Amerika ile anlaşma tıkandı! “Paydari” İran'da bir iktidar mücadelesini ateşledi
“Paydari Cephesi”, İran’da süren nüfuz mücadelesinde önemli bir aktör haline gelirken, bazı gözlemciler grubun ABD ile olası bir anlaşmayı engellemeye çalıştığını değerlendiriyor.
İran’ın en sert çizgideki siyasi hareketlerinden biri olarak görülen “Paydari Cephesi”, ilk olarak 2011 yılında kurulan bir seçim listesi olarak ortaya çıktı. ABD ile İran arasındaki müzakerelerin kritik bir aşamaya girmesiyle birlikte grup, Washington ile olası herhangi bir anlaşmayı engellemek için çabalarını artırdı.
CNN’e göre, bu grubun tutumu ABD Başkanı Donald Trump’ın İran içinde görüş ayrılıkları bulunduğuna ilişkin açıklamalarını güçlendirdi.
Söz konusu akım, Trump ile 2015 yılında İran ile dünya güçleri arasında imzalanan nükleer anlaşmanın “hata” olduğu görüşünü paylaşsa da bunu farklı gerekçelerle savunuyor. Grubun Batı karşıtı söylemleri, İran’daki muhafazakâr sertlik yanlılarının bile ötesine geçiyor. Bu nedenle İran yönetiminin hareketi kontrol altına alma girişimlerinin şu ana kadar sonuçsuz kaldığı belirtiliyor.
İran yönetimi, karşı karşıya olduğu en büyük varoluşsal tehdit ortamında birlik görüntüsü vermeye çalışırken, aşırı muhafazakâr bu hareket medya, parlamento ve sokakta ABD ile yapılacak herhangi bir anlaşmaya karşı kampanyalarını yoğunlaştırdı. Grup, İran’ın ancak “Washington’u yenerek” uygun bir anlaşma elde edebileceğini savunuyor.
CNN’in haberinde, “Direniş Cephesi” olarak da bilinen grubun gözlemciler tarafından sıklıkla “aşırı radikal devrimciler” olarak tanımlandığı aktarıldı.
Alman Uluslararası ve Güvenlik İşleri Enstitüsü’nde misafir araştırmacı olan Hamid Rıza Azizi ise grubun, ABD ve İsrail ile yaşanan çatışmayı “sonsuz bir mücadele” olarak gördüğünü söyledi.
Bu grubun son iki ayda yükselişe geçmesi, eski dini lider Ali Hamaney’in geçen şubat ayı sonunda hayatını kaybetmesinin ardından İran’daki nüfuz mücadelelerini de gözler önüne seriyor.
Geçen ay boyunca İranlı yetkililer, bir yandan Washington ile müzakereleri sürdürürken diğer yandan Paydari Cephesi de dahil olmak üzere İran siyasetindeki etkili güçleri dengelemeye çalıştı.
Geçtiğimiz ay Pakistan’da Amerikalı müzakerecilerle yapılan görüşmelere bu gruptan isimlerin dahil edilmesi, Tahran’ın iç birlik görüntüsü verme çabası olarak yorumlandı.
Buna rağmen grup, İran içinde müzakere heyetini daha açık şekilde eleştirmeye başladı. Uzmanlara göre bu durum, Trump’ın geçen ay İran yönetimini “bölünmüş ve kaotik” olarak nitelendirmesine yol açtı.
Buna karşılık İran liderleri, aralarında yeni dini lider Mücteba Hamaney’in de bulunduğu isimler, Trump’ın açıklamalarının ardından birlik mesajları verdi. Ancak sertlik yanlısı akım, müzakerecileri İran’a sadık olmamakla ve Hamaney’in belirlediği kırmızı çizgileri aşmakla suçlayarak iç gerilimi artırmayı sürdürdü. Bu kırmızı çizgiler arasında İran’ın nükleer programına ilişkin herhangi bir müzakere de bulunuyor.
“Paydari Cephesi” içinde birçok kişi, ABD ile bir anlaşma ihtimalinin düşünülmesini bile bir tür teslimiyet olarak değerlendiriyor.