Uzmanlar Meclisinde uzlaşı sağlandı! Hamaney’in halefi son kararı bekliyor
İran’da Ali Hamaney sonrası yeni liderin belirlenmesine ilişkin kritik süreçte, Uzmanlar Meclisi içinde büyük ölçüde uzlaşma sağlandığı belirtilse de nihai karar hâlâ bekleniyor.
Savaşın ilk günlerinde Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından, yeni İran liderinin seçimi hâlâ Uzmanlar Meclisi’nin vereceği son kararı bekliyor.
İran’ın Mehr Ajansı’na göre Uzmanlar Meclisi üyesi Muhammed Mehdi Mirbakıri yaptığı açıklamada, çoğunluğun Hamaney’in yerine geçecek isim konusunda uzlaşıya vardığını duyurdu.
Mirbakıri, bu süreçte hâlâ “bazı engellerin” bulunduğunu da sözlerine ekledi.
İran medyası, İran’ın en üst düzey liderini belirlemekle görevli kurulda, nihai kararın yüz yüze yapılacak bir toplantının ardından mı alınacağı, yoksa bu şekli prosedüre bağlı kalınmadan mı açıklanacağı konusunda küçük bir görüş ayrılığı bulunduğunu bildirdi.
Hayatını kaybeden lider Ali Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney, İran’daki en üst makam için adaylar listesinin başında yer alıyor. Ancak görevin babadan oğula geçmesi, 1979’da Şah Muhammed Rıza Pehlevi yönetimini deviren devrimci söylemle çelişen, “dini bir hanedanın” yerleşmesi yönünde bir adım olarak görülebileceği için geniş tartışmalara yol açabilir.
Trump da birkaç gün önce, hayatını kaybeden lider Ali Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney’in en güçlü halef adayı olduğunu değerlendirmiş, ancak bu sonucun kabul edilemez olduğunu söylemişti.
Trump, “Zaman kaybediyorlar... Hamaney’in oğlu önemsiz biri, Venezuela’daki Delcy Rodríguez’de olduğu gibi atamada benim de yer almam gerekir” dedi.
Trump ayrıca, Hamaney’in politikalarını sürdürecek yeni bir İran liderini kabul etmeyeceğini, bunun ABD’yi “5 yıl içinde” yeniden savaşa dönmek zorunda bırakacağını söyledi.
ABD Başkanı, “Hamaney’in oğlu benim için kabul edilemez... İran’a uyum ve barış getirecek birini istiyoruz” ifadelerini kullandı.
İran’da lider seçimi anayasa gereği, Liderlik Uzmanlar Meclisi aracılığıyla yapılıyor. Bu meclis, lideri seçmek ve performansını denetlemekle görevli seçilmiş bir dini kurum niteliği taşıyor ve şu anda 88 üyeden oluşuyor.
Dini lider, İslam Cumhuriyeti’nde en yüksek siyasi ve dini merci kabul ediliyor. Dış politikadan nükleer programa kadar devletin tüm stratejik meselelerinde nihai kararı elinde bulunduruyor. Yetkileri yürütme, yasama ve yargı organlarının da ötesine geçiyor; zira silahlı kuvvetlerin başkomutanı olarak görev yapıyor ve Devrim Muhafızları komutanlarını, yargı erkinin başını ve seçimlere katılacak adayları onaylamakla görevli Anayasayı Koruyucular Konseyi üyelerinin yarısını atama yetkisine sahip bulunuyor.
Yasa, liderin “mümkün olan en kısa sürede” seçilmesini öngörüyor. Ancak bu seçim süreci geleneksel olarak medyadan ve kamuoyundan büyük ölçüde uzak, neredeyse tam bir gizlilik içinde yürütülüyor. Etkili isimlerden bazılarının öldürülmesi ve güvenlik tablosunun daha da karmaşık hâle gelmesiyle birlikte, iktidardaki dini yapı içindeki uzlaşının nasıl sağlanacağına ilişkin belirsizlik artıyor.
İran, şimdiye kadar liderlik makamında yalnızca bir kez geçiş yaşadı. Hamaney, 1989 yılında cumhuriyetin kurucusu Humeyni’nin yerine geçmişti. Bu durum, mevcut süreci her açıdan istisnai hâle getiriyor.