Putin'den İstanbul ve Belarus şartlarıyla müzakerelere yeşil ışık

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna ile barış sürecine dönüş için Belarus ve Türkiye'deki müzakerelerin temellerini işaret etti.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna ile barış müzakerelerine ilişkin yeni bir perspektif sundu. Putin, müzakerelere dönüşün, önceki Belarus ve Türkiye aracılığıyla yapılan görüşmelerdeki temel anlaşmaları ve sahadaki durumu temel alması gerektiğini belirtti. Putin, "Her ülkenin istekleri dikkate alınmalı ancak müzakereler, varılan anlaşmalar ve gerçek durumlar gözetilerek sürdürülmeli" şeklinde konuştu.
Kremlin Sarayı, Belarus'un başkenti Minsk'te önemli bir görüşmeye ev sahipliği yaptı. Rusya Devlet Başkanı Putin ve Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko, Bağımsızlık Sarayı'nda bir araya geldi. İki liderin yanı sıra, bakanlar ve başbakan yardımcıları da katıldığı geniş kapsamlı bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıda, iki ülke arasındaki ilişkiler ve güncel uluslararası meseleler ele alındı.
Putin, Belarus ile olan ekonomik ilişkilere değinerek, ticaret hacminin her yıl arttığını ve geçen yıl %5'in üzerinde bir artışla 46,5 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Ayrıca, Rusya'nın Belarus ekonomisine 5 milyar dolarlık bir yatırım yaptığını ve 2.500'den fazla Rus şirketinin Belarus'ta faaliyet gösterdiğini belirtti. İki ülke arasındaki savunma işbirliği de masaya yatırıldı; ortak bölgesel birlikler ve taktik nükleer silahların Belarus topraklarına konuşlandırıldığı ifade edildi.
Putin, Rusya'nın Ukrayna ile olan müzakere sürecinden hiçbir zaman geri adım atmadığını; ancak İngiltere gibi Batılı ülkelerin Ukrayna'yı bu süreçten uzaklaştırdığını ifade etti. Rus lider, müzakerelerin yeniden canlandırılmasının önemine işaret ederek, Ukrayna'nın bağımsız ve gerçekçi bir tutum sergileyerek masaya dönmesi gerektiğini söyledi.
Putin, müzakerelerin sadece sahadaki duruma ve daha önce Belarus ile Türkiye'de yapılan önemli görüşmelerin sonuçlarına dayanarak şekillenebileceğini belirtti. "Ukraynalılar müzakere sürecine geri dönüş yapabilirler ancak bu, sadece bir ülkenin talepleri doğrultusunda değil, geniş bir diplomatik çerçevede olmalı." şeklinde konuştu.
Rusya lideri, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin görev süresinin sona ermesiyle, müzakere edilecek meşru bir muhatap bulma konusunda zorluklar yaşandığını dile getirdi. Putin, İsviçre'de düzenlenecek olan konferansın, Batılı toplumun Kiev yönetimini destekleme çabasının bir parçası olarak görülebileceğini ifade etti.
Putin, barışçıl müzakerelerin ultimatomlar yerine sağduyu ile sürdürülmesi gerektiğini vurguladı. "Müzakere sürecine yeniden başlarken, yasal olarak bağlayıcı anlaşmaların imzalanması için doğru muhataplarla görüşmek önemlidir." dedi. Putin, bu süreçte Ukrayna içindeki parlamento, Anayasa Mahkemesi gibi hükümet organlarının önemli rol oynayacağını ve Ukrayna Anayasası'nın detaylarının incelenmesi gerektiğini ekledi.
İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve beraberindekiler, Rus yapımı iki helikopterde seyahat ederken, bir helikopter kazası meydana geldi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, diğer helikopterdeki kişilerin aynı koşullar altında sorunsuz bir şekilde uçuşlarını tamamladığını belirtti. Kazanın ardından İran ve Rusya arasındaki ilişkilerin nasıl etkileneceği konusunda ise Putin, İran dış politikasının stabilitesine vurgu yaparak, iki ülke arasındaki işbirliğinin süreceğine dair beklentilerini dile getirdi.
Putin, İran'ın dünya sahnesindeki rolünü ve bölgesel gücünü öne çıkartarak, bu trajedinin İran'ın dış politikasında önemli bir değişikliğe neden olmayacağını öngördü. İran'ın politik ve sosyal yapısının güçlü olduğunu belirten Putin, İran halkı ve yönetimiyle olan pozitif ilişkilerin devam edeceğini ve iki ülke arasındaki diplomatik ve stratejik işbirliklerinin güçleneceğini vurguladı.
Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko, İran'daki helikopter kazasının arkasında Amerika Birleşik Devletleri'nin olduğunu iddia etti. Lukaşenko, Amerika'nın bu tür olaylara müdahalesinin kabul edilemez olduğunu, uyguladıkları yaptırımların insan hayatını doğrudan tehdit ettiğini söyledi. Ayrıca, sınırlarında yapılan askeri tatbikatlar ve yabancı güçlerin varlığına da değinerek, bölgedeki güvenlik durumunu yakından izlediklerini ifade etti.