Süleyman Soylu-Mansur Yavaş davasında istinaf kararı! Manevi tazminat hükmü kaldırıldı
Süleyman Soylu ile Mansur Yavaş arasındaki manevi tazminat davasında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin Yavaş lehine verdiği 20 bin TL’lik tazminat hükmünü kaldırarak davanın reddine karar verdi.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, Mansur Yavaş ile Süleyman Soylu arasında görülen manevi tazminat davasında yerel mahkemenin verdiği kararı kaldırdı. Yerel mahkeme daha önce Yavaş lehine hüküm kurmuş, Soylu’nun 20 bin TL manevi tazminat ödemesine karar vermişti. İstinaf incelemesi sonucunda ise bu hüküm tamamen ortadan kaldırıldı ve dosyada davanın reddi yönünde karar verildi.
Dosyada yerel mahkemenin tazminat kararı sonrasında, faiz ve yargılama giderleriyle birlikte yaklaşık 49 bin TL tahsil edildiği ifade edildi. İstinaf kararının ardından, daha önce ödenen bu tutarın iadesinin önünü açan bir tablo ortaya çıktı. Böylece tazminat hükmü kaldırılırken, önceki tahsilatın akıbeti bakımından da iade sürecini mümkün kılan bir zemin oluşmuş oldu.
Dava Nasıl Başladı?
Söz konusu manevi tazminat davası, 30 Nisan 2023 tarihinde Soylu’nun özel bir televizyon programında Yavaş’a yönelik yaptığı siyasi eleştiriler sonrasında gündeme geldi. Mansur Yavaş, bu sözlerin kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığını ileri sürerek manevi tazminat talebinde bulundu ve yargı sürecini başlattı.
Dosyada tartışmanın odağını, Soylu’nun programda dile getirdiği ifadeler oluşturdu. Yavaş, bu açıklamaların kendisine yönelen bir saldırı olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunurken; ilk derece mahkemesi de bu çerçevede Soylu aleyhine karar kurarak 20 bin TL manevi tazminata hükmetti ve bu kararın icrası kapsamında faiz ve giderlerle birlikte yaklaşık 49 bin TL tahsil edildi.
İstinaf Gerekçesi “Hakaret Değil, Siyasi Polemik”
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf incelemesinde tarafların siyasetçi olduğuna dikkat çekerek Soylu’nun sözlerini demokratik toplumlarda ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirdi. Mahkeme, ifadelerin hakaret olarak nitelendirilemeyeceği kanaatine vararak, bunun bir siyasi polemik ve eleştiri niteliği taşıdığı sonucuna ulaştı. Bu nedenle, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı değerlendirmesiyle yerel mahkeme kararı kaldırıldı.
Kararda, sözlerin eleştiri sınırları içinde kaldığı ve bu nedenle manevi tazminat talebinin kabulünü gerektirecek şartların oluşmadığı belirtildi. Böylece istinaf mahkemesi, yerel mahkemenin tazminata hükmeden yaklaşımını benimsemeyerek dosyada davanın reddine karar verdi.
Demokratik Toplumlarda İfade Özgürlüğü Vurgusu
İstinaf incelemesinde mahkemenin öne çıkardığı başlıklardan biri de ifade özgürlüğü oldu. Mahkeme, siyasetin doğası gereği sert eleştiri ve karşılıklı polemiklerin gündeme gelebileceğine işaret ederek Soylu’nun sözlerini bu çerçevede değerlendirdi ve “hakaret” olarak kabul etmedi.
Dosyada, 3 Şubat 2026 tarihli istinaf kararıyla yerel mahkeme hükmünün tamamen kaldırıldığı ve davanın reddine hükmedildiği belirtildi. Bu kararla birlikte, Süleyman Soylu lehine bir sonuç ortaya çıkarken, önceki aşamada verilen tazminat kararının dayanağı da ortadan kalkmış oldu.