Roma Toplantısı Libya Seçim Sürecini Harekete Geçiriyor
Libya’da seçim düğümü Roma’da çözülüyor! (4+4) Komitesi Seçim Kurulu’nun yapısında uzlaştı. Adım umut yaratsa da yargının sürece dahil edilmesi 'güven krizi' tartışmalarını beraberinde getirdi.
Libya'daki siyasi tıkanıklık duvarında yeni bir gedik açıldı. Çarşamba günü İtalya'nın başkenti Roma'da toplanan (4+4) Küçük Komite, uzun süredir beklenen ancak sekteye uğrayan siyasi süreci canlandırmak amacıyla Yüksek Ulusal Seçim Kurulu'nun (HNEC) yeniden yapılandırılması konusunda anlaşmaya varıldığını duyurdu.
Ancak "Al-Ain News"e konuşan uzmanlara göre bu "atılım", büyüyen endişeleri de beraberinde getiriyor. Özellikle yeni kurulun oluşturulma mekanizması ve başkanının aday gösterilmesinde Başsavcıya rol verilmesi, yargının siyasallaşması ve güçler ayrılığı ilkesinin ihlali konusunda geniş çaplı tartışmalara yol açtı.
Uzmanlar ayrıca, "kotacılık" (paylaşım) mantığının sürdürülmesinin ve bazı tarafların dışlanmasının, bu uzlaşmaları toplumsal kabul gören gerçek bir seçim girişimi yerine yalnızca geçici bir siyasi çözüm haline dönüştürebileceği konusunda uyarıda bulundu.
Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu'nun (UNSMIL) himayesinde ve İtalya'nın ev sahipliğinde gerçekleşen anlaşma, katılımcı tarafların "ciddi ve yapıcı" olarak nitelendirdiği bir atmosferde gerçekleşti. Toplantı, seçimleri engelleyen ve ülkeyi kurumsal bölünmüşlüğün esiri yapan çıkmazı sona erdirmeye yönelik iç ve dış baskıların arttığı bir dönemde yapıldı.
Bu toplantı, BM Genel Sekreteri'nin Özel Temsilcisi Hanna Tetteh'in geçtiğimiz Şubat ayında Güvenlik Konseyi'ne sunduğu "iki aşamalı yaklaşım"ın ilk pratik testi olarak görülüyor. Bu yaklaşım, siyasi kurumların kapsamlı bir anayasal ve seçim temeli üzerinde uzlaşma konusundaki acziyetini aşmayı hedefliyor.
(4+4) Küçük Komite, siyasi tıkanıklığı aşmak için Nisan 2026'da BM Misyonu tarafından önerilen yeni bir diyalog mekanizmasıdır. Komite, seçim yasaları üzerinde anlaşmak ve Seçim Kurulu'nu oluşturmak amacıyla temel aktörlerin temsilcilerinden (4'ü Doğu hükümetinden, 4'ü Batı hükümetinden) oluşmaktadır.
Roma'nın Kalbinde Uzlaşı
"Al-Ain News"in bir kopyasına ulaştığı sonuç bildirisine göre katılımcılar, "siyasi tıkanıklığı sona erdirme zorunluluğuna yanıt verme ve seçmen kütüğüne kayıtlı yaklaşık 2,8 milyon Libyalı seçmenin iradesini yerine getirme" konusundaki kararlılıklarını vurguladılar.
Görüşmeler, seçimlerin düzenlenmesini engelleyen en önemli siyasi ve hukuki engelleri, özellikle de son yıllarda taraflar arasında şiddetli çekişmelere konu olan Yüksek Ulusal Seçim Kurulu'nun yeniden yapılandırılması dosyasını çözmeye odaklandı.
Yargı "Hakem" Rolünde
Komite, Seçim Kurulu başkanlığı konusundaki kronik anlaşmazlığı çözmek için "yargısal tarafsızlık yaklaşımı" olarak adlandırdığı bir yöntemi benimsedi. Buna göre Başsavcının, Kurul başkanı pozisyonu için liyakat ve dürüstlüğü ile tanınan yargısal bir şahsiyeti aday göstermesi tavsiye edildi.
Ayrıca yeni kurul üyelerinin, Temsilciler Meclisi ile Devlet Yüksek Konseyi arasında eşit olarak paylaşılması konusunda anlaşmaya varıldı.
