İran'da Rejim Halk Desteği İçin Eski Mitleri ve Yapay Zekayı Kullanıyor
İran yönetimi, savaş ortamında halkın desteğini kazanabilmek ve artan hoşnutsuzluğu bastırmak amacıyla yapay zeka ile üretilen propaganda videolarına ve geçmişte mesafeli yaklaştığı tarihi efsanelere yöneldi.
İran rejimi, savaşın getirdiği yıkımın ortasında vatandaşların desteğini sağlamak için yeni bir propaganda kampanyası yürütüyor. Dini lider Mücteba Hamenei'nin posterlerinin sokaklarda yer aldığı ülkede, Tahran yönetiminin savaşa halk desteği bulma çabası, yapay zeka tarafından üretilen ilginç videolarla destekleniyor.
Dolaşıma sokulan ve klasik savaş propagandası unsurları taşıyan videolardan birinde, "Rami" adlı bir figür öne çıkarılıyor. Videoda Rami; askerler, babalar, çocuklar, peçeli ve peçesiz kadınlardan oluşan geniş bir kalabalığın umutlu bakışları arasında yay kirişini kulağına götürüyor. Fırlatılan ok, İran'ın ünlü simge yapılarının ve denizin üzerinden geçerek doğrudan bir Amerikan uçak gemisine isabet ediyor. Bu yapay zeka üretimi video, son haftalarda eski Dışişleri Bakanı Cevad Zarif'in de aralarında bulunduğu rejim yetkilileri tarafından paylaşılarak sahadaki çatışmalara paralel bir propaganda savaşının yürütüldüğünü gösteriyor.
İngiliz Basını: "Tarihi Mirası Kontrol Etmeye Çalışıyorlar"
İngiliz The Telegraph gazetesi, İran rejiminin bu propaganda savaşında ülkenin edebi ve tarihi mirasını kendi kontrolü altına almaya çalıştığını yazdı. Gazetenin analizine göre, milyonlarca İran vatandaşı için eski mitler, en karanlık dönemlerde rejimin etrafında toplanma nedeni olmaktan ziyade, rejime karşı direnişin bir sembolü olarak görülüyor. Bu durum, söz konusu propaganda videolarının halk arasında alaycı tepkilerle karşılanmasına yol açtı.
St. Andrews Üniversitesi'nde İran tarihi profesörü olan Ali Ansari, The Telegraph'a yaptığı değerlendirmede rejimin yaklaşımını şu sözlerle ifade etti: "Rejimin sorunu, bu mitleri kendi amaçlarına hizmet edeceğine inandığı zaman kullanmasıdır."
1979'dan Bugüne Mitler ve Rejimin İkilemi
İran'ın İslam dışı kralları ve tarihi şahsiyetlerini de barındıran geçmişi ile mitleri, rejim için uzun süredir bir ikilem oluşturuyor. 1979 devriminden bu yana yönetim, klasik İran edebiyatında sıkça yer alan kırmızı şarap gibi unsurları büyük ölçüde görmezden gelmeye veya önemsizleştirmeye çalıştı; hatta edebi metinlerdeki kırmızı şarabın yalnızca üzüm suyu olduğunu iddia etti.
Buna karşın Profesör Ali Ansari, eski mitlerin ulusal bilinç üzerindeki etkisinin hiçbir zaman göz ardı edilemeyecek kadar güçlü olduğunu vurguluyor.
Sürgündeki İranlı gazeteci Meryem Mazrouei ise bu derin bağın yakın zamandaki bir örneğine dikkat çekti. Mazrouei, hayatını İran mitlerini konu alan filmlere adayan ve çalışmaları 1980'lerde rejim tarafından yasaklanan deneyimli film yapımcısı Behram Beyzai'nin ölümünün ardından ülkeyi saran yas dalgasının, halktaki bu duygunun ne kadar köklü olduğunu bir kez daha hatırlattığını belirtti.
Gelinen noktada İran rejimi, vatandaşlarını kendi savunma hattına çekebilmek için verdiği telaşlı mücadelede, uzun yıllar boyunca karşı çıktığı tarihi mitleri sahiplenmeye çalışıyor.