İYİ Parti'de Genel Başkan seçildi! Tüm delegelerin ortak kararı Dervişoğlu
İYİ Parti’nin Büyük Ankara Kongre Merkezi’ndeki 4. Olağan Kurultayında tek aday olan Müsavat Dervişoğlu, 1180 delegenin tamamının oyuyla yeniden genel başkan seçildi.
İYİ Parti 4. Olağan Kurultayı, Büyük Ankara Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kurultayda genel başkanlık seçimi için yapılan oylamada, tek aday olarak yarışan Müsavat Dervişoğlu, delegelerin tamamının oyunu alarak yeniden İYİ Parti Genel Başkanı oldu.
“Adalet Ve Eşitliğin Tükendiği Eşikte Kurulduk” Mesajı
Kurultay konuşmasında, partinin eski genel başkanı Meral Akşener’e ve partide emeği geçenlere teşekkür eden Dervişoğlu, İYİ Partinin “adalet ve eşitliğin tükendiği” bir eşikte kurulduğunu söyledi. Keyfiliğe, şahsiliğe ve otoriterliğe karşı, milli ve cumhuriyetçi bir refleksle ortaya çıktıklarını belirten Dervişoğlu, partinin kuruluş gerekçesini bu çerçevede anlattı.
Dervişoğlu, son dönemde dünyada yaşanan gelişmelere dikkat çekerek, dünyanın bir otoriterlik ve keyfilik açmazının pençesinde olduğunu dile getirdi. Latin Amerika, Rusya ve Uzak Asya’daki gelişmelerin yanında, 25 yıldır millet-devlet bağları aşındırılan ve kimlik çatışmalarıyla dengesi bozulan Orta Doğu’ya işaret eden Dervişoğlu, büyük emperyal güçlerin dışarıdan meşruiyet aşılayarak kendilerine bağımlı iktidarlar yarattığını savundu. Konuşmasında Netanyahu üzerinden örnek vererek, kan dökmeyi olağan kılan bir düzenin kurulduğunu söyledi; Suriye’den Irak’a, Gazze’den İran’a ve Türkiye’ye kadar uzanan hatta “Iraklaşmak, Lübnanlaşmak ve Gazzeleşmek” uyarısında bulundu.
TBMM Ve Cumhuriyet Mesajı: “Birinci Vazife”
Türkiye’nin temel değerlerinin TBMM’de tartışmaya açıldığını ileri süren Dervişoğlu, içerideki ve dışarıdaki gelişmelerin Türk milletini ve Türkiye Cumhuriyeti’ni hedef aldığını savundu. “Gazi Mustafa Kemal’in bir asır önce tevdi ettiği ‘birinci vazife’yi yerine getirmenin hepimizin asli sorumluluğu olduğunu” ifade eden Dervişoğlu, cumhuriyetin ve milletin bütünlüğünün fikren ve hukuken muhafaza edileceğini, bu uğurda ödenecek her bedelin de boyun borcu olduğunu söyledi.

Ekonomi, İstihdam Ve Parlamenter Sistem Mesajları
“Türkiye büyük bir ülkedir” vurgusuyla konuşmasını sürdüren Dervişoğlu, hürriyet, Cumhuriyet, demokrasi, bağımsızlık ve insan haklarının Türkiye tarafından kendi gayreti ve medeniyet ışığıyla taşınacağını belirtti. İktidara gelmeleri durumunda kamuya emanet edilen kaynakların en doğru ve etkin şekilde kullanılacağını, ekonomik risklerin yönetileceğini ve katma değeri yüksek teknoloji odaklı üretimle Türk insanının girişimciliğine tüm dünyanın şahit olacağını dile getirdi.
Dervişoğlu, “Hesaplı ve kaliteli yaşayan bir Türkiye” hedefini anlatırken, hür teşebbüsün prangalarını çözeceklerini, alın teriyle kazanan insanların kayıt içi, güvenceli ve güvenli işlerde çalışacağını söyledi. Türkiye’nin bir üretim ve ihracat üssü olacağını belirten Dervişoğlu, Anadolu’nun “yıldız şehirleri” ile anılacağını ifade etti.
Konuşmasının devamında “Hakça kazanacak, adilce bölüşeceğiz” diyen Dervişoğlu, gelir ve servet dağılımını gözeten, etkin ve verimli yönetilen bir devlet kapasitesi kuracaklarını söyledi. Sosyal güvenlik ve yardımların “sadaka ekonomisi” girdabından kurtarılacağını vurgulayan Dervişoğlu, vatandaşın devletten sadaka değil hakkını alacağını ifade etti. Sorunun yanlışların bilinmemesi değil, doğruların bile isteye yapılmaması olduğunu savundu ve mevcut düzenin yürümediğini belirterek “çarpık düzeni değiştirmeye” geldiklerini söyledi.
İYİ Parti olarak parlamenter sistemi savunduklarını ve savunmaya devam edeceklerini kaydeden Dervişoğlu, demokrasi tarihindeki 200 yıllık deneyimin bunu gösterdiğini dile getirdi. Emeklilerin, memurların, emekçilerin, esnafın, çiftçinin ve iş dünyasının geleceği planlamayı bırakıp bugünü kurtarmanın derdine mahkûm edildiğini savunan Dervişoğlu, yapılan güzel işlerde taş üstüne taş koyan herkesi takdir ettiklerini, hiçbir hizmete karşı “rijit” bir duruş sergilemelerinin söz konusu olmadığını söyledi; buna karşın Türk milletinin yaşadığı sıkıntıların kaynağının iktidarın yanlış politikaları ve uygulamaları olduğunu ileri sürdü ve “Bu iktidarda artık bir umut ışığı yoktur, İYİ Parti’nin güneşi yükselmek durumundadır” ifadelerini kullandı.