Trump, İran Savaşı Kararında Hegseth’in Rolünü Açıkladı
ABD Başkanı Donald Trump, İran’la savaş fikrinin gündeme taşınmasında Savunma Bakanı Pete Hegseth’i sorumlu tuttu.
Trump ve Hegseth’in pazartesi günü Tennessee eyaletinde düzenlediği basın toplantısında, ABD Başkanı Orta Doğu’daki Amerikan çabalarını anlatırken bir anda sağında oturan Hegseth’e dönerek, “Pete, sanırım bunu ilk savunan sendin. ‘Hadi yapalım, çünkü onların nükleer silaha sahip olmasına izin verilemez’ dedin” ifadelerini kullandı. Bu sözler, Daily Mail gazetesinin aktardığına göre kayda geçti.
Bu açıklama, rahatsız edici bir an olarak değerlendirildi. Hegseth bu sırada yalnızca temkinli bir gülümsemeyle yetinirken, Trump İran’la ilgili diplomatik sürece değinmeyi sürdürdü. Başkan, İran’la görüşmelerin “dün gece başladığını” belirterek bir anlaşmaya varılabileceği konusunda temkinli bir iyimserlik dile getirdi.
Askerî tırmanış ile diplomatik açılım arasındaki bu söylem farklılığı, savaşın dördüncü haftasında krizin yönetimini çevreleyen karmaşık tabloyu yansıtıyor. Bu durumun hem bölgesel hem de uluslararası düzeyde geniş yankılar doğurduğu belirtiliyor.
Askerî tırmanış
Bu açıklamalar, özellikle enerji piyasalarına yönelik ekonomik sonuçlar konusunda artan uyarılarla aynı döneme denk geldi. Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmasının sürmesi halinde küresel ekonominin “büyük bir tehdit” ile karşı karşıya olduğunu söyledi. Dünyadaki petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz arzının yaklaşık beşte biri bu boğazdan geçiyor.
Birol, mevcut krizin petrol piyasalarında bir şok ile gaz fiyatlarında yaşanan dalgalanmaları aynı anda içerdiğini belirterek, durumu 1970’li yıllardaki enerji krizlerinin sonuçlarına ve 2022’de Rusya-Ukrayna savaşının ardından ortaya çıkan ekonomik etkiye benzetti.
Bu değerlendirme, dünyanın en önemli hayati deniz geçitlerinden birinde süren gerilimin küresel ekonomik istikrar için oluşturduğu riskin boyutunu ortaya koyuyor.
Konferanstan iki gün önce Trump, İran’a yönelik tonunu sertleştirerek Tahran’a Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisini garanti altına alması için 48 saatlik nihai bir süre vermiş, aksi halde İran’ın enerji tesislerini hedef alma tehdidinde bulunmuştu.
Buna karşılık Tahran sert bir dille yanıt vererek, altyapısına yönelik herhangi bir saldırının bölgede enerji tesislerini hedef alacak geniş kapsamlı bir karşılıkla yanıtlanacağını bildirmişti.
Ancak bu tırmanış kısa süre sonra görece yumuşadı. Trump daha sonra İran’daki enerji santrallerini hedef alma planlarını beş gün süreyle ertelediğini açıkladı. Başkan, yürütülen görüşmelerin “iyi ve son derece verimli” geçtiğini ve kapsamlı bir çatışmasızlık düzenlemesine ulaşmaya odaklandığını söyledi.
Buna rağmen askerî faaliyet tamamen durmadı. ABD saldırıları başka hedeflere yönelik olarak sürdü. Bu tablo, askerî baskı ile diplomatik angajman arasında kırılgan bir dengenin varlığına işaret ediyor.
İç politikada ise savaşın etkileri, özellikle askerî dosyayla doğrudan bağlantılı isimlerin kamuoyu desteğinde görülmeye başladı. Son yapılan bir ankete göre, Savunma Bakanı Pete Hegseth’in popülaritesinde dikkat çekici bir düşüş yaşandı ve Hegseth kamuoyunda en az kabul gören kabine üyeleri arasında yer almaya başladı.