Trump, İran ile Yürütülen 15 Maddelik Müzakerenin Detaylarını Açıkladı
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen müzakerelerde muhataplarının dini lider olmadığını, görüşmelerin Tahran'ın talebiyle başladığını ve 15 maddelik bir çerçeve üzerinde durulduğunu açıkladı.
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağına binmeden önce gazetecilere yaptığı açıklamada, İran ile devam eden müzakere sürecine dair önemli bilgiler paylaştı. Trump, Amerika Birleşik Devletleri'nin İran'ın dini lideriyle değil, "geniş çapta saygın" olarak nitelendirdiği "üst düzey bir yetkiliyle" görüştüğünü duyurdu.
Görüşme Talebi Tahran'dan Geldi
Temasın İran tarafının girişimiyle başladığını belirten Trump, "Onlar bizimle iletişime geçti, biz onlarla değil" ifadelerini kullandı. Devam eden görüşmelerde "önemli noktalar üzerinde anlaşmaya varıldığını" aktaran Trump, bu durumun yakın gelecekte bir uzlaşma ihtimalini güçlendirdiğini ifade etti.
Müzakerelerin Steve Wittkopf ve Jared Kushner tarafından yürütüldüğünü açıklayan yetkili, İran'ın nükleer silah sahibi olmaması da dahil olmak üzere bir dizi önemli konuda anlaşmaya varıldığını belirtti. Görüşmelerin "yapıcı" geçtiğini ve büyük ihtimalle telefon üzerinden devam edeceğini teyit eden Trump, olumlu gelişmelerin "çok yakında" bir anlaşmayla sonuçlanabileceğini dile getirdi.
İran'daki Liderlik Yapısı ve Mojtaba Hamaney
İran'daki yönetim yapısını "belirsiz liderlik" sözleriyle tanımlayan Trump, ülkede birden fazla karar alma merkezinin bulunduğunu ve bunun bir "ortak liderlik" yapısına işaret ettiğini öne sürdü.
Dini liderin oğlu Mojtaba Hamaney'i hiç duymadığını belirten Trump, "Onu lider olarak görmüyorum" dedi. Mojtaba Hamaney'i hedef almak istemediğini ve onun mevcut durumu hakkında teyitli bir bilgiye sahip olmadığını vurgulayan Trump, sözlerine şöyle devam etti: "Belki de Venezuela'da bulduğumuz gibi bir lider buluruz."
15 Maddelik Çerçeve ve Nükleer Silahlar
Görüşmelerin yaklaşık 15 maddelik bir çerçeve etrafında şekillendiğini söyleyen Trump, ayrıntı vermemekle birlikte İran'ın nükleer silah geliştirmeme taahhüdünün masadaki konular arasında olduğunu aktardı. Olası bir anlaşmanın zenginleştirilmiş uranyum sorununun çözümünü kolaylaştıracağını ve mutabakat sağlanması halinde bu sürecin "çok kolay" olacağını açıkladı.
Ortadoğu'da istikrar ve barışı sağlamanın temel amaç olduğunu vurgulayan Trump, "Eğer bir anlaşmaya varılırsa, bu İran ve bölge için harika bir başlangıç olacak." değerlendirmesinde bulundu.
Askeri Seçenekler ve İsrail'in Tutumu
Diplomatik sürecin yanı sıra askeri seçeneklere de değinen Trump, müzakerelere fırsat tanımak amacıyla İran'daki elektrik tesislerini hedef alabilecek olası bir saldırının beş gün ertelenmesi talimatını verdiğini açıkladı. ABD'nin şu anda bölgeye asker göndermeyi düşünmediğini doğrulayan yetkili, diğer seçenekler masada tutulurken önceliğin siyasi çözüm yolunda olduğunu vurguladı.
Süreçteki gelişmelerle ilgili olarak son dönemde İsrail ile de temas halinde olduğunu aktaran Trump, olası bir anlaşmanın sonucundan Tel Aviv yönetiminin "çok memnun" kalacağını belirtti. Bu koordinasyonun, İran meselesi ile bölge güvenliği arasındaki bağlantı bağlamında İsrail'in müzakere sürecindeki rolünü yansıttığı ifade edildi.
İran Cephesinden Açıklamalar
Trump'ın açıklamalarının aksine, İran'ın Fars Haber Ajansı bir kaynağa dayandırdığı haberinde, "Amerika Birleşik Devletleri ile doğrudan veya dolaylı hiçbir temas bulunmamaktadır" ifadelerine yer verdi.
Mehr Haber Ajansı ise İran Dışişleri Bakanlığı'nın konuya ilişkin şu açıklamasını aktardı: "Gerilimi azaltmaya yönelik girişimler var, ancak bizim cevabımız, savaşı biz başlatmadığımız için müzakere tarafının Amerika olması gerektiğidir."