Temsilciler Meclisi tarafından atanan isimler: Ali El-Tayih Abdülcevad, Heysem Ali El-Tabuli ve Ali Ebu Salah.
Devlet Yüksek Konseyi tarafından atanan isimler: Sana El-Lişani, Bedeyvi Muhammed Bedeyvi ve Ali Miftah El-Mabruk.
Roma toplantısı sadece kurulun yeniden yapılandırılmasıyla sınırlı kalmadı; aynı zamanda seçim sürecini düzenleyen hukuki çerçeve de tartışıldı. Katılımcılar; adaylık şartları, seçim sistemi ve yetki dağılımı gibi tartışmalı noktaları ele alan, "uzlaşmacı ve uygulanabilir" seçim yasalarına ulaşmak için istişarelere devam etme kararı aldı.
Ciddi Bir Girişim mi, Güven Krizi mi?
Libyalı siyasi analist Salem Suwayri, Roma toplantısının sonuçlarının durgun suları hareketlendirmek ve 2,8 milyon seçmenin iradesini hapseden düğümü çözmek için ciddi bir girişim olduğunu, ancak aynı zamanda demokratik süreci tamamen baltalayabilecek bir "güven krizi tohumları" taşıdığını belirtti.
Suwayri, "Al-Ain News"e yaptığı açıklamada, Temsilciler Meclisi ve Devlet Konseyi'nden gelen doğrudan adaylıklar yoluyla Seçim Kurulu yönetiminde "siyasi kota" mantığının tekrarlanmasının, kurulun teknik bağımsızlığını tehdit ettiğini ve onu siyasi çekişme alanına dönüştürdüğünü vurguladı. Başsavcının adaylık sürecine dahil edilmesini ise "tehlikeli bir sapma" olarak nitelendirerek güçler ayrılığı ilkesine zarar verdiğini savundu:
"Yargıyı hem taraf hem de hakim konumuna getirmek mantıksızdır. Seçim piramidinin tepesindeki ismin belirlenmesine katılan bir kurumun, itirazlar ve ihtilaflar konusunda tarafsız bir sığınak olarak kalması mümkün değildir."
"İleriye Doğru Bir Atlayış"
Analist Anwar Yassin ise Roma toplantısı sonuçlarını, anayasal temelleri ve sahadaki güç dengelerini görmezden gelen "ileriye doğru bir atlayış" olarak nitelendirerek eleştirdi. Yassin, anlaşmanın diplomatik kılıfı altında yeni bir krizin tohumlarını barındırdığı konusunda uyardı.
Yassin, Başkanlık Konseyi'nin bu uzlaşmaların dışında tutulmasının süreci "egemenlik" vasfından yoksun bıraktığını belirtti:
"Dr. Muhammed El-Menfi başkanlığındaki Başkanlık Konseyi, devletin birliğini ve herkese eşit mesafede duran tek tarafı temsil ediyor. Onun dışlanması, süreci ulusal bir diyalogdan, görev süresi dolmuş yasama organları arasındaki bir siyasi paylaşıma dönüştürür."
Yargı Siyasetin Kıskacında
Yargı makamının Seçim Kurulu başkanını seçme sürecine dahil edilmesinin güçler ayrılığı ilkesine darbe vuracağını belirten Yassin, "Yargı gücünü, Seçim Kurulu gibi teknik ve siyasi bir kurumun tepesindeki ismi seçmeye zorlamak, tıkanıklığı derinleştirmenin reçetesidir. Yargı, oyunun ortağı değil, hakemi olarak kalmalıdır" dedi.
"Oldubittiye Getirme"
Cumhurbaşkanı adayı Süleyman El-Bayoudi ise anlaşmaya ilişkin şu yorumda bulundu:
"Eğer BM Misyonu ve uluslararası toplum için 'fırsat eşitliği' fikri, sahaya hakim olanların iradesini dayatması, hukuk ve meşruiyeti aşarak devlet değerlerini çiğnemesi demekse, o zaman seçimlere veya kurul değişikliğine gerek yoktur. Doğrudan Libya üzerinde açık bir vesayet kararı alınsın ve bu milleti kimin yöneteceğine onlar karar versin."