Türkiye, Romanya, Polonya Dışişleri Bakanları Üçlü Zirvesi İstanbul'da gerçekleşti

Türkiye-Romanya-Polonya Dışişleri Bakanları Üçlü Toplantısı'nın 10'uncusu, Bakan Mevlüt Çavuşoğlu'nun ev sahipliğinde Beşiktaş'ta bulunan Dolmabahçe Cumhurbaşkanlığı Çalışma Ofisi'nde düzenlendi.
Toplantıya Romanya Dışişleri Bakanı Bogdan Aurescu, Polonya Dışişleri Bakanı Zbigniew Rau, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve ülkelerin heyetleri katıldı. Toplantıda, Ukrayna'da yaşanan gelişmeler, NATO Madrid Zirvesi, müteakip stratejik konsept ve üçlü sürecin geleceği ele alındı.
Basına kapalı gerçekleşen toplantı sonrasında açıklamalarda bulunan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Bölgemiz ve dünya genelindeki güvenlik ortamı çok hızlı bir şekilde değişiyor. 2022 yılı NATO tarihinde üç zirvenin yapıldığı tek yıldır. Bu bile içinde bulunduğumuz stratejik konumların önemini gösteriyor. Böyle bir ortamda bu tür iş birlikleri ve istişare mekanizmasını devam ettirmek son derece önemli. Elbette bunun arkasında bu üç dost ve NATO müttefiki ülkenin ortaya koyduğu iş birliği ve dayanışma iradesi var. Bugün ilk olarak Ukrayna'daki savaşı ele aldık. Gelişmeleri ve NATO'ya yansımalarını birlikte değerlendirdik. Ukrayna'nın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumasına verdiğimiz ortak desteği yineledik. Türkiye olarak akan kanın durması ve insani krizin sona ermesi için diplomatik çabalarımızı sürdürüyoruz. İkinci oturumda NATO'nun yeni stratejik konseptini ve ittifakın geleceğine dair hususları ele aldık. Gelecek ay Madrid'de düzenlenecek NATO zirvesinde liderler stratejik konsept dahil, önemli kararlar alacak. Romanya ve Polonyalı mevkidaşlarımla zirveye yönelik beklentilerimizi ve önceliklerimizi konuştuk. Stratejik konsept sadece bugünü dikkate almaz. İttifakın geleceğine yön veren, vizyoner şekilde olmalı. Bugün müzakerelerde gelinen aşamayı birlikte değerlendirdik" şeklinde konuştu.
Terörizmin NATO ve müttefiklere yönelik en önemli asimetrik tehdit olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, "Terörün her yönüyle mücadele edilmesine yönelik kararlılık yeni stratejik konseptte yer almaktadır. Bu konudaki hassasiyetimizi müttefiklerimizle paylaştık. İsveç ve Finlandiya'nın üyelik başvurusunda da bu kararlılığımızı ortaya koyduk. Bu konudaki mesajlarımızı net bir şekilde ilettik. İki ülkenin de terör örgütleriyle mücadelede adımlar atması gerekmektedir. Toplantımızın son oturumunda üçlü iş birliği sürecimizin gelişimi ve büyümesi için neler yapabileceğimizi ele aldık. Her iki dostumla ayrı ayrı yaptığımız görüşmelerde ikili konuları ele aldık. Özellikle ekonomik iş birliğimizin daha da güçlenmesini görmekten memnuniyet duyduk. Her ülkeyle de iç ticaret hacmimiz 10 milyar dolara yaklaştı. Önümüzdeki süreçte yeni hedefler koymamız gerektiğini görmüş olduk. İlişkilerimizi her iki ülkeyle de stratejik ortaklık düzeyine çıkarmak istiyoruz. Bu hususta çalışacağız ve her sene hükümetler arası zirve gerçekleştireceğiz. Zirvemizi İstanbul'da ağırlamaktan gurur duydum. Teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Türkiye- Romanya-Polonya iş birliğinin sadece politik değil askeri boyutu da var"
Polonya Dışişleri Bakanı Zbigniew Rau, Türkiye'nin sınırlarıyla ilgili güvenlik endişelerine cevap vermenin önemli önceliklerinden biri olduğunu söyledi.
Rau, İstanbul'da bulunmaktan memnuniyet duyduğunu belirterek, NATO müttefiklerini bir araya getirdiği için Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'na teşekkür etti.
Türkiye, Polonya ve Romanya'nın güvenliği önemseyen müttefikler olduğunu vurgulayan Rau, "Bizim buradaki toplantılarımıza baktığımızda iş birliğimizin çok önemli olduğunu anlaşılıyor. İş birliğimizi biz 10 yıl öncesinde başlatmıştık. Ülkelerimiz arasındaki toplantılarda NATO'nun özgün rolünü de dile getirdik. Özellikle bu çalkantılı dönemlerde birlik önemini ortaya sermektedir. Biz burada geleneksel durumları değerlendirirken aynı zamanda Transatlantik topluluğuna da bir mesaj vermek istiyoruz. Bugün bu hususu ele aldık. Bunların arasında güvenlik var. Öncelikli olarak Rusya'nın, Ukrayna'ya başlattığı savaşı ve sonuçları üzerinde durduk." diye konuştu.
Rau, mevkidaşlarıyla askeri, ekonomik, politik ve insanı yardım konusunda Kiev'e nasıl destek sağlayabilecekleri konusunda da görüşmeler gerçekleştirdiklerini kaydetti.
Ukrayna konusunda net bir duruş sergilediklerini ifade eden Rau şöyle konuştu:
"NATO'daki müttefikler olarak sağlam duruşumuzun altını çizdik. Bu çok önemli. Özellikle önümüzdeki ay yapılacak NATO zirvesi açısından bunların üzerinde durmamız son derece önemli. Ayrıca stratejik öneme sahip olan savunma konusuna da değindik. Finlandiya'nın NATO'ya dahil edilmesi konusundaki bilgilerimizi de belirttik. Bugünkü görüşmede aynı zamanda transatlantik bağlarımızı nasıl güçlendireceğimize dair görüşlerimizde de birbirimizi destekledik çünkü bu, NATO'nun bel kemiği olan bir konu. Toplu bir savunma bizim için önemli ve güvenlik seviyemizi de artırmamız gerekmektedir."
Rau, Baltık Denizi'nden Karadeniz'e ve Akdeniz'e kadar olan alanların güvenlik ve istikrarını hedeflediklerini, üçlü toplantıda bunun önemini bir kez daha vurguladıklarını anlattı.
Üç ülkenin bir araya gelerek NATO'nun doğu kanadının güvenliği, varlığı ve savunması ile müttefik askerlerin sahadaki durumlarını da ele aldıklarını söyleyen Rau, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bizim toplantımızın büyük ölçeği yine Ukrayna'nın cesur insanlarını anarak geçti. Ukrayna halkı sadece kendi özgürlüklerini savunmakla kalmıyor, aynı zamanda kendi ülkelerinin güvenliği için de savaşıyor. Burada aynı zamanda yine birlikle, beraberlikle bunu aşabileceğimizi konuştuk. Ukrayna'ya desteğimizi yineledik ve Rusya'nın bu saldırganlığını sona erdirmek için kararlılığımızı söyledik. NATO'nun iş birliğiyle ilgili olarak potansiyellerimizi konuştuk. Dirayetimizi geliştirmenin yollarını görüştük ve Avrupa, Atlantik hedeflerimizi de değerlendirdik."
Romanya Dışişleri Bakanı Bogdan Aurescu ise; "3'lü toplantı öncesi Sayın Çavuşoğlu ile ikili ilişkilerimizi ele aldık. Farklı perspektiflerimizi görüştük. Stratejik ortaklığımızı derinleştirebileceğimizi konuştuk. Ekonomik ilişkilerimizi ele aldık. Ticaret hacmimizin arttığını gördük. Pandemi ve yaşanan krizlere rağmen 8.6 milyar dolarlık bir hacme ulaştık ancak daha fazlasını istiyoruz. Kendimize yeni hedefler koyduk. Bu bağlamda iki ülke arasında çok fırsat var. Bu bizim en önemli önceliklerimizden biri." diye konuştu.