YSK seçimlerine 'cemaat yapılanmaları' damga vurdu iddiası!

YSK’ya üye seçimi sırasında çıkan kriz, yargıdaki tarikat yapılanmalarını tekrar gündeme getirdi. Yargı kulislerine göre Hak-Yol ve Milli Görüşçülerin sistemde etkili rol oynadığı iddia ediliyor.
Yaklaşan seçimler öncesi yargıda YSK’ya üye seçimi konusunda kriz yaşanıyor. Krizin yargı içerisindeki din tandanslı yapıların kendi aralarında yaşanan anlaşmazlıktan kaynaklandığı ifade ediliyor.
YSK SEÇİMLERİNDE KRİZ YAŞANIYOR!
Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Muharrem Akkaya'nın aralarında bulunduğu beş YSK üyesinin görev süresi doldu. Danıştay YSK’ye 2 üye verirken, Yargıtay’da ise 3 üye için yapılan seçimlerinde kriz yaşıyor. Seçimlerde salt çoğunluğun bulunamamasına Yargıtay içindeki Hak-Yol ve Milli Görüşçüler arasındaki anlaşmazlığın sebep olduğu değerlendiriliyor.
Yargıtay kulislerinden edinilen bilgilere göre, seçimlerin kilitlenmesinin nedeni yüksek mahkemedeki iktidar bloku içerisinde yaşanan anlaşmazlık. Seçimlerde hem muhafazakârlar hem de milliyetçiler, kendi arasında anlaşamıyor. Muhafazakâr kanat içerisinde Hakyolcu grubun Serdar Mutta'yı MGV'cilerin (Milli Görüş Vakfı) ise Talip Bakır'ı desteklediği, bu nedenle anlaşma sağlanamaması nedeniyle oyların bölündüğü belirtiliyor. Benzer bölünme, Yargıtay'daki milliyetçi üyeler arasında da yaşanıyor. Ahmet Badalı ve Necip Topuz isimlerinde bu nedenle milliyetçi üyelerin uzlaşamadığı ifade ediliyor.
YARGIDAKİ TARİKAT YAPILANMALARI!
Türkiye uzun bir süredir yargı içindeki tarikat yapılanmalarını tartışıyor. Kaynaklara göre yargıda en güçlü olarak Nakşibendiliğin İskenderpaşa Camisi kolu tarafından kurulan Hak-Yol Vakfı'nın ismi ön plana çıkıyor.
Gazeteci-Yazar İsmail Saymaz, daha önce yayınlanan bir yazısında bir Yargıtay üyesinin, yargıdaki tarikat bağlantılarına ilişkin açıklamalarını sayfasına taşımıştı. Saymaz ilgili yazısında şunları kaydetmişti:
“Yargıtay üyesine göre yargıdaki her tarikat ve cemaatin kendi WhatsApp grupları var. Gruplar haremlik selamlık toplantı yapılıyor. Atamalara müdahale ediliyor. "Devlete değil, kendi çıkarları için çalışıyorlar" diyor. Cumhurbaşkanlığı ve Adalet Bakanlığı'na vaziyeti aktardığını kaydediyor. Sonuç? Hiç!
Biri, Nakşibendiliğin İskenderpaşa Camisi kolu tarafından kurulan Hak-Yol Vakfı'nın yurtlarından yetişenler. Diğeri, Menzil'ciler. Ardından 'Okuyucu' ve 'Yazıcı' diye bilinen Nurcu cemaatler geliyor. Yargıtay üyesine göre Hak-Yol yargıda egemenliğini ilan etti. HSK ve Danıştay'ı kontrol ediyor. Adalet Bakanlığı ve Yargıtay'da hayli etkin. Üye sayılarının bin civarında olduğu tahmin ediliyor.
Yargıtay üyesi, dört hakim savcı adayının kendisine gelerek, "Bize hangi gruba katılmamızı önerirsiniz?" dediğini üzülerek anlatıyor. Şöyle devam ediyor:
"Çok üzüldüğüm günlerden biriydi. Bana şunu sordular: 'Hangisine girelim? Gruplar var, cemaatler var, bize ne öneriyorsunuz?' Dedim ki: 'Devlete bağlı çalışın.' Bunu soracak kadar çaresizler. Çünkü bir grubun içindeyseniz, yanlış da yapsanız, hepsi sizi savunuyor. Gruptan değilseniz, isterseniz 24 saat çalışın, yaranamazsınız."
Ardından uyarıyor:
"Bu ülke bunu hak etmiyor. Liyakate geçilmeli. Teamüllere uyulmalı. Her şey altüst oldu. Cemaatler asli fonksiyonlarından, samimi Müslüman olmaktan çıkıp çıkar grubuna, iş takibine, bürokrasiye adam yerleştirmeye dönüştü. Milli güvenlik sorunu olmaya başladılar. Yabancı istihbaratların kontrolüne açık bunlar. Onlar daha çoğunlukta ve örgütlü oldukları için sonuç alınamıyor."
YARGIÇLAR SENDİKASI: BU KONUDA CİDDİ BİLGİLER VAR!
Yargıçlar Sendikası Başkanı Mustafa Karadağ, yargıdaki cemaat yapılanmalarına ilişkin daha önce yaptığı açıklamada, “Hakyol, Süleymancılar ve Menzilciler tarikatlarından çok sayıda aday alındığı söyleniyor. Yeni alınan 4 bin civarındaki yargıç ve savcıya baktığımızda da ne yazık ki bu dedikodulara inanmak zorunda kalıyoruz. Tabii içlerinde tarikatlara mensup olmayanlar vardır ama en azından adayların içinde mütedeyyinlerin ve özellikle Süleymancılar ve Menzilcilerin tercih edildiğine dair ciddi bilgiler var. ”demişti.