22 Ülkeden Ortak Bildiri: İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki Saldırılarına Sert Kınama
Birleşik Arap Emirlikleri'nin de aralarında bulunduğu 22 ülke, İran'ın ticari gemilere ve petrol altyapısına yönelik saldırılarını kınayan ortak bir bildiri yayımladı.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve diğer 21 ülke, İran'ın bölgedeki ticari gemilere ve petrol tesislerine yönelik saldırılarını en sert şekilde kınadı. Yayımlanan ortak bildiride, bu eylemlerin uluslararası güvenlik ve istikrar için ciddi bir tehdit oluşturduğu ifade edildi.
Hürmüz Boğazı İçin Ortak Çağrı
Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelere ilişkin yayımlanan ortak bildiriye BAE, Birleşik Krallık, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Japonya, Kanada, Güney Kore, Yeni Zelanda, Danimarka, Letonya, Slovenya, Estonya, Norveç, İsveç, Finlandiya, Çek Cumhuriyeti, Romanya, Bahreyn, Litvanya ve Avustralya liderleri imza attı.
Çatışmaların tırmanmasından duyulan derin endişenin dile getirildiği açıklamada, İran'a net bir çağrı yapıldı. Tahran yönetiminden; tehditlerini, mayın döşeme faaliyetlerini, insansız hava aracı ve füze saldırılarını ile boğazdaki ticari gemi trafiğini aksatmaya yönelik tüm girişimlerini derhal durdurması istendi. Ayrıca, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin 2817 sayılı kararına uyulması gerektiği vurgulandı.
Küresel Enerji Tedariki ve Deniz Güvenliği
Bildiride, seyrüsefer özgürlüğünün BM Deniz Hukuku Sözleşmesi de dahil olmak üzere uluslararası hukukun temel bir ilkesi olduğunun altı çizildi. İran'ın eylemlerinin, başta en savunmasız gruplar olmak üzere dünya genelindeki insanları olumsuz etkileyeceği belirtildi.
BM Güvenlik Konseyi'nin 2817 sayılı kararı hatırlatılarak, uluslararası denizciliğe yönelik müdahalelerin ve küresel enerji tedarik zincirlerindeki aksamaların uluslararası barış ve güvenliği tehdit ettiği ifade edildi. Bu kapsamda, petrol ve doğalgaz tesisleri dahil olmak üzere sivil altyapıya yönelik saldırıların tamamen ve derhal durdurulması talep edildi.
Enerji Piyasalarına Müdahale ve Destek Planı
Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçişi sağlamaya yönelik çabalara katkıda bulunmaya hazır olduklarını belirten ülkeler, bu konudaki hazırlık planlamalarına katılan devletlerin taahhütlerini memnuniyetle karşıladı. Bildiride ayrıca, Uluslararası Enerji Ajansı'nın stratejik petrol rezervlerinin koordineli bir şekilde kullanıma açılmasına izin veren kararı da desteklendi.
Enerji piyasalarını istikrara kavuşturmak için ek adımlar atılacağı ve üretim artışı konusunda bazı üretici ülkelerle birlikte çalışılacağı vurgulandı. Liderler, BM ve uluslararası finans kuruluşları aracılığıyla, süreçten en çok etkilenen ülkelere destek sağlanacağını teyit etti. Açıklama, deniz güvenliği ve seyrüsefer özgürlüğünün tüm ulusların yararına olduğu hatırlatılarak, uluslararası topluma hukuka saygı gösterme ve küresel refah ile güvenliğin temel ilkelerine bağlı kalma çağrısıyla sona erdi.