Amerika ile İran arasında savaşı bitirme eşiğine getiren gizli telefon görüşmesinin ayrıntıları
İsrail basınında yer alan haberlerde, ABD Başkanı’nın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi arasında yapılan gizli bir telefon görüşmesinin “bir açılımın” önünü açtığı öne sürüldü.
“Al-Ain News”in, Yedioth Ahronoth gazetesine dayanan haberine göre, geçen perşembe günü yaşanan söz konusu telefon görüşmesi, savaşın seyri açısından belirleyici bir dönüm noktası olabilir. Gazete, tarafların neleri başardığını ve hangi konularda başarısız olduğunu da ortaya koyduğunu yazdı.
Gazete, bu dönüşümün “sıradan bir telefon görüşmesiyle” başladığını belirtti. Haberde, Tahran’daki bir cep telefonundan ABD’deki başka bir telefona yapılan görüşmede, bir tarafta İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin, diğer tarafta ise Amerikalı arabulucu Steve Witkoff’un bulunduğu, görüşmeye ayrıca ABD Başkanı Donald Trump’a en yakın isimlerden Jared Kushner’in de katıldığı ifade edildi.
Haberde, İsrail’in bu gelişmeye ilişkin olarak Washington’dan henüz resmî bir bilgilendirme almadığı belirtildi. Bunun nedeninin ise Witkoff’un daha önce “acı” olarak nitelendirilen bir deneyim yaşamış olması olabileceği kaydedildi. Gazete, Witkoff’un temsilcisi Adam Boehler’i Hamas ile müzakere için gönderdiğini, ancak görevin ayrıntılarının kısa sürede medyaya sızdığını hatırlattı.
Gazete, Trump’ın yalnızca yönetimi içindeki sınırlı sayıda kişinin bildiği İran ile gizli bir iletişim kanalı bulunduğunu açıklamasının, İran tarafından hızlı bir yalanlamayla karşılandığını yazdı. Haberde, Tahran yönetiminin bu kanalın bu kadar hızlı biçimde ortaya çıkmasından şaşkınlık duyduğu izlenimi verildiği belirtildi.
Gazete daha sonra görüşmenin içeriğine döndü ve bilgisi olan kişilere dayandırdığı haberinde, Arakçi’nin Amerikalılara bu kanalı, yeni lider Mücteba Hamaney’in onayı ve desteğini aldıktan sonra açtığını, amacı da bu meseleyi mümkün olan en kısa sürede sona erdirmek olarak anlattığını aktardı.
Dosyaya erişimi olan İsrailli bir yetkili de şu ifadeleri kullandı: “Arakçi açısından Amerikalıların, kendisinin karar verici merciler tarafından resmen yetkilendirilmiş olarak geldiğini bilmesi son derece önemliydi.”
Gazeteye göre bu görüşmeler, “ABD’nin fiilen İran’da oğul Hamaney yönetimini kabul ettiği” anlamına geliyor.
Telefon görüşmesinin ayrıntıları
Görüşmenin içeriğine ilişkin bölümde ise gazete, “Daha sonra taraflar arasında karşılıklı olarak iletilen taslaklara dönüşen ayrıntılarda İranlılar, savaş öncesindeki son müzakere turunda Cenevre’de kabul ettiklerine yakın bir teklifi sunmaya ve yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyumun Rusya’ya taşınmasını görüşmeye hazır olduklarını gösterdi” ifadelerine yer verdi.
Buna karşılık İran, balistik füze programından vazgeçmeyi ya da kendi topraklarında uranyum zenginleştirmeyi durdurmayı reddettiğini vurguladı.
Gazetenin aktardığına göre görüşme sırasında Witkoff, kamuya açık bir yerde bulunmasına rağmen sesini yükseltti ve Arakçi’ye Trump’ın tutumunun açık olduğunu, bunun müzakereye kapalı bulunduğunu söyledi. Bu tutumun, İran toprakları içinde herhangi bir uranyum zenginleştirmesinin reddedilmesi anlamına geldiği ifade edildi.
Haberde, “Diyalog bir süre daha devam etti ve sona erdiğinde geride durmayan bir ivme bıraktı” denildi. Ayrıca İsrail’in bu görüşme haberini “olumlu karşıladığı” belirtildi.
Nitekim Başbakan Binyamin Netanyahu’nun pazartesi günü yabancı gazetecilere, savaşın beklediklerinden çok daha kısa sürede sona ereceğine inandığını söylediği, Yedioth Ahronoth tarafından aktarıldı.
Gazeteye göre ABD ile İran’ın tüm çabaları, bu hafta bir müzakere toplantısı, hatta muhtemelen iki toplantı yapılmasına odaklanmış durumda. İlk görüşmenin ise ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile Abbas Arakçi arasında gerçekleşmesi öngörülüyor.
Bu gerçekleşene kadar, eğer gerçekleşirse, İranlıların ateşlerini İsrail’e yoğunlaştırarak İsrail ile ABD arasındaki çatlağı derinleştirmeye ve Tel Aviv’i yalnızlaştırmaya çalışmasının muhtemel olduğu da gazetenin değerlendirmeleri arasında yer aldı.