İran savaşı küresel petrol rezervlerini benzeri görülmemiş bir şekilde tüketiyor
Küresel petrol stokları daha hızlı tükeniyor. Tahminlere göre Mart ve Nisan ayları arasında günlük yaklaşık 4,8 milyon varillik düşüş yaşandı.
Dünya ekonomisinin stratejik rezervlerinden giderek daha fazla petrol çekmek zorunda kalması, sert fiyat dalgalanmaları ve ciddi tedarik sıkıntıları riskini artırıyor.
Dünyanın son tedarik kaynağı haline gelen ABD, ihracattaki artışla birlikte ham petrol ve yakıt stoklarının tarihsel ortalamaların altına düştüğünü açıkladı.
Dünya ayrıca, İran’daki savaşın Körfez’den gelen petrol akışını aksatması nedeniyle petrol stoklarını rekor hızda tüketti. Bu durum, küresel arz şoklarına karşı koruma sağlayan rezerv tamponunu zayıflatıyor.
Bloomberg’in haberine göre, stokların hızla azalması yeni rekor fiyat artışları ve tedarik krizleri riskini giderek daha yakın hale getiriyor. Hürmüz Boğazı’nın yaklaşık iki ay boyunca neredeyse tamamen kapanmasının ardından bir milyar varilden fazla arz kaybının etkisini absorbe etmek için hükümetler ve sanayi kuruluşlarının elindeki seçenekler daralıyor. Uzmanlara göre bu sert tüketim, savaş sona erse bile piyasanın uzun süre yeni şoklara açık kalacağı anlamına geliyor.
Günde 4,8 milyon varil
Morgan Stanley’e göre, küresel petrol stokları 1 Mart ile 25 Nisan arasında günlük yaklaşık 4,8 milyon varil azaldı. Bu rakam, Uluslararası Enerji Ajansı verilerindeki önceki çeyreklik düşüş zirvesinin çok üzerinde bulunuyor. Düşüşün yaklaşık yüzde 60’ını ham petrol, kalan kısmını ise rafine ürünler oluşturuyor.
JPMorgan Chase Küresel Emtia Araştırmaları Başkanı Natasha Kaneva, sistemin belirli bir minimum petrol seviyesine ihtiyaç duyduğunu belirterek “operasyonel minimum” seviyeye, stoklar tamamen tükenmeden çok önce ulaşılabileceği uyarısında bulundu.
Kaneva, “Stoklar küresel petrol sisteminde şok emici görevi görüyor ancak her varil tüketilebilir değil” dedi.
Goldman Sachs ise son günlerde stok tüketim hızında sınırlı bir yavaşlama görüldüğünü belirtiyor. Bunun nedeni olarak dünyanın en büyük petrol ithalatçısı Çin’de talebin gerilemesi gösteriliyor. Ancak banka, görünür küresel petrol stoklarının şimdiden 2018’den bu yana en düşük seviyelere yaklaştığını ifade ediyor.
Küresel stokların hesaplanması karmaşık bir süreç olarak değerlendiriliyor. Bunların önemli bir kısmını hükümetlerin doğrudan kontrol ettiği ya da şirketlere belirli seviyede rezerv tutma zorunluluğu getirdiği stratejik stoklar oluşturuyor. Bunun yanında petrol üreticileri, rafineriler, tüccarlar ve dağıtım şirketlerinin ticari amaçlarla tuttukları büyük ticari stoklar da bulunuyor.
En büyük baskı, yakıt ithalatına bağımlı bazı Asya ülkelerinde hissediliyor. Piyasa oyuncuları Endonezya, Vietnam, Pakistan ve Filipinler’i en riskli ülkeler olarak gösteriyor. Kritik stokların bir ay içinde tehlikeli seviyelere gerileyebileceği belirtilirken, Çin gibi büyük ekonomilerin hâlen daha rahat durumda olduğu ifade ediliyor.
Avrupa’da ise yaz tatili sezonu yaklaşırken uçak yakıtı stokları hızla azalıyor. Bazı analistler, stokların Haziran ayında kritik seviyelere düşebileceğini öngörüyor.
JPMorgan’dan Kaneva, Hürmüz Boğazı yeniden açılmazsa OECD ülkelerindeki stokların gelecek ay “operasyonel stres seviyelerine”, Eylül ayında ise “operasyonel minimuma” ulaşabileceği uyarısında bulundu. Bu seviye, boru hatları, depolama tankları ve ihracat terminallerinin düzgün çalışması için gereken asgari petrol miktarını ifade ediyor.
ABD’de hükümet verileri, stratejik petrol rezervi dahil ham petrol stoklarının üst üste dördüncü hafta düştüğünü gösteriyor. Damıtılmış ürün stokları geçen hafta 2005’ten bu yana en düşük seviyeye gerilerken, benzin stokları da 2014’ten bu yana mevsimsel olarak en düşük seviyelere yakın seyrediyor.
Amerikalı petrol üreticileri üretimi artırmaya başlasa da sektör yöneticileri kısa vadede stok düşüşünün süreceğini düşünüyor.
Hürmüz Boğazı yeniden açılsa bile Körfez’de üretim ve sevkiyatın kısa sürede normal seviyelere dönmesi beklenmiyor. Bu da yakıt kullanıcılarının depolardaki rezervleri daha fazla tüketmek zorunda kalabileceği anlamına geliyor.
Savaşın etkisiyle ham petrol ve temel yakıt fiyatlarında sert artış yaşandı. Bu durum enflasyon riskini büyütürken küresel resesyon endişelerini de artırıyor. Hindistan’da LPG sıkıntısı yaşanırken, havayolu şirketleri uçuş iptallerine yöneldi ve ABD’de benzin fiyatları yükseldi.
Uzmanlar, küresel petrol tüketiminin tedarik sorunları ve yüksek fiyatlar nedeniyle şimdiden ciddi biçimde düştüğünü belirtiyor. Ancak stoklar kritik seviyelere yaklaştıkça, piyasanın dengelenebilmesi için fiyatların talebi daha da baskılayacak seviyelere çıkması gerektiği ifade ediliyor.