Suriye, deniz sınırlarını görüşecek Lübnanlı heyetin ziyaretini iptal etti

Reuters'a konuşan diplomatik bir kaynak, Suriye'nin, Lübnanlı bir heyetin iki ülke arasındaki deniz sınırının çizilmesini görüşmek üzere, Çarşamba günü yapılması planlanan ziyareti iptal ettiğini söyledi.
İsminin açıklanmasını istemeyen kaynak, Şam'ın Pazartesi günü Lübnan Dışişleri Bakanlığı'na böyle bir ziyaret için zamanın doğru olmadığını belirten bir mektup gönderdiğini söyledi.
Suriye hükümetinin danışmanlarından Abdülkadir Azzuz, daha önce Al-Ain News’e verdiği demeçte: "Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile Cumhurbaşkanı Mişel Avn arasında yapılan telefon görüşmesinin ardından, Meclis Başkan Yardımcısı Elyas Busab başkanlığında Lübnanlı bir heyet, önümüzdeki günlerde Şam’ı ziyaret edecek” diye konuşmuştu.
Azzuz'a göre ziyaret, iki ülke arasındaki deniz sınırının çizilmesi konusunda doğrudan müzakerelere katılmayı amaçlıyordu.
Suriyeli yetkili, "Dışişleri bakanlıkları aracılığıyla doğrudan müzakerelere girilmesi, münhasır ekonomik bölgelerin koordinatları ve hatları ile ilgili belgelerin hazırlanmasının hızlandırılması talimatı verildi” ifadelerini kullandı.
Suriyeli yetkili, ülkesinin, iki ülke arasındaki ortak deniz sınırlarının çizilmesine ilişkin dosyayı sona erdirme ve tek taraflı herhangi adıma başvurmama konusundaki istekliliğini vurguladı.
İsrail ile iki ülke arasındaki deniz sınırlarını çizme konusunda anlaştıktan sonra Beyrut, aynı konuyu görüşmek üzere, 31 Ekim'de Cumhurbaşkanı Avn'un görev süresinin sona ermesinden günler önce Suriye ile görüşmek için Şam’a gitti.
Yaptığı son açıklamasında Avn, Lübnan'ın İsrail ile olan güney deniz sınırında anlaşmaya varmasından sonraki adımın, Suriye sınırının çizilmesi olacağını söyledi.
Lübnan ve Suriye cumhurbaşkanları geçen yıl, bir anlaşmaya varmadan, ortak deniz sınırlarının çizilmesini görüşmüşlerdi.
Ancak Suriye hükümetinin danışmanlarından Abdülkadir Azzuz, "Mevcut görüşmeleri, Lübnan devletinin İsrail’le sınır belirleme konusunda yaptığı diğer görüşmelerden ayıran özellik, iki kardeş ülke arasında müzakerelerin doğrudan yapılacağı ve meselenin bir arabulucu veya uluslararası garanti gerektirmeyecek olmasıdır” açıklamasında bulundu.