ABD ile İran anlaşmaya çok yakın: Uranyum zenginleştirme ve stoklar masadaki son düğüm
Washington ile Tahran arasında yürütülen müzakerelerde önemli ilerleme sağlanırken, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, tarafların anlaşmaya hiç olmadığı kadar yaklaştığını söyledi.
Ancak yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoku ve uranyum zenginleştirme faaliyetleri, taraflar arasında henüz çözülemeyen iki temel başlık olarak öne çıkıyor.
ABD ile İran arasında aylardır devam eden müzakerelerde kritik bir aşamaya gelindi. Amerikan yetkililer, tarafların olası bir anlaşma konusunda prensipte uzlaşmaya vardığını belirtirken, nihai kararın hem ABD Başkanı Donald Trump'ın hem de İran yönetiminin onayına bağlı olduğu ifade ediliyor.
ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Andrews Ortak Üssü'nde gazetecilere yaptığı açıklamada, Washington ile Tahran'ın anlaşmaya oldukça yakın olduğunu ancak henüz tüm ayrıntıların netleşmediğini söyledi.
Vance, "İki ülke anlaşma imzalamaya çok yakın. Ancak Başkan'ın mutabakat zaptını ne zaman ya da imzalayıp imzalamayacağını şu aşamada kesin olarak söylemek zor. Hâlâ bazı ifadeler ve teknik detaylar üzerinde karşılıklı görüş alışverişi sürüyor" dedi.
Anlaşmanın önündeki iki temel sorun
Müzakerelerde önemli ilerleme sağlandığını vurgulayan Vance, buna rağmen İran'ın nükleer programıyla ilgili iki kritik konunun henüz çözüme kavuşmadığını belirtti.
Bunlardan ilki İran'ın elindeki yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokunun geleceği, ikincisi ise ülkenin uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hangi ölçüde sürdürebileceği konusu.
Vance, "Nükleer dosyaya ilişkin iki temel mesele bulunuyor. Bunlar yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoku ve zenginleştirme faaliyetlerinin kendisi. Bu konularda görüşmeler devam ediyor. Şu ana kadar İran tarafının müzakereleri iyi niyet çerçevesinde yürüttüğüne inanıyoruz" ifadelerini kullandı.
ABD Başkan Yardımcısı, Trump'ın ön anlaşmayı imzalayıp imzalamayacağı konusunda henüz kesin bir karar verilmediğini de belirterek, bazı ifadeler ve hukuki düzenlemeler üzerinde çalışmaların sürdüğünü söyledi.
"İyimserim ama garanti veremem"
Tarafların henüz tüm sorunları aşamadığını kaydeden Vance, diplomatik sürece ilişkin temkinli iyimserliğini de dile getirdi.
"Bir noktada oturup bu meseleleri çözebileceğimizi düşünüyorum. Ancak bunun için biraz daha ilerleme kaydetmemiz gerekiyor" diyen Vance, "Anlaşmanın kesin olarak sağlanacağını garanti edemem ama şu an için iyimser olmak adına güçlü nedenler görüyorum" değerlendirmesinde bulundu.
Son dönemde yaşanan karşılıklı saldırılara rağmen ateşkesin büyük ölçüde korunduğunu belirten Vance, ABD'nin gerektiğinde savunma amaçlı operasyon düzenleme hakkını saklı tuttuğunu da vurguladı.
CNN'in sorusu üzerine konuşan Vance, "Ateşkes anlaşmaları doğası gereği her zaman biraz karmaşıktır. Zaman zaman sınırlı gerilimler ve ihlaller yaşanabilir" dedi.
Trump neden bekliyor?
Amerikalı bir yetkili, Trump'ın nihai onay vermeden önce birkaç gün daha beklemek istemesinin çeşitli nedenleri bulunduğunu söyledi.
Yetkiliye göre Trump, öncelikle İranlı yetkililerin anlaşmayı gerçekten imzalayıp imzalamayacağından emin olmak istiyor. Ayrıca anlaşmanın İran içinde ve ABD kamuoyunda nasıl karşılandığını görmek amacıyla siyasi atmosferi de yakından takip ediyor.
Washington yönetiminde bazı çevrelerin, anlaşmanın uzun vadede uygulanabilirliği konusunda değerlendirmelerini sürdürdüğü belirtiliyor.
Taslak metin tamamlandı ancak nihai onay bekleniyor
Amerikalı yetkililer perşembe günü yaptıkları açıklamada, ABD ile İran'ın yürütülen görüşmeler sırasında prensipte bir anlaşmaya vardığını duyurdu.
Buna karşın Başkan Donald Trump henüz nihai onayını vermedi. Aynı şekilde İran tarafında da nihai kararın ülkenin üst düzey siyasi ve dini liderliği tarafından verilmesi gerekiyor.
Yetkililer, Trump'ın onayının anlaşmanın yürürlüğe girmesi açısından belirleyici olduğunu vurgularken, İran liderliğinin de sürecin tamamlanması için onay vermesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Trump'ın birkaç gün önce müzakerelerin mevcut seyrinden memnun olmadığını açıklamış olması da sürecin henüz tamamlanmadığını gösteren unsurlar arasında yer alıyor.
Bununla birlikte diplomatik kaynaklar, iki tarafın ortak metin üzerinde çalışmayı sürdürmesini ve taslak metnin büyük ölçüde şekillenmesini, diplomasi kanalının açık kalmaya devam ettiğinin önemli bir göstergesi olarak değerlendiriyor.
Taslak anlaşmada hangi maddeler bulunuyor?
Kaynaklara göre prensip anlaşması niteliğindeki taslak metinde dikkat çeken bazı başlıklar yer alıyor.
Bunlardan biri, Hürmüz Boğazı'ndaki kısıtlamaların kaldırılmasını ve ticari gemilerin serbest şekilde seyrüsefer yapabilmesini öngören düzenlemeler.
Taslak ayrıca İran'ın nükleer programına ilişkin kapsamlı müzakereler için 60 günlük yeni bir görüşme süreci başlatılmasını içeriyor.
Bu süreçte özellikle yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarının akıbeti, denetim mekanizmaları ve İran'ın gelecekteki nükleer faaliyetlerine ilişkin çerçevenin netleştirilmesi hedefleniyor.
Diplomatik kaynaklar, nükleer programın en karmaşık başlıklarının henüz tamamen çözüme kavuşturulamadığını ve önümüzdeki 60 günlük dönemin belirleyici olacağını belirtiyor.
İran'dan temkinli açıklama
İran'a yakınlığıyla bilinen yarı resmi Tesnim Haber Ajansı ise müzakerelerde nihai aşamaya gelindiği yönündeki değerlendirmelere daha temkinli yaklaştı.
Ajansın müzakere heyetine yakın kaynaklara dayandırdığı haberde, anlaşma metninin henüz tamamlanmadığı ve nihai niteliğe kavuşmadığı belirtildi.
Haberde ayrıca İran'ın arabuluculuk rolü üstlenen Pakistan'a da anlaşmanın tamamlandığı yönünde herhangi bir resmi bildirimde bulunmadığı kaydedildi.
2015 anlaşmasının gölgesi
Trump yönetiminin üzerinde durduğu başlıca konulardan biri de yeni anlaşmanın, Barack Obama döneminde 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmadan daha güçlü ve daha kapsamlı olduğunun gösterilmesi.
Hatırlanacağı üzere Trump, ilk başkanlık döneminde ABD'yi 2015 tarihli Kapsamlı Ortak Eylem Planı'ndan (JCPOA) çekmiş ve İran'a yönelik yaptırımları yeniden devreye sokmuştu.
Dosyaya yakın bir kaynak, Trump'ın anlaşmanın "yeterince güçlü" olduğundan emin olmak istediğini belirterek, Beyaz Saray'ın yeni metni önceki anlaşmadan daha etkili bir diplomatik başarı olarak sunmayı hedeflediğini söyledi.
Taraflar arasında son ayrıntılar üzerinde pazarlık sürerken, gözler şimdi Washington ve Tahran'dan gelecek nihai kararlara çevrilmiş durumda.