Gübre kıtlığı küresel gıda fiyatlarını felakete sürüklüyor
İngiltere’nin önde gelen tarım şirketleri, gübre krizinin gelecek yıl küresel piyasaları vurabilecek bir “gıda bombasına” dönüşebileceği uyarısında bulundu.
İngiliz The Guardian gazetesinin yayımladığı habere göre, Orta Doğu’da devam eden savaş çiftçiler için gübre maliyetlerini yüzde 70’e kadar artırdı. Bu durumun Avrupa’dan Afrika ve Asya’ya kadar uzanabilecek yeni bir gıda enflasyonu dalgasına yol açabileceği endişesi büyüyor.
Uyarı, İngiltere’nin en köklü tarım ve gayrimenkul şirketlerinden biri olan, Westminster Dükü ailesinin kontrolündeki İngiliz “Grosvenor” Grubu’nun CEO’su Mark Preston’dan geldi. Preston, küresel enerji ve gübre ticaretinin ana damarlarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığı krizinin, gıda üretiminde kullanılan temel maddelerin uluslararası tedarikini şimdiden boğmaya başladığını söyledi.
Preston, savaşın geçen şubat ayının sonunda başlamasından bu yana gübre fiyatlarının sert şekilde yükseldiğini belirterek, mevcut krizin yalnızca petrol meselesi olmadığını, azotlu gübre üretiminin doğal gaza bağımlılığı nedeniyle küresel gıda güvenliğine doğrudan tehdit oluşturduğunu ifade etti.
“Felaket gelecek yıl yaşanacak”
Preston, İngiliz çiftçilerin çoğunun mevcut tarım sezonunu atlatabildiğini çünkü gübrelerin krizin derinleşmesinden önce kullanıldığını söyledi. Ancak asıl riskin, birçok çiftçinin fiyatların düşmesini veya jeopolitik durumun sakinleşmesini bekleyerek gübre alımını ertelemesi nedeniyle gelecek yıl ortaya çıkacağını kaydetti.
“Çiftçiler şu anda beklemede. Ancak kriz yakın zamanda düzelmeyebilir. Bir sonraki etki sadece İngiltere ile sınırlı kalmayacak, küresel olacak. Çünkü gübre ticaretinin büyük bir kısmı Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor” dedi.
Hürmüz Boğazı, sıvılaştırılmış doğal gaz ile üre ve azotlu gübre üretiminde kullanılan hammaddelerin geçtiği dünyanın en önemli deniz yollarından biri olarak kabul ediliyor. Nakliye trafiğinin aksaması ve yüzlerce geminin boğaz sularında mahsur kalmasıyla birlikte küresel tedarik zincirleri benzeri görülmemiş baskılarla karşı karşıya kalmaya başladı.
Preston, bazı çiftçilerin gübre kullanımını azaltmak için kış ekimleri yerine ilkbahar tarımını genişletmeye yönelebileceğini söyledi. Ancak bu çözümlerin geçici olduğunu ve kriz sürerse küresel gıda fiyatlarındaki artışı engelleyemeyeceğini vurguladı.
Yoksul ülkeler alarmda
Hürmüz Boğazı’ndaki kapanmanın veya deniz taşımacılığındaki aksaklıkların sürmesi halinde, özellikle ithalata bağımlı gelişmekte olan ülkelerde ciddi gübre kıtlığı yaşanabileceğine yönelik uluslararası endişeler artıyor.
Dünyanın en büyük gübre üreticisi olan Norveç merkezli “Yara” şirketi de Orta Doğu’daki savaşın bazı yoksul Afrika ülkelerinde gıda kıtlığına ve ciddi fiyat artışlarına yol açabileceği uyarısında bulunmuştu.
Mevcut kriz, küresel tarım tedarik zincirlerinin kırılganlığını da gözler önüne seriyor. Petrol piyasasının aksine, gübre üretiminde kullanılan azot kaynaklarının yerini kısa sürede doldurabilecek yeterli alternatif bulunmuyor.
“Grosvenor” Grubu, çiftliklerinde kısmen organik gübre ve hayvan gübresi kullansa da krizin, artan üretim maliyetleri ve çiftçilerin uzun vadeli planlama kapasitesindeki düşüş nedeniyle tüm tarım sektörünü etkileyeceğini kabul etti.
Şirket, Cheshire bölgesindeki Britanya’nın en büyük çiftliklerinden birini yönetmenin yanı sıra Londra’nın merkezinde büyük lüks gayrimenkul yatırımlarına da sahip bulunuyor.
Gözlemciler, Orta Doğu’daki gerilimin sürmesi halinde dünyanın yeni bir gıda enflasyonu dalgasıyla karşı karşıya kalabileceğini belirtiyor. Küresel piyasaların ise son yıllardaki tedarik zinciri krizleri, ticaret savaşları ve yükselen enerji maliyetlerinin etkilerinden henüz tam olarak kurtulamadığı ifade ediliyor.