Amerika Hürmüz Boğazı'nda gizli operasyonla 100 milyon varil petrol taşıdı
ABD Başkanı Donald Trump, geçen ay ABD ordusu tarafından yürütülen gizli bir operasyon sayesinde Hürmüz Boğazı üzerinden dünya piyasalarına 100 milyondan fazla varil petrol ulaştırıldığını açıkladı.
Trump, Çarşamba günü Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, son dönemde 200’den fazla ticari geminin boğazdan güvenli şekilde geçebildiğini belirterek görevi “son derece başarılı” olarak nitelendirdi. Trump ayrıca, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini fiilen İran’ın değil, ABD’nin kontrol ettiğini savundu.
Trump, askeri operasyonun amacının, dünyanın en önemli enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı üzerinden petrol ve ticaret akışını güvence altına almak olduğunu söyledi. Boğazda, Şubat ayı sonunda ABD ve İsrail ile İran arasında başlayan savaşın ardından karşılıklı saldırılar nedeniyle ciddi aksaklıklar yaşanmıştı.
İran’a yönelik sert eleştirilerde de bulunan Trump, İran ordusunun yenilgiye uğradığını ve ülke ekonomisinin büyük zarar gördüğünü öne sürerek, “İran için her şey bitti” ifadelerini kullandı.
Hürmüz Boğazı’ndan petrol akışı
Veriler, aylar süren aksaklıkların ardından Hürmüz Boğazı üzerinden petrol akışında kademeli bir toparlanmaya işaret ediyor.
Rapidan Energy Group tarafından yapılan açıklamaya göre, şu anda Körfez’den günlük yaklaşık 2 milyon varil petrol ve petrol ürünü çıkışı gerçekleşiyor. Bu rakam savaş öncesindeki normal seviyelerin oldukça altında kalırken, boğazın kapanmasını takip eden döneme kıyasla belirgin bir iyileşme olarak değerlendiriliyor.
ABD Enerji Bakanı Chris Wright da Hürmüz Boğazı üzerinden gemi trafiği ve petrol ihracatının kademeli olarak arttığını belirtti. Ancak üç aydan uzun süredir devam eden savaşı sona erdirmeye yönelik diplomatik girişimlerin henüz sonuç vermediğini ifade etti.
Buna karşılık ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı daha önce yaptığı açıklamalarda, Amerikan güçlerinin ticari gemilere doğrudan eşlik etmediğini ancak bölgedeki deniz koridorlarını kullanan gemilere güvenli seyir için danışmanlık ve koordinasyon desteği sağladığını bildirmişti.
Mahsur kalan tankerler ayrılmaya başladı
Avrupa Birliği’nin Copernicus programı tarafından yayımlanan uydu görüntüleri, son günlerde Umman kıyıları açıklarında 16 petrol tankerinin toplandığını ortaya koydu. Tankerlerin, seyrüsefer kısıtlamaları nedeniyle Körfez’de mahsur kalan milyonlarca varil petrolü taşımaya hazırlandığı belirtildi.
Tanker takibi yapan TankerTrackers.com ise yalnızca 6 Haziran’da İran dışındaki Orta Doğu ülkelerine ait ham petrol taşıyan 12 tankerin Hürmüz Boğazı dışında yük transferi gerçekleştirdiğini bildirdi.
Ticari faaliyetlerin yeniden canlandığına işaret eden bir diğer gelişme ise Körfez ülkelerindeki şirketlerin milyonlarca varil ham petrol satışı yapması oldu.
Deniz taşımacılığı verileri, Körfez içerisinde mahsur kalan İran dışı süper tanker sayısının yaklaşık 90’a gerilediğini gösterdi. Bu sayı nisan ayı başlarında yaklaşık 160 seviyesindeydi. Veriler, bölgeden çıkışların kademeli olarak arttığını ortaya koyuyor.
Deniz trafiği hâlâ savaş öncesinin altında
Buna rağmen Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği savaş öncesindeki normal seviyelerin oldukça gerisinde bulunuyor.
RBC Capital Markets Küresel Emtia Stratejisi Başkanı Helima Croft, sevkiyatlara yönelik kısıtlamalar nedeniyle dünyanın her gün önemli miktarda petrol kaybetmeye devam ettiğini söyledi.
28 Şubat’ta savaş başlamadan önce Hürmüz Boğazı’ndan günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol ve petrol ürünü geçiyordu. Bu miktar, küresel arzın yaklaşık yüzde 20’sine karşılık geliyordu.
İran’ın ticari gemilere yönelik saldırıları ve deniz geçiş hattına mayın döşemesi sonrasında trafik sert şekilde geriledi. Bu durum, küresel petrol arzında şimdiye kadarki en büyük kesintilerden birine yol açtı ve son aylarda 1 milyar varilden fazla arz kaybı yaşandı.
Petrol akışı açıklanandan fazla olabilir
Öte yandan JPMorgan Chase, Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol miktarının resmi rakamların üzerinde olabileceğini değerlendirdi.
Banka, günlük yaklaşık 2 milyon varil petrolün, geçiş sırasında takip ve sinyal sistemlerini kapatan tankerler aracılığıyla taşınıyor olabileceğini tahmin etti.
Bankanın 4 Haziran tarihli notunda, devam eden deniz ablukası ve deniz ticaretindeki keskin düşüşe rağmen “şaşırtıcı miktarda” ham petrol ve petrol ürününün Hürmüz Boğazı’ndan geçmeye devam ettiği belirtildi.
Deniz trafiğinin korunması
Trump, geçen mayıs ayında Körfez’de mahsur kalan petrol tankerlerine eşlik etmek amacıyla “Özgürlük Projesi” adlı görevi başlattığını açıklamış, ancak daha sonra bu görevin askıya alındığını duyurmuştu.
Buna rağmen ABD’li yetkililer, Amerikan Donanması’nın bölgeden geçen gemilere yönelik açıklanmayan destek faaliyetlerini sürdürdüğünü, ancak operasyonların kapsamı ve niteliği hakkında bilgi vermediklerini belirtti.
ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri de Amerikan güçlerinin gemilere doğrudan refakat etmediğini ancak yardım talep eden ticari gemilerle koordinasyon sağlayarak güvenli geçişlerine destek verdiğini ifade etti.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran ile son çatışmaların, Tahran’ın uluslararası sularda yasal şekilde seyreden sivil gemilere insansız hava araçları göndermesinin ardından başladığını açıklamıştı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Kongre’de yaptığı açıklamada, ABD’nin ticari gemilere yönelik İran saldırılarına karşılık verdiğini söyledi. Rubio, İran’a ait insansız hava araçlarının yeterli hassasiyete sahip olmadığını ve petrol tankerleri ya da ticari gemileri vurması halinde çevresel felaketlere yol açabileceğini belirtti.
Rubio, “Onlar bu gemilere ateş açmazsa biz de ateş açmayacağız. Ancak ticari gemiler saldırıya uğradığında karşılık vermek zorundayız” ifadelerini kullandı.