Trump'tan İran İçin Kritik Karar: Diploması Masada mı Savaş mı Kapıda?
ABD Başkanı Trump’ın İran’a tanıdığı kritik mühlet dolmak üzere. Hürmüz Boğazı açılmazsa enerji altyapısına operasyon başlayabilir. Diplomasi trafiğinde son durum.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a Hürmüz Boğazı’nı açması için tanıdığı süre bu gece doluyor. Beyaz Saray askeri seçenekleri masada tutarken, kapalı kapılar ardında yürütülen diplomasi trafiği operasyon öncesi son şans olarak değerlendiriliyor.
ABD Başkanı Donald Trump, İran yönetimine Hürmüz Boğazı’nın yeniden ticari trafiğe açılması için tanıdığı mühletin son saatlerine girdi. Washington saatiyle bu gece 20.00’de (TSİ Çarşamba 03.00) dolacak süre öncesinde Beyaz Saray, Tahran'ın adımlarını takip ediyor. Trump, diplomatik bir çözüm ihtimali belirmesi durumunda askeri müdahalenin ertelenebileceğini ifade etti.
Hürmüz Boğazı ve Enerji Hattında Kritik Saatler
Küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması, dünya piyasalarında ham petrol fiyatlarını 112 dolar seviyesinin üzerine taşıdı. Trump, mühletin dolması halinde İran’ın enerji altyapısını ve kritik köprülerini hedef alacağını duyurdu. Sosyal medya üzerinden yapılan açıklamalarda, operasyonun gerçekleşmesi durumunda "ülkenin bir gecede büyük hasar alabileceği" uyarısı yapıldı.
Witkoff ve Kushner Devrede Diplomasi Sürüyor
ABD tarafında müzakereleri Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner yürütüyor. İran’ın 45 günlük ateşkes teklifini reddettiği ve savaşın tamamen sona ermesi için garanti istediği belirtiliyor. Buna rağmen Trump, görüşmelerde "önemli uzlaşı noktaları" olduğunu ve Tahran'ın ciddi bir adım atması halinde operasyon emrinin ötelenebileceğini sızdırdı.
Operasyon Sinyali Altyapı Hedefte
Askeri kanatta ise hazırlıklar tamamlandı. Pentagon, Hürmüz Boğazı'nın açılmaması durumunda hedef alınacak noktalar listesini güncelledi. Listede sadece askeri tesisler değil, ülkenin elektrik şebekesi ve ulaşım ağları da yer alıyor. Hukukçular bu durumun uluslararası hukuk açısından riskli olduğunu belirtse de Beyaz Saray "maksimum baskı" stratejisinden geri adım atmıyor.