İran-ABD Savaşı Üçüncü Gününde Derinleşiyor: Enerji Krizi Büyüyor, Bölgesel Cepheler Genişliyor
28 Şubat'ta başlayan ABD-İran savaşı 3. gününde küresel krize dönüştü. Hamaney'in ölümü ve karşılıklı ağır kayıplar sonrası enerji fiyatları sıçrarken, çatışmaların Hürmüz Boğazı ve bölgeye yayılması bekleniyor.
28 Şubat 2026 sabahı başlayan İran-ABD savaşı üçüncü gününde artık iki ülke arasındaki sınırlı bir askeri gerilim olmaktan çıkmış, Ortadoğu’nun tamamını ve küresel piyasaları etkileyen çok boyutlu bir krize dönüşmüş durumda. 2 Mart 2026 akşamı itibarıyla çatışmaların hem askeri hem ekonomik hem de siyasi boyutu derinleşirken, sahadan gelen veriler savaşın kısa sürede sona ermeyeceğine işaret ediyor.
İran İçinde Geniş Çaplı Hava Operasyonları
ABD ve İsrail’in koordineli şekilde yürüttüğü hava ve deniz operasyonlarında İran genelinde 1000 ila 2000 arasında askeri hedefin vurulduğu bildiriliyor. Bu hedefler arasında balistik füze üsleri, hava savunma sistemleri, Devrim Muhafızları’na ait komuta merkezleri, radar ağları, insansız hava aracı depoları ve stratejik mühimmat tesisleri bulunuyor. Operasyonlarda B-2 ve B-52 tipi stratejik bombardıman uçakları, F-35 ve F-15 savaş uçakları, denizaltılardan fırlatılan seyir füzeleri ve yüksek irtifa insansız sistemler kullanıldı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı kaynakları, İran donanmasına ait en az 9 savaş gemisinin batırıldığını, Bandar Abbas çevresindeki deniz kuvvetleri altyapısının ağır hasar aldığını açıkladı.
Artan Can Kayıpları ve İlk Amerikan Zayiatı
İran tarafında kayıplar hızla artıyor. Son resmi ve yarı resmi açıklamalara göre en az 555 kişi hayatını kaybetti, 1300’ün üzerinde yaralı bulunuyor. Ölenler arasında üst düzey askeri isimler ve güvenlik bürokrasisinden yetkililer yer alıyor. Çatışmalarda İsrail’de 10 sivil yaşamını yitirdi, yaklaşık 450 kişi yaralandı.
ABD ordusu da savaşın başlamasından sonra ilk doğrudan kayıplarını verdiğini açıkladı: 4 Amerikan askeri öldü, en az 5 asker ağır yaralandı. Bu kayıpların büyük kısmının İran’ın balistik füze saldırıları sırasında meydana geldiği bildirildi. Ayrıca Kuveyt hava savunma sistemlerinin yanlış angajman sonucu 3 Amerikan F-15 savaş uçağını düşürdüğü, pilotların kurtarıldığı açıklandı.
Hamaney’in Ölümü ve İran’da Güç Dengesi
Savaşın en kritik gelişmelerinden biri ise İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in hayatını kaybetmesi oldu. İlk saatlerde iddia olarak geçen bilgi, İran devletine yakın kaynaklar ve uluslararası ajanslar tarafından doğrulandı. Hamaney’in ölümü, 1989’dan bu yana süren liderlik döneminin ani ve savaş koşullarında sona ermesi anlamına geliyor.
Bu gelişme yalnızca askeri dengeleri değil, İran iç siyasetini ve güç yapısını da kökten etkileyebilecek bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor. Tahran’da geçici yönetim mekanizmalarının devreye sokulduğu, Devrim Muhafızları’nın güvenlik kontrolünü artırdığı belirtiliyor.
Füze ve İHA Saldırıları Bölgeye Yayılıyor
İran, ABD ve İsrail saldırılarına balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla karşılık vermeye devam ediyor. ABD Merkez Komutanlığı, İran’ın bölgede 14 sivil hedefi vurduğunu açıkladı. Bu hedefler arasında Dubai ve Kuveyt’teki havalimanları, liman tesisleri ve yerleşim alanları bulunuyor.
İran destekli milis grupların da çatışmalara aktif biçimde katılmasıyla savaş Lübnan, Irak ve Körfez hattına yayıldı. Hizbullah’ın İsrail’in kuzeyine yüzlerce roket fırlattığı, İsrail’in buna karşılık Lübnan içindeki askeri altyapıyı hedef aldığı bildiriliyor. Irak’ta İran’a yakın milisler ABD üslerine saldırılar düzenledi.
Enerji Piyasalarında Sert Yükseliş
Enerji piyasaları savaşın ilk üç gününde sert tepki verdi. Avrupa doğal gaz piyasasında referans kontrat fiyatları kısa sürede yüzde 25’e varan artış gösterdi. LNG sevkiyatındaki aksama ve tanker rotalarının değişmesi fiyat baskısını artırdı.
Brent petrol fiyatı savaşın ardından yüzde 13 yükselerek varil başına 82 dolar seviyesine çıktı, ardından 78 dolar civarında dengelendi. ABD ham petrolü 72–75 dolar aralığında işlem görüyor. Enerji analistleri, Hürmüz Boğazı’ndaki riskin kalıcı hale gelmesi durumunda petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkabileceğini belirtiyor.
Hürmüz Boğazı Küresel Ticaretin Dar Boğazı
Hürmüz Boğazı çevresindeki askeri hareketlilik küresel ticaret açısından en kritik risk başlığı haline gelmiş durumda. Dünya petrol ve LNG sevkiyatının yaklaşık yüzde 20’si bu dar geçitten sağlanıyor. Son 48 saat içinde en az 150 petrol tankeri ve ticaret gemisinin geciktiği ya da rotasını değiştirdiği bildirildi.
Deniz sigorta primleri keskin şekilde yükseldi; bazı sigorta şirketleri bölgeyi “yüksek savaş riski” kategorisine aldı. Analizlere göre çatışmanın uzaması halinde küresel enerji arzının yaklaşık yüzde 15’i ve 3 trilyon dolara yaklaşan yıllık deniz ticareti doğrudan risk altına girebilir.
Küresel Piyasalarda Şok Dalgası
Finans piyasaları da bu tabloya kayıtsız kalmadı. ABD borsalarının vadeli işlemleri yaklaşık yüzde 1 gerilerken Almanya DAX endeksi yüzde 1,9, Fransa CAC 40 endeksi yüzde 1,7 düşüş kaydetti. Altın fiyatları güvenli liman talebiyle yüzde 3’ten fazla yükseldi. Küresel oynaklık endeksleri son ayların en yüksek seviyesine çıktı.
Avrupa Birliği yetkilileri kısa vadede doğrudan bir enerji arz kesintisi beklemediklerini açıklasa da piyasalar temkinli seyrediyor.
Küresel Krize Doğru
Savaşın henüz üçüncü gününde ortaya çıkan tablo, çatışmanın sınırlı bir askeri operasyon olarak kalma ihtimalinin zayıfladığını gösteriyor. İran’daki liderlik değişimi, çok cepheli askeri yayılma, enerji arzı üzerindeki baskı ve küresel piyasalardaki dalgalanma bir araya geldiğinde, bu krizin yalnızca bölgesel değil küresel sonuçlar doğurma potansiyeli taşıdığı açıkça görülüyor.
Önümüzdeki günler, hem askeri sahadaki gelişmeler hem de diplomatik girişimlerin başarısı açısından belirleyici olacak.