ABD'den onay bekleyen İsrail, İran'ın enerji tesislerine saldırı hazırlığı yapıyor
İsrail, ABD'den onay aldıktan sonra İran'ın enerji tesislerine saldırmaya hazırlanıyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a Hürmüz Boğazı'nı açması için verdiği sürenin dolmasına saatler kala, İsrail ve ABD ordusunun İran'ın enerji ve petrokimya tesislerine yönelik ortak saldırı planlarına onay verdiği bildirildi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, petrokimya tesislerinin vurulduğunu doğruladı.
Tel Aviv yönetimi, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a Hürmüz Boğazı'nı açması için verdiği 48 saatlik sürenin pazartesi günü sona ermesini beklerken, bölgede askeri hareketlilik en üst seviyeye çıktı. İsrail ordusu ve ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın enerji altyapısını ve finans kurumlarını hedef alacak yeni operasyon planları üzerinde uzlaştı.
İsrail'in Channel 15 televizyonu, üst düzey bir İsrail askeri yetkilisine dayandırdığı haberinde, operasyon hazırlıklarının son aşamaya geldiğini duyurdu. Yetkili, sürece ilişkin olarak, "İsrail, İran'ın enerji tesislerine saldırmaya hazırlanıyor, ancak Amerika Birleşik Devletleri'nden onay bekliyor" ifadelerini kullandı. Aynı yetkili, zamanlamaya dikkat çekerek, "Bu tür saldırıların önümüzdeki birkaç gün içinde gerçekleşmesi muhtemel" diye ekledi.
Kanalın konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Bu açıklamalar, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a 48 saatlik bir ültimatom vermesinin ardından geldi ve Washington'un İran'a karşı daha fazla İsrail askeri operasyonunu destekleyip desteklemeyeceği konusundaki odağı artırdı" denildi.
Operasyon Planları Onaylandı
Bölgedeki çatışmaların kısa sürede bitmeyeceği yönündeki öngörüler güçleniyor. İsrail basınına yansıyan bilgilere göre, "Çatışmanın (savaşın) hızlı bir şekilde sona ereceğine dair beklentiler azalmaya başlıyor ve İsrail ordusu önümüzdeki haftalarda Ortadoğu genelinde hissedilecek büyük bir tırmanışa hazırlanıyor" tespiti yapıldı.
İsrail'in üst düzey askeri yetkilileri ile ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Bradley Cooper arasında gerçekleştirilen kritik görüşmede, sahadaki adımlar netleştirildi. Görüşmenin ardından, "en az üç hafta daha çatışmalara devam etme yönündeki operasyonel planların onaylandığı" ortaya çıktı.
Alınan kararların sahadaki yansımalarına ilişkin yapılan açıklamada, "Kararın önemi, askeri harekatın Bağımsızlık Günü'nden (22 Nisan) sonra da yoğun bir şekilde devam etmesinin beklendiği ve İsrail Hava Kuvvetleri ile ABD güçlerinin bölgede düzenleyeceği ortak saldırı sayısında artış beklendiğine dair raporların bulunmasında yatmaktadır." ifadelerine yer verildi.
Hedefte Ekonomik Altyapı ve Enerji Tesisleri Var
Askeri planlamanın yeni aşamasında, İran'ın ekonomik kaynaklarının kesilmesi hedefleniyor. İsrail kanalı, bu durumu, "kampanyanın bir sonraki aşamasının, hedef seçiminde stratejik bir değişikliği ve düşmanın ekonomik olarak boğulmasına odaklanmaya geçişi temsil ettiğini" belirterek duyurdu.
Yeni stratejinin detaylarına ilişkin şu bilgiler paylaşıldı: "İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri, askeri varlıklara zarar vermeye devam etmenin yanı sıra, terörizmin silahlarına hizmet eden finans kurumları ve bankalar da dahil olmak üzere ekonomik sektörlere yönelik hedefli eylemler planlıyor."
Açıklamanın devamında, "Aynı zamanda, savaş çabaları, sistemin ana oksijen kaynağı olan enerji altyapısı ve petrokimya tesislerine yönlendirilecektir." denildi.
İki ülkenin sahadaki görev dağılımı da netleşti. Buna göre, "Plan uyarınca, Amerika Birleşik Devletleri sorumluluğu altındaki belirlenmiş bölgelerde faaliyet gösterecek, İsrail ordusu ise Amerikan hava ve istihbarat şemsiyesinden yararlanarak çeşitli topluluklardaki temel altyapıya ilişkin faaliyetlerini derinleştirecektir."
Trump'ın Ültimatomu ve Bölgedeki ABD Güçleri
Diplomatik sürenin daralmasıyla birlikte askeri adımlar hız kazandı. Yapılan değerlendirmede, "ABD başkanının verdiği ve yakında sona ermesi beklenen ültimatomun süresi dolmak üzere olduğu için askeri hazırlıklar yapılıyor" denildi.
Bölgedeki Amerikan askeri varlığının durumuna ilişkin, "Tahminlere göre, Trump bir anlaşmaya varılıp varılmayacağını veya büyük bir askeri harekatın gerçekleştirilip gerçekleştirilmeyeceğini beklerken, bölgedeki ABD güçlerinin yoğunluğu, adımları yoğunlaştırmaya hazır olunduğunu gösteriyor." ifadeleri kullanıldı.