Amerika'nın en ünlü nükleer kaza bölgelerinden birinde yeniden faaliyet başladı
ABD, ülke tarihinin en bilinen nükleer kaza noktalarından biri olan Three Mile Island nükleer tesisini yeniden faaliyete geçirmeye hazırlanıyor.
Nükleer enerji tesisinin yeniden aktif edilmesi, hızla büyüyen yapay zekâ sektörünün enerji ihtiyacını karşılayacak altyapının bir parçası haline getirilmesi amaçlanıyor. Böylece dünyanın en etkili iki alanı olan nükleer enerji ve yapay zekâ dikkat çekici biçimde aynı noktada buluşuyor.
Bloomberg’in haberine göre süreç, Microsoft ile Constellation Energy arasında yapılan uzun vadeli anlaşma kapsamında yürütülüyor. Anlaşma, 835 megavat kapasiteli reaktörün 2027 yılına kadar yeniden devreye alınmasını ve Microsoft’un 20 yıl boyunca tesisin ürettiği tüm elektriği satın almasını öngörüyor.
Söz konusu enerji miktarı orta büyüklükte bir Amerikan şehrinin ihtiyacını karşılayabilecek seviyede olsa da, tamamen yapay zekâ veri merkezlerinin çalıştırılması için kullanılacak.
Enerjiye yoğun talep
Yapay zekâ çağının en belirgin özelliklerinden biri, giderek artan enerji ihtiyacı oldu. Üretken yapay zekâ modellerinin yaygınlaşmasıyla birlikte şirketler, çok büyük miktarda elektrik tüketen veri merkezlerine dayalı dev altyapılara ihtiyaç duyuyor.
Bu durum Google, Amazon ve Meta gibi teknoloji devlerini, ölçeklenebilir ve kesintisiz enerji kaynakları aramaya yöneltti. Nükleer enerji de bu seçeneklerin başında geliyor.
Google, Iowa eyaletinde kapatılmış bir nükleer santralin yeniden açılması için anlaşma yaparken, Amazon küçük modüler reaktör projelerine yatırım gerçekleştirdi. Meta ise veri merkezlerine enerji sağlamak amacıyla çeşitli nükleer enerji anlaşmaları imzaladı.
Bu yönelim, yenilenebilir enerjinin tek başına artan talebi karşılamakta yetersiz kalabileceği düşüncesinin güçlendiğini gösteriyor. Özellikle 24 saat kesintisiz enerji sağlayabilen kaynaklara duyulan ihtiyaç dikkat çekiyor.
Nükleer enerji uzun yıllardır risklerle ilişkilendirilse de, düşük karbon salımı ve sürekli enerji üretim kapasitesi nedeniyle yeniden ön plana çıkıyor. Uzmanlar, nükleer enerjiye bağlı ölüm oranlarının kömür ve doğal gaza kıyasla çok daha düşük olduğuna dikkat çekerek, bunun temiz enerji dönüşümünde nükleer seçeneği daha cazip hale getirdiğini belirtiyor.
Kolay bir süreç değil
1979 yılında Three Mile Island Nuclear Generating Station tesisinin ikinci reaktöründe yaşanan teknik arıza ve işletme hataları, reaktör çekirdeğinin kısmen erimesine ve sınırlı radyasyon sızıntısına yol açmıştı.
Bu olay ABD’de büyük panik yaratmış ve dünya genelinde nükleer güvenlik standartlarının sert şekilde sıkılaştırılmasına neden olmuştu.
Bu nedenle Three Mile Island gibi eski bir tesisin yeniden faaliyete geçirilmesi kolay görülmüyor. Ekonomik nedenlerle 2019 yılında kapatılan reaktörün, bazı parçalarının değiştirilmesi ve sistemlerin yenilenmesi dahil kapsamlı modernizasyon sürecinden geçirilmesi gerekiyor.
Şirketin süreçte beklenmedik sorunlarla da karşılaştığı belirtiliyor. Elektrik transformatörlerinde oluşan aşınmalar ve bazı eski parçaların bulunamaması nedeniyle, bazı ekipmanların internet satış platformlarından temin edildiği ifade ediliyor.
Aynı zamanda yeni nesil teknisyenler, 1960’lardan kalma kontrol sistemlerini kullanmak üzere eğitiliyor. Bu durum, eski teknolojiler ile en gelişmiş yapay zekâ uygulamalarının aynı projede buluştuğunu gösteriyor.
Şirketler daha güvenli ve verimli yeni nesil nükleer reaktörler geliştirmek için yatırım yapmaya devam etse de, bu teknolojilerin henüz erken aşamada olması nedeniyle mevcut altyapıya duyulan ihtiyaç kısa vadede sürüyor.
Bu girişimler aynı zamanda ABD yönetiminden de destek görüyor. Amerikan yönetimleri, nükleer enerji sektörünü desteklemek amacıyla lisans süreçlerini hızlandırmaya ve düzenleyici kısıtlamaları azaltmaya çalışıyor.
Ayrıca yapay zekânın kendisinin, nükleer tesislerin kurulması ve işletilmesiyle ilgili karmaşık bürokratik süreçleri kolaylaştırmak için kullanılması da değerlendiriliyor.