BAE'nin OPEC ve OPEC+'tan çıkmasının ardından Brent petrolün kazanımları azaldı
Petrol fiyatları, Birleşik Arap Emirlikleri’nin OPEC ve OPEC+’tan çıktığını açıklamasının ardından salı günü işlemlerde kazançlarının bir kısmını geri verdi.
Bu yazının yazıldığı sırada Brent petrolün varil fiyatı yüzde 2,77 artışla 104,51 dolar seviyesinde işlem görürken, ABD ham petrolü West Texas Intermediate yüzde 3,65 yükselişle 99,89 dolardan işlem gördü.
Daha önce gün içinde, haziran vadeli Brent petrol işlemleri 3,37 dolar ya da yüzde 3,1 artarak 111,60 dolara kadar yükselmişti. Önceki seansta yüzde 2,8 artış kaydeden Brent petrol, 7 Nisan’dan bu yana en yüksek kapanış seviyesine ulaşmış ve yedinci gün üst üste yükselmişti.
ABD ham petrolü de haziran teslimi için 3,72 dolar ya da yüzde 3,7 artışla 100,09 dolara çıktı. Böylece fiyatlar 13 Nisan’dan bu yana ilk kez 100 doların üzerine çıktı.
Ancak gün içinde Birleşik Arap Emirlikleri’nin OPEC ve OPEC+’tan çıkma kararını açıklamasıyla bu kazançların bir kısmı silindi.
BAE daha önce, söz konusu kararın 1 Mayıs 2026 itibarıyla yürürlüğe gireceğini duyurmuştu. Ülkenin OPEC üyeliği 1967’de Abu Dabi üzerinden başlamış, 1971’de Birleşik Arap Emirlikleri’nin kurulmasının ardından da devam etmişti. Bu süreçte BAE’nin küresel petrol piyasasının istikrarına katkı sağladığı ifade edildi.
Öte yandan bir ABD’li yetkili, Donald Trump’ın İran’ın savaşı sona erdirmeye yönelik son teklifinden memnun olmadığını söyledi. İranlı kaynaklar ise Tahran’ın önerisinin, çatışmalar sona erene ve deniz anlaşmazlıkları çözülene kadar nükleer program konusuna değinmemeyi içerdiğini aktardı.
Trump’ın öneriden memnun olmaması, müzakerelerin çıkmaza girdiği şeklinde yorumlanırken, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması ve ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukayı sürdürmesi küresel arzı etkileyen başlıca gelişmeler arasında yer aldı.
Jorge Leon, petrol fiyatlarının 110 doların üzerine çıkmasının piyasaların jeopolitik riskleri hızla yeniden fiyatladığını gösterdiğini söyledi.
Leon, barış görüşmelerinin tıkanması ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik net bir yol haritası bulunmaması nedeniyle piyasaların küresel arzda kesinti ihtimalini fiyatladığını belirtti.
Ayrıca en iyimser senaryoda bile ABD ile İran arasında varılacak olası bir anlaşmanın sınırlı kalabileceği ve boğaz sorununu çözmeyebileceği ifade edildi. Bu durumun fiyatlarda yukarı yönlü riskleri sürdürebileceği değerlendirildi.
Daha önce ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerden sonuç alınamamıştı.
Gemi takip verileri de bölgede ciddi aksaklıklar yaşandığını ortaya koydu. ABD kontrolü nedeniyle altı İran petrol tankerinin geri dönmek zorunda kaldığı, deniz trafiğinin ise düşük seviyede kaldığı bildirildi.
Savaş öncesinde günde 125 ila 140 geminin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda, bu rakamın belirgin şekilde azaldığı kaydedildi.
Tamas Varga, Hürmüz Boğazı üzerinden geçen günlük yaklaşık 10 milyon varillik petrol ve ürün kaybının, talepteki düşüşten daha büyük bir etki yaratacağını belirtti. Bu durumun enflasyon baskılarını artırarak petrol piyasasında dengesizlikleri derinleştirebileceği ifade edildi.