Türkiye'de insan hakları ihlali bebeklere uzandı!

Erdoğan rejiminin insan hakları ve özgürlüklerine karşı ihlaller ortaya çıkmaya devam ediyor
Erdoğan rejiminin insan hakları ve özgürlüklerine karşı ihlaller ortaya çıkmaya devam ediyor. Bu seferki insan hakları ihlali, bebeklere kadar uzandı.
Ankara'nın 2016’da ülkede yaşanan darbe girişimini planlamakla suçladığı Fethullah Gülen cemaatine mensup oldukları iddiasıyla yetkililerce bir adam ve eşi tutuklanmıştı.
İnsanlığa aykırı gözaltı, ebeveynler 22 aylık bebeklerini sahip çıkması için ninesinin yanına bırakmak zorunda kalmışlardı.
"Bold Medya" haber sitesine göre, Çarşamba günü Nur Çiçekdağ ve eşi Enes Çiçekdağ'ın Gülen cemaatine mensup oldukları iddiasıyla tutuklanmasına karar verildi.
Kaynak, çiftin Gülen cemaatine mensup tutukluların yakınlarına yardım ettikleri gerekçesiyle 3 Aralık'ta İzmir'de tutuklanan 66 kişinin arasında yer aldığına dikkat çekti. Dün görülen davada, soruşturma kapsamında tutuklanmalarına karar verildi.
Anne, "Karantinadaydım, kızımı emziren bir anneyim. Hapishane koşulları altında Korona salgını nedeniyle küçük kızımı hapse atmak istemiyorum ... Bir anne olarak yetkililerin sesimi duymasını istiyorum." dedi.
Küçük kız şu anda büyükbabası ve büyükannesiyle kalıyor.
Hapishanelerdeki işkenceye hayır!
Öte yandan aktivistler, İstanbul'da bir cezaevinde Gülen’e mensup olduğu iddiasıyla Harp Okulu'ndan ihraç edilen bir öğrencinin işkence gördüğü iddialarına tepki olarak sosyal medyada Türk cezaevlerinde işkenceye karşı bir kampanya başlattı.
İşkenceye maruz kalan ve kampanyanın başlamasına neden olan 19 yaşındaki öğrenci Mehmet Ali Taş’ın İstanbul'daki "Silivri" cezaevinde gardiyanlar tarafından bayılana kadar işkence gördüğü iddia edildi.
Sosyal paylaşım sitelerinde aktivistler, "Silivri Cezaevi'nde işkence var’’ adlı bir kampanya başlattı.
Ünlü şarkıcı Attila Taş, Gülen cemaatine mensub olduğu iddiasıyla gözaltına alındığında Silivri Cezaevi'nde işkencenin bulunduğunu kendi gözleriyle gördüğünü belirten bir tweet paylaştı. Birçok activist ve sanatçı da dahil olmak üzere sosyal medyada büyük yankı uyandırdı.
Taş, "Silivri Cezaevi'nde işkence var. Gardyanlar da orada bana saldırdı ve sanırımki ünlü olmasaydım işkence görürdüm ... Bana işkence etmelerine engel olan şöhretimdir."
‘’Silivri cezaevinde her şey mümkün, her an cehennem gibi’’ diyen Taş, Silivri Cezaevi'ndeki gardiyanların hukuku bilmediğini ve suçlamanın kendilerine karşı ispatlanıp kanıtlanmamasına bakılmaksızın sanıklarla ilişkilerde herhangi bir standarda uymadıklarını vurguladı.
Birleşmiş Milletler liderliğindeki uluslararası kuruluşların yanı sıra Türkiye'deki yerel insan hakları örgütleri, özellikle 2016 yazında ülkede yaşanan darbeden sonra, Erdoğan hükümetinin insan hakları ihlallerine ilişkin daha önce belgelenmiş raporlar aracılığıyla ifşa etmişti.