmama ve buraya dikkat çekme eylemi kararı aldık" dedi.
Emeklilerin iktidara desteğinin geleceğine ilişkin soruya Özel, desteğin hızla azaldığını savunarak şöyle yanıt verdi: "Etmiyor bundan sonra hiç etmez. 31 Mart seçimlerinin sonuçlarında CHP'nin en çok destek aldığı grup emeklilerdi. Son yapılan çalışmalarda da CHP emeklilerin yüzde 54'ünün oyunu alıyor görünüyor. Her yaptığımız ankette bu oran biraz daha yükseliyor. Bizim emeklilerle ilgili ortaya koyduğumuz hem mücadeleci hem de geleceğe yönelik umut verici söylemlerin yanında iktidar partisinin artık emeklilerin bırakın oy vermek selam dahi vermek istemedikleri bir partiye dönüşmüş durumda. Siyaset, öncelik belirleme ve taraf olma işi, iktidar partisi emekliden taraf olmadığını hatta sonlarda dahi yer almadığını emekliler gördü. Emekliler bırakın iktidara oy vermeyi, selam bile vermezler" yanıtını verdi.
Bayram ikramiyesi ve asgari ücret çıkışı
Bayram ikramiyeleriyle ilgili politika önerisine dair soruya da yanıt veren Özel, ikramiye tutarının asgari ücret düzeyine yükseltilmesi gerektiğini yineledi. Bu konudaki tarihsel süreci hatırlatan Özel, şu ifadeleri kullandı:
"Bizim bayram ikramiyesindeki yaklaşımımız ilk günden beri bir asgari ücret olması yönündedir. İlk başta her emekliye bir maaş ikramiye diye söylenmişti ama emekli maaşlarında çok büyük farklar var ve en mağdur kesime en az ikramiyeyi vermiş oluyoruz. Onun için biz tüm emeklilere maaşı ne olursa olsun bir asgari ücret düzeyinde ikramiye verilmesi gerektiğini savunuyoruz. Zaten en düşük emekli maaşının da bir asgari ücret olması gerektiğini söylüyoruz. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bu konuyu 2015 seçimlerinde gündeme getirdi. 1 Kasım seçimlerine giderken AK Parti Meclis çoğunluğunu kaybettiği için 'biz de vereceğiz' dediler. 2015'te verdikleri bu sözü ancak 2018'deki seçimlerden önceki bayramda yerine getirdiler. O gün için verdikleri yeterli değildi ama o gün için verdikleri ikramiye bir kurbanlık koyun alıyordu. Bugün bahsedilen emekli ikramiyesi kurbanın bir butunu almaya yetmiyor. AK Parti millletvekilleri torunlarına bundan daha çok harçlık verirler."
Uyuşturucu ve şike operasyonları: “Maksat algı yönetimi”
Gündemde geniş yer bulan uyuşturucu ve şike operasyonları hakkında değerlendirmelerde bulunan Özel, bu operasyonların siyasi boyutuna işaret ettiğini savundu. Operasyonların zamanlamasına ve kapsamına dair eleştirisini, 19 Mart sonrasındaki süreci anımsatarak şöyle dile getirdi:
"Son yapılan operasyonların iki temel amacı var. Bir tanesi 19 Mart operasyonundan sonra bir ay geçti ve toplumun yüzde 55'i bunun siyasi olduğunu düşünüyordu yüzde 25'i hukuki olduğunu düşünüyordu, toplumun yüzde 20'si de görüş bildirmiyordu. 9 ay boyunca bir propoganda yaptılar ve iddianame çıkınca neler olacak dediler. İddianame çıktı ve biz haklı çıktık. Yani ne 560 milyar yolsuzluk çıktı ne bin 200 cep telefonu çıktı ne bavullarda para çıktı. İddianame sonrasında bunun siyasi olduğunu düşünenler yüzde 60'a çıktı. Sonuçta birbirinin gözünün içine bakamayan iki kişi Akın Gürlek ile Tayyip Erdoğan oldu. Böyle olunca bu yapılan işlerin siyasi olduğu o kadar ortaya çıktı ki bu sefer çok sayıda toplum kesimine operasyon yapılsın 'bakın sadece CHP'ye değil topçusuna da popçusuna da yapılıyor' denilsin. Bu meselenin özü şu; Türkiye'de şike var mı, var, uyuşturucu var, yasadışı bahis var ama 23 yıldır da bu ülkeyi yöneten bir iktidar var. Bu pislik buraya kadar geldiyse herhalde CHP yüzünden gelmedi. Devraldıkları ülkede olmayan bir sürü rezalet bugün bu kadar baş edilemez hale geldiyse bunun müsebbibi iktidar. Kendi yarattıkları bataklıkta sivrisineklerin peşine düşmüşler. Bu mesele üzücüdür ama maksat algı yönetimi."
Muhalefet ilişkileri ve ortaklaşma tartışmaları
Özel, muhalefet partileriyle yürütülen temaslara ilişkin bir soru üzerine, işbirliği alanlarını genişletmeyi hedefleyen bir ziyaret trafiği planladıklarını aktardı. Seçim güvenliği başta olmak üzere çeşitli başlıklarda ortak zemin arayışını şöyle anlattı:
"Seçim güvenliğinden başlayarak 8-10 temada bütün partileri ziyaret edeceğiz. Adalet ve Kalkınma Partisi sorun olduğunu reddedebilir ama bütün muhalefet partileriyle hem dayanışmayı hem birlikte mücadele konusunu çalışıyoruz" dedi.
TBMM Genel Kurulu’ndaki eyleme diğer muhalefet partilerinin de destek ziyaretinde bulunduğunu belirten Özel, muhalefet blokunun uyumuna ilişkin değerlendirmesinde ise şu ifadeleri kullandı: "Bir parti bir eylem yaptığında diğeri gidip eyleme katılmaz ama gider dayanışmasını gösterir. Öbür türlü bir başka partinin eylemini sahiplenseniz o partinin kendi özgün alanlarına da müdahale olur. Biz de aynısını yapıyoruz. Muhalefetin ortaklaşma sorunu yok, iktidar bloğunun ortaklaşma sorunu var" dedi.