Dini liderin yokluğu müzakereleri ağırlaştırıyor! Mücteba Hamaney’in sessizliği Tahran’ı zorluyor
Tahran’daki karar alma çevreleri, savaşı sona erdirecek bir uzlaşıya ulaşma çabalarının yoğunlaştığı bir dönemde, dini lider Mücteba Hamaney’in kamuoyu önündeki dikkat çekici yokluğu nedeniyle son derece hassas bir siyasi çıkmazla karşı karşıya bulunuyor.
Wall Street Journal gazetesine göre, devam eden bu yokluk İran’daki siyasi çevrelerde, Mücteba Hamaney’in ülkenin yakın tarihindeki en karmaşık dönemlerden birini yönetme kapasitesine ilişkin soru işaretlerini artırıyor.
ABD istihbarat kaynakları ile İranlı yetkililere dayandırılan bazı iddialarda, Mücteba Hamaney’in geçen şubat ayında düzenlenen bir hava saldırısında ağır yaralandığı öne sürüldü. Söz konusu saldırıda eşi, oğlu ve eski dini lider Ali Hamaney’in hayatını kaybettiği belirtiliyor.
Bu olaydan bu yana yeni dini lider kamuoyu önünde görünmezken, kendisine ait herhangi bir ses ya da görüntü kaydı da yayımlanmadı. Varlığı yalnızca yazılı açıklamalar ve bazı gözlemcilerin gerçekliğini sorguladığı resmi fotoğraflarla sınırlı kaldı. Bazı uzmanlar, bu görsellerin gelişmiş teknik düzenlemelerden geçirildiğini veya yapay zekâ araçlarıyla üretildiğini öne sürüyor.
Dini liderin yokluğu, İran yönetiminin savaşı sona erdirmeye yönelik kritik müzakere sürecine girdiği bir dönemde daha da dikkat çekici hale geldi. Devam eden görüşmeler, ABD ile anlaşmaya varılması için verilebilecek tavizler konusunda yönetim içindeki kanatlar arasında belirgin görüş ayrılıklarını ortaya çıkardı.
Dini liderden net bir tutum gelmemesi nedeniyle, sertlik yanlısı muhafazakâr çevrelerin müzakere sürecinin öne çıkan isimlerine yönelik eleştirileri arttı. Bu isimlerin başında Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf geliyor.
Analistler, ortaya çıkan liderlik boşluğunun sistem içindeki güç dengelerini etkilediğini değerlendiriyor. İran’da kritik dönemeçlerde dini liderin farklı güç merkezleri arasındaki anlaşmazlıkları doğrudan müdahaleyle çözüme kavuşturması alışılmış bir durum olarak görülüyor.
Gözlemciler, Humeyni’nin İran-Irak savaşını sona erdirme kararını ve Ali Hamaney’in 2015 nükleer anlaşması müzakerelerinde iç ayrılıkları yönetirken sürece açık siyasi destek vermesini örnek gösteriyor.
Tartışmaları yatıştırma çabası kapsamında İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Mücteba Hamaney ile iki buçuk saat süren uzun bir görüşme yaptığını açıkladı. Ancak görüşmenin zamanını ve yerini açıklamaması, konuşmanın içeriğine dair ayrıntı vermemesi soru işaretlerinin sürmesine neden oldu.
İran güvenlik güçleri uzmanı ve Tennessee Üniversitesi Chattanooga kampüsünde yardımcı doçent olan Said Golkar ise, “Pezeşkiyan hem rejim karşıtlarını hem de destekçilerini, Mücteba’nın öldüğü için değil güvenliği nedeniyle saklandığına ikna etmeye çalışıyor” dedi.
Tüm bu açıklamalara rağmen İran uzmanları, yeni dini liderin uzun süreli yokluğunun büyük ihtimalle sağlık veya siyasi nedenlerden kaynaklanan bir yetersizliği işaret ettiğini ve bu nedenle kritik dönemde görevlerini tam anlamıyla yerine getiremediğini değerlendiriyor.
Uzmanlara göre Pezeşkiyan yönetimi çifte bir sınavla karşı karşıya bulunuyor: Bir yandan savaşı sona erdirmeye yönelik zorlu müzakereleri sürdürmek, diğer yandan ise İran kamuoyunu, liderlik kurumunun hâlâ güçlü ve karar alma kapasitesine sahip olduğuna ikna etmek zorunda. Çünkü herhangi bir anlaşmaya siyasi ve tarihsel meşruiyet kazandırması beklenen kişi hâlen sahnede görünmüyor